Cumartesi , Nisan 11 2020
Son Dakika
Anasayfa / HAYVANCILIK / Küçükbaş Hayvancılık / Keçi Yetiştiriciliği / Keçi Yetiştiriciliğinde Hastalık ve Zararlı Önleme (Biyogüvenlik) Tedbirleri
Keçi Yetiştiriciliğinde Hastalık ve Zararlı Önleme (Biyogüvenlik) Tedbirleri

Keçi Yetiştiriciliğinde Hastalık ve Zararlı Önleme (Biyogüvenlik) Tedbirleri

Keçi Yetiştiriciliğinde () Tedbirleri

Biyogüvenlik; hastalık ve zararlı etmenlerinin hayvanlardan/işletmeden uzak tutulmasını sağlayacak tedbirlerin tamamıdır. Hastalıkları tedavi etmenin maliyeti 100 TL ise koruma maliyetinin 10 TL olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır.

Seçici olun; enfeksiyon riskini azaltmak için menşeini bilmediğiniz hayvanları satın almayın. Satın alacağınız hayvanların sağlık durumu/statüsü en az sizdekilerle eşit veya daha yüksek olmalıdır. İşletmenin sağlık statüsü bir program dahilinde sürekli iyileştirmeye çalışılmalıdır.

Sıkı izolasyon; satın aldığınız hayvanlar işletmeye geldikten sonra enfeksiyöz ve paraziter hastalıkların bulaşma riskine karşı karantinaya alınmalıdır.

Hareket kontrolü; işletmeye hastalık bulaştırabilecek tüm insan, hayvan ve araç trafiği kontrol altına alınmalıdır.

Sanitasyon; çiftliğe giriş yapmasına izin verilen insan, araç ve ekipmanların temizlik ve dezenfeksiyonu yapılmalıdır.

Keçi Yetiştiriciliğinde Hastalık ve Zararlı Önleme (Biyogüvenlik) Tedbirleri

Bu bağlamda küçükbaş hayvan işletmelerinde;

  • Barınakların yapımı, hayvanların bakım ve beslenmelerinde uzmanların önerileri dikkate alınmalı, bölgede iyi seviyedeki barınaklar karar sürecine dahil edilmelidir.
  • Hayvan barınaklarında çatlak ve yarıklar, elektrik, su ve makine gibi arızalar vakit geçirilmeden tamir ettirilmelidir.
  • İşletmedeki bütün barınaklar, alet ve ekipmanlar, suluklar, önceden programlanmış zaman dilimlerinde temizlenip, dezenfekte edilmelidir.
  • İşletme çalışanlarının başka işletmelere veya sorumluluğu dışındaki hayvanlarla teması sınırlanmalıdır.
  • Hayvanlara yedirilecek bütün yemler mikroorganizma ve küfler yönünden izlenmelidir.
  • Hayvanlara sadece içilebilir nitelikte taze su verilmelidir.
  • Mera alanları ve meradaki su kaynakları sürüler bazında bölünmeli, sürüler birbiriyle temas ettirilmemelidir.
  • 4 aylığa kadar olan kuzu-oğlaklar, daima daha yaşlı ve ergin hayvanların dışkılarından uzak tutulmalıdır.
  • Dört aylıktan ileri gebe hayvan ile bir aylıktan küçük oğlak-kuzular satın alınmamalıdır,
  • Dışarıdan mevcut sürüye katılacak tüm hayvanlara, karantina tedbirleri tavizsiz uygulanmalıdır,
  • Hasta veya hastalıktan şüpheli hayvanlar sağlam hayvanlardan derhal ayrılmalı, mümkünse meraya salınmamalı,
  • Aşılama ve ilaçlamalar sürü bazında yapıldığında etkinliği artacağı göz önünde bulundurularak, yapılan uygulama tüm sürüyü kapsamalıdır.

  • İç (kelebek, şerit, kıl kurdu vb) ve dış (kene, pire, bit, uyuz vb.) parazitlerle mücadele, yıllık program (yıl bazında hangi haftada hangi ilaçlanmanın yapılacağı) dahilinde yürütülmelidir.
  • Küçükbaş hayvanlar; şap, koyun keçi vebası ve colostridial (enterotoksemi, enfeksiyöz nekrotik hepatitis vb) enfeksiyonlar yönünden yıllık programlar dahilinde mutlaka koruyucu olarak aşılatılmalıdır
  • Ölü hayvan kadavraları, kontamine (bulaşık) yem ve altlıklar usulüne uygun gömülmeli veya yakılmalıdır.
  • Başıboş köpeklerin işletmeye ve mera alanlarına girmesi önlenmeli, işletmedeki kedi ve köpekler bir program dahilinde aşılanmalı iç ve dış parazit mücadelesi zamanında eksiksiz bir şekilde yapılmalıdır.
  • İşletmede anlık sağlık, hareket ve verim kayıtları tutulmalıdır.
  • Kaba yem ve içme suları en az yılda bir kez kimyasal ve biyolojik maddeler yönünde analiz edilmelidir.
  • İşletmede kullanılacak kimyasalların (ilaç, dezenfektan, insektisit v.b) seçiminde kalıntı ve toksik etkileri dikkate alınmalıdır.
  • Kullanılacak ilaç ve kimyasalların kullanım talimatına uyulmalıdır.
  • Hayvanlarda rastgele kulaktan dolma bilgilerle ilaç kullanılmamalıdır.
  • Vücut Kondisyon Skoru uzun süre 1,5 altında olan, kronik ve/veya nükseden bir hastalığa sahip hayvanlar bekletilmeden sürüden çıkartılmalıdır.
  • İşletmedeki hayvanların sağlığı için risk oluşturabilecek her bir hastalık ve zararlıya özgü biyogüvenlik ve kontrol programı oluşturulmalıdır.
  • Salgın veya zoonoz bir hastalık görüldüğünde en seri şekilde il-ilçe gıda tarım ve hayvancılık müdürlüklerine haber verilmelidir,

İşletmedeki hayvanların sağlığı, bir veteriner hekimin sorumluluğu altında olmalıdır.


Hakkında HB_Editör

İlginizi Çekebilir

Oğlak Beslemede Kolostrumun Önemi

Oğlak Beslemede Kolostrumun Önemi

Makalede Neler Var ?1 Oğlak Beslemede Kolostrumun Önemi1.1 Kolostrumun (Ağız Sütünün) İçeriğinde Bulunan Maddeler Nelerdir1.2 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.