Cumartesi , Nisan 11 2020
Son Dakika
Şavak Akkaraman Koyunu

Şavak Akkaraman Koyunu

Şavak Akkaraman Koyunu Özellikleri

Şavak Akkaraman Koyunu yetiştiriciliği genellikle tarafından yapılmaktadır. Hastalıklara karşı oldukça dirençli olan bu ırkımız Doğu Anadolu Bölgesinde yaygın bir şekilde bulunmaktadır.

Şavak Akkaraman Koyunu VERİM YÖNÜ: Kombine, et, süt, döl ve

Şavak Akkaraman Koyunu YETİŞTİRME ALANI: Tunceli, Elazığ ve Erzincan

Şavak Akkaraman Koyunu GENEL TANIMI:

Vücudu beyaz; göz, burun ve ayaklar üzerinde siyah lekeler mevcuttur. Cidago yüksekliği 62-65 cm olan hayvanlar vardır. Yapağısı kaba-karışıktır. Baş, boyunaltı ve bacaklarda yapağı yoktur. Koyunlar boynuzsuz, koçlarda ise boynuzluluk oranı düşüktür.

Şavak Akkaraman Koyunu IRKA ÖZGÜ AYIRICI ÖZELLİKLER:

Hastalıklara karşı dirençlidir. Değişik çevre koşullarına adaptasyon yeteneği iyidir. Uzun yol yürüyüşlerine dayanıklı ve sürü içgüdüsü gelişmiştir. Proje sürülerinde 140-160 günlük sağım sürecinde ortalama 126-208 kg süt vermekte ve kuzular 90 günlük yaşta ortalama 33 kg canlı ağırlığa ulaşmaktadırlar.

Şavak Akkaraman Koyunu

Şavak Akkaraman Koyunu YETİŞTİRME KOŞULLARI:

Doğu Anadolu bölgesinin genelinde görülür. Aile işletmelerinde büyük sürüler halinde göçer olarak yetiştirilmektedir. Besleme yapılmamaktadır.

Şavak Akkaraman Koyunu HAYVANCILIĞI

Şavak aşiretinde küçükbaş hayvancılığın yapılması doğal çevrenin ve geleneksel faktörlerin etkisiyle olduğu kadar, başka nedenlere de bağlanmaktadır. Bunların başında geçimini hayvancılığa dayamış topluluklarda, çok sayıda hayvan besleme zorunluluğuna bağlı olarak bakımı, beslenmesi ve korunması büyükbaş hayvanlara göre daha kolay olan küçükbaş hayvanların seçimi gelmektedir. Ayrıca, küçükbaş hayvan beslemede ticari verimin daha fazla olduğu ileri sürülmektedir.

a) Köyde hayvanların bakımı, beslenmesi, korunması:

Hayvanlar, yılın belirli aylarını (Kasım, Aralık, Ocak, Şubat) kom adı verilen, köy dışındaki hayvan barınaklarında geçirmektedirler. Bu dönem, hayvanların, kışlık ve beslenmelerinin söz konusu olduğu dönemdir. katımı sonrası komlara alınan hayvanların, doğumların başlamasına kadar olan dönemdeki beslenmeleri burada gerçekleştirilir. Hayvanların komda kaldıkları süre içinde beslenmeleri kuru ot ve hayvan yemleriyle sağlanmaktadır. Yemleme günde iki defa ve belirli saatlerde yapılır.

Hayvanlar baharla birlikte yavaş yavaş komlardan çıkarılarak meralarda   otlatılmaya alıştırılır. Bu dönem, hayvan bakımıyla ilgili işlemlerin yoğunlaştığı dönemdir.

b) Aşirette çobanın yeri ve önemi:

Şavak aşiretinde geleneksel bir kurum özelliği gösteren , babadan oğla geçen bir meslek ve uzmanlık dalıdır. Geçimini hayvancılığa dayamış bir topluluğun istek ve beklentilerine uygun olarak, aşiret içinde kişilerin (kadın-erkek) hayatı boyunca edindikleri bilgi ve becerilerin birçoğu çoban ve çevresinde kümelenmektedir.

Şavak Aşireti Çobanda aranan özellikler ise; çobanın genç, sağlam olması, namuslu ve dürüst olması, hayvanları sevmesi, sabırlı olması, cesur olması, davar otlatmasını bilmesi, süt sağımı ve kırkımını iyi bilmesi, kuzu doğumundan anlaması, ıslık ve çalmayı bilmesi gibi özellikleri taşıması gerekmektedsir.Aşirette üç tür çobanlık vardır. Bunlar; davar çobanlığı, kuzu çobanlığı ve sığır çobanlığıdır. Çobanın görevleri ise; köyde ve yaylada, sürülerinin, sağlıklı olmasında, sahiplerine gelir sağlamasında çobanın önemli görevleri vardır. Koyunların merada istenilen yerde güdülmesi, suya götürülmesi, tuzlanması, kötü hava şartlarından ve vahşi hayvan saldırılarından korunması, hasta hayvanlara gerekenlerin yapılması gibi işlemler çobanların başlıca görevleridir. 

Aşirette hayvanların adlandırılışı şu şekildedir:

Kuzu; koyunun doğumundan, yaklaşık bir yaşına kadar olan dönemde gerek erkek gerekse dişisine kuzu denmektedir.

Toklu; iki yaşından üç yaşına kadar erkek ya da dişi koyunun aldığı addır.

Şişek; iki yaşını doldurmuş, henüz doğum yapmamış, koçlanma çağına gelmiş kişi koyunlara verilen addır.

Koyun; Üç yaşından sonra, dişi koyunlar için genel bir adlandırmadır.

Koç; üç yaşını doldurmuş, bükülmemiş erkek koyundur.

Gıdik; keçinin doğumundan yaklaşık bir yaşına kadar olan dönemde erkek ve dişisi gıdik adını alır.

Çebiş; bir yaşından iki yaşına kadar ve dişi keçinin adıdır.

Erkeç; iki yaşındaki erkek çebiş “erkeç” iki yaşındaki dişi çebiş ise “gezdan” adını alır.

Keçi; iki yaşını aşmış dişiler üç yaşından sonra keçi adıyla bilinirler.

Teke; iki yaşını doldurmuş, bükülmemiş erkek keçiye verilen addır.

c)Hayvancılıkla ilgili tören ve kutlamalar:

Şavak Aşireti ; Şavak aşiretinde gelenekselliği açısından hayvancılıkla ilgili tören ve kutlama niteliğindeki uygulamalar içinde en yaygın ve belirgin olarak görüleni koç katımı faaliyetleridir. Anadolu’da yaygın bir biçimde gördüğümüz koç katımı uygulamalarıyla, hayvanların yavrulama zamanlarını kontrol altına alınmasını gerekli kılmaktadır. Sayıca çok ve ekonomik açıdan büyük bir önem taşıyan hayvan yavruları, sert geçen kış aylarında soğuğa ve açlığa karşı dayanıksızdırlar. İşte koç katımının ana sebebi, yeni doğacak yavruların beslenme sorunundan kaynaklanmaktadır. Bu sebeple, küçükbaş hayvancılıkta bir anlamda doğum kontrolü olan koç katımı uygulamalarını görmekteyiz.

Şavak Aşireti Döl dökümü; beş aylık bir süreye yayılan çoban bayramlarının sonuncusu, koç katımından yaklaşık yüzelli (150) gün sonraya, koyunların kuzulamaya başladığı günlere rastlar. Kuzu doğumları, “döl ayı” ya da “döl dökümü” olarak bilinen mart ayı yaklaştığında çobanlar sürüleri köyün yakınındaki otlaklarda otlatmaya başlarlar. Bu sırada gerçekleşecek kuzu doğumlarının haberlerini ya ilk doğan kuzulardan bir tanesini sürü sahibine götürürler ya da birileri ile haber gönderirler. Bunun üzerine, sürü sahipleri, çobanlara yemiş, çerez, sigara türünden şeyler götürmek üzere yakın komşularıyla sürünün olduğu yere giderler.

Şavak Aşireti İlk sağım; ilk sağım törenlerinde, söz konusu geleneksel uygulamaların temelinde, yeni bir durumu kutlamak, hayvanları ve sürüyü gelecekte olabilecek kötü durumlardan korumak, süt üretiminde verimliliği, bolluk ve bereketi artırmak gibi gerekçe ve ilkeler gizlenmektedir. İlk sağıma ilişkin geleneksel uygulamalar şunlardır; İlk sağım için “beri” düzenlendiğinde, sürü sahipleri, sağım yerine, çobanlara verilecek hediyeler ve yağlı yemeklerle birlikte gelirler. O gün sürünün başında türküler söylenir, yenilir, içilir.Sağılan ilk koyuna belli olması için renkli iplik bağlanır veya boyayla üzerine işaret konur. Bu koyuna yıl boyunca iyi davranılır.Sağımdan önce sütün sağılacağı kapların altındaki toprağa çivi gömülür. Süt sağımı bittikten sonra bu toprak sulanır, gelecekte bunların yeşerip yeşermediği izlenir, eğer yeşerirse o yıl sütün bol ve bereketli olacağına inanılır.

d) Hayvan ürünlerinin elde edilişi ve değerlendirilişi:

Şavak Aşireti Süt üretimi; küçükbaş hayvanlardan yararlanmada hayvan ürünlerinin başında süt ve sütten elde edilen ürünler gelmektedir. Hayvanların kuzu doğumları sonrasında mart ayı ile birlikte başlayan süt verme zamanları ekim ayı başlarına kadar olan yaklaşık 7 aylık bir dönemi kapsamaktadır. Mart ayının tamamında elde edilen sütten, süt ürünlerinin üretiminden çok, yeni doğan kuzuların beslenmesinde yararlanılmakta ve bu süre çoğunlukla nisan ayı ortalarına kadar devam etmektedir.

Süt ürünlerinin elde edilişinde ve bir yayla dönemi içindeki dağılımında coğrafi faktörlere bağımlılığın payı büyüktür. Değişken bitki örtüsündeki değişiklikler, üretimin sırasını belirlemektedir. Besleyici otların taze olduğu sürece elde edilen sütün fazla oluşu bunun sonucunda peynir üretimini de arttırmaktadır. Aşiretin sütçülüğe dayalı koyunculuğunda geçim kaynağını oluşturan peynircilik aynı zamanda yaylaların ekonomik değerini de belirlemektedir.

Şavak Aşireti Süt sağım tekniği; hayvanlar, sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa sağılmaktadır. Koyun ve keçilerin ayrı sürüler oluşturulmadan birlikte otlatılmalarına rağmen süt sağımında ayrılmaktadırlar.

Şavak Aşireti Yün üretimi; aşiret hayatında ekonomik değeri olan geleneksel dokuma türlerinin yapımında kullanılmasıyla önemli bir yeri olan hayvan ürünleri yün ve kıldır. Yünün elde edilmesi ve değerlendirilmesi işlemi yünün kırkılması, işlenmesi ve dokuma olarak değerlendirilmesi gibi uzun bir süreci kapsamaktadır.

Şavak Aşireti Kırkım; bir yayla dönemi içinde yapılan üretime dönük işlemlerden birisi de kırkımdır. Çoğunlukla yılda bir defa yapılan kırkım, Haziran ayı içinde koyunların kırkılması ile başlar. Temmuz ayı içerisinde bitirilmiş olur. Kırkımı yapılacak hayvanlar, koyun, keçi ve kuzulardır. Yaylaya gitmeden önce toklular, koçlar ve kısır koyunlar kırkılır. Yaylaya yerleştikten sonra da koyunlar kırkılır. Kuzuların kırkılmasında ise oba komşuları arasında bir eğlence düzenlenir.

Şavak Aşiretinde Peynircilik

Şavak Aşireti Peynir ve peynir türleri; yaylada üretilen en önemli süt ürünü peynirdir. Aşiretin esas geçim kaynağını oluşturan peynirciliğin temeli yaylada elde edilen süttür. Peynir, aşiretin beslenmesindeki öneminin yanı sıra ekonomik değeri açısından tüm süt ürünleri içerisinde en önemlisidir. Elde edilen peynirin bir kısmı aile içi tüketiminde ve kış için depolanarak saklanmakta, bir kısmı ise yaylada pazarlanmak amacıyla üretilerek değerlendirilmektedir.

Şavak Aşireti Yağ; önemli bir süt ürünü olan yağ, yoğurttan, elde edilmektedir.

Şavak Aşireti Deri üretimi; aşiretin hayvanlardan elde ettiği deriler, Pazar için üretilmez. Deri, aşirette yaygın olarak kullanılan bazı araç-gerecin yapımında kullanılan bir hayvan ürünüdür. Koyun ve keçi derilerinden ev ve çadırlarda yaygı olarak kullanılan post, su, süt gibi sıvı maddelerin taşınmasında, yağ yapımında, peynir, yoğurt, yağ, çökelek vb. ürünlerin korunmasında, saklanmasında kullanılan tulum, tuluk ve aşir, havik, avricin gibi adlar alan tuluk çeşitleri içinde giyecek ve yiyecek taşındığı çobanların azık torbası olarak kullanıldığı dağarcık yapılmaktadır.

Şavak Aşireti Dayanışma ve geleneksel “hab” uygulaması; aile içindeki basit işbirliğine dayalı yardımlaşmaların yanında, oba içinde aileler, çadırlar ve komşular arasında üretime dönük bazı işler de sürdürülmektedir. Kuzu doğumları, ilk süt sağımı, kırkım gibi daha çok tören niteliğindeki işlerde bir tür imeceyi hatırlatan yardımlaşmalar olmaktadır. Ayrıca üretim araç-gereçlerin kullanılmasında, olanların olmayanlardan yararlanmaları şeklindeki yardımlaşmalar da görülmektedir.

Bu tür yardımlaşmaların yanı sıra üretimde bir dayanışma örneği olarak gördüğümüz çok yönlü ve yaygın bir ilişki de “hab” uygulamasıdır. Hab, yaylada bir oba içerisindeki ailelerin belirli bir düzende karşılıklı ödünç süt alış-verişi ya da süt ortaklığı yapmalarıdır. Aşiret ekonomisinde süt ve peynir üretimindeki dayanışmanın bir sonucu olan hab, oba içindeki ailelerin karşılıklı ilişkilerini kuvvetlendirmesi ile ekonomik dayanışma olduğu kadar aynı zamanda hayvan sayısı az olan ailelerin bir sosyal dayanışması görünümündedir.


Hakkında HB_Editör

İlginizi Çekebilir

Şavak Akkaraman Koyunu

Karakaş Koyunu

Makalede Neler Var ?1 Karakaş Koyunu Özellikleri Nelerdir1.1 Karakaş Koyunu Görünüm Özellikleri ve Vücut Ölçüleri1.2 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.