Cumartesi , Nisan 11 2020
Son Dakika
Anasayfa / HAYVANCILIK / Büyükbaş Hayvancılık / Büyükbaş Hayvan Hastalıkları / Sığır Besisinde Karşılaşılan En Büyük Problem ASİDOZİS
İneklerde Yemek Borusu Tıkanıklığı

Sığır Besisinde Karşılaşılan En Büyük Problem ASİDOZİS

Asidozis

Entansif beside en önemli problem asidozisdir. Hayvan belki sadece asidozisten ölmez, ancak performansı önemli düzeyde düşer. rumende hızlı karbonhidrat yıkımına bağlı organik asit birikimi nedeniyle ortaya çıkar. Asidozis kısa süre içinde fazla miktarda kesif yem tüketiminin gerçekleştiği bütün koşullarda her zaman ortaya çıkabilir. Akut genellikle 1-2 saat gibi kısa bir sürede hayvanın canlı ağırlığının yaklaşık %2’si kadar kesif yem tükettiği zaman ortaya çıkar. Rumen pH’sı 5.5’ın altındadır. Laktik asit birikimi söz konusudur. Rumen pH’sı 4.5’lere kadar düşünce, rumen ve bağırsak hareketleri yavaşlar, rumen papillalarının zarar görmesi söz konusu olabilir. Şiddetli olaylarda rumen duvarı ülseri söz konusu olabilir. Fazla miktarda asit rumen duvarından emilip kana karışırsa sistemik asidozis ve ölüm gözlenebilir. Eğer hayvan yaşama sansı bulursa genellikle ishal görülür.

Besideki sığılar subakut asidozise alışıktırlar. Rumen pH’sı 5.6’nın altına düşer, fakat bu noktanın çok altına düşmez. Laktat birikimi de sözkonusu olmaz. Hayvan yem tüketimini ve yem tüketimi davranışını kontrol ederek rumen pH’sını 5.6’nın üzerinde tutmak için uğraşır.

Akut asidozizde rumen pH’sı 5’in altına düşer. Rumende laktik asit ve uçucu yağ asitleri miktarı önemli miktarda artar ve protozoa sayısı hemen hemen sıfıra düşer. Bu tip asidozis rumen asidozisi olarak bilinir. Şiddetli vakalarda fizyolojik fonksiyonlar bozulabilir ve ölüm de görülebilir. Rumende gelişen asidozisle kan pH’sı normal (7.44) değerlerinin altına (7.20) düşmektedir. Rumende laktik asit birikiminin artması önemli miktarda laktik asidin kana geçmesine neden olur. Bu şekilde sistemik asidozis de ortaya çıkar.

Sığır Besisinde Karşılaşılan En Büyük Problem ASİDOZİS

Sığır Besisinde Karşılaşılan En Büyük Problem ASİDOZİS

Rumen pH’sının 5’lere düşmesi ile duedonumdaki hidrojen reseptörleri devreye girerek ön mide hareketlerinin düşmesine neden olan sekretin salgılanmasını başlatır. Asidozisde ön mide hareketleri düşer, hatta tamamen durabilir. Bu şekilde asidozise maruz kalan ruminantlarda rumen içeriği vücut sıvılarına göre hipertonik durumdadır. Sistemik asidozisin tamponlanmasında bikarbonat tampon sistemi önemli rol oynar ve vücut sıvılarında pH’nın normal sınırlar içinde tutulmasını sağlar. Rumen hareketlerindeki yavaşlama da rumen içeriğinin hızlı yıkımını ve emilecek son ürünlerin rumen duvarıyla deği haline gelmesini azaltarak organik asitlerin emilmesinin düşmesine de neden olmaktadır.

Akut asidozis durumunda sindirim sistemine kan akışı düşmektedir. Bu da rumenden organik asitlerin emilimini azaltmaktadır. Ancak rumen epitelinin uzun süre yüksek konsantrasyonda aside maruz kalması rumen duvarında hiperkeratoz ve parakeratoza neden olabilir. Bu da rumen duvarlarının absorpsiyon yeteneğinin azalmasında etkili olan diğer bir faktördür. Bu etkiler rumen pH’sının daha da düşmesine neden olur. Asidozisde organik asitlerin hepsi önemli miktarda artmasına rağmen esas etkili ve güçlü olan laktik asittir.

Rumende en önemli laktik asit üreten bakteri Streptococcus bovistir. Rumen pH’sının 5.0-5.5 değerlerine düşmesi S.bovis miktarını da düşürmektedir. Rumede laktat kullanan bakterilerde (Megasphera elsdenii gibi) mevcuttur. Rumen pH’sının 6’dan 5.5’a düşmesi laktat kullanıcı bakterileri de azaltmaktadır. Ancak rumen pH’sının 5.5-6 düzeyinde tutulması rumende laktik asit üreten ve kullanan bakterilerin dengeli kalmalarını sağlaması nedeniyle rumende laktik asit birikimini önlemektedir.

Sistemik dolaşıma geçen laktatın yaklaşık %20’si karaciğerde glükoza dönüştürülür. %30-50’si okside edilir. Laktat glükoneojenezde ve yağ asidi sentezinde kullanılmaktadır.

Subklinik asidozis genellikle diğer problemlerle karıştırılır. Bu nedenle önemli ekonomik kayıplara neden olabilir. Subklinik asidozisin en önemli belirtileri yem tüketiminin düşmesi ve düzensiz yem tüketimidir. Ayrıca asidozisde açıklanamayan ishal, şişme ve laminitis vakaları da gözlenebilir.

Asidozis riskini azaltmak için aşağıdaki konuların gözetilmesi gerekir.

1) Rasyonda en azından %10 kaba yem bulundurulmalıdır.

2) Rasyonda arpa, buğday gibi rumende yıkılabilirliği yüksek olan nişasta kaynakları kullanılması durumunda rasyonun kesif yem oranının bir miktar düşürülmesi veya bunların mısır, sorgum gibi rumende yıkıma dirençli nişasta kaynaklarıyla kombine halde verilmesi önerilir. Bu uygulama rumen pH’sının hızlı değişimini önlemeye yardımcı olabilir.

3) Yemleme sistemleri içerisinde tam yemleme (TMR, total mixed ration) tercih edilmelidir. Tam yemlemede kaba ve kesif yem birlikte tüketildiğinden çiğneme ve geviş getirme uyarılmakta ve rumen pH’sı diğer yemleme sistemlerine göre daha stabil olmaktadır.

4) Rumen pH’sının stabil kalmasına katkıda bulunacak diğer bir kısım uygulamalar dikkate alınabilir.

Bunlar rasyonda;

a) tampon maddeler kullanımı,

b) probiotik kullanımı,

c) iyonofor kullanımı gibi konuları içine alır.

5) Entansif beside asidozisin en önemli nedenlerinden biri yemlik yönetiminde yapılan hatalardır. Bu uygulamamlar genellikle ani yem değişimleri ve aniden yüksek kesif yemli rasyonlarla yemleme gibi uygulamalardır. Bu nedenle yemlemenin yönetiminde azami dikkat sarfedilmelidir.


Hakkında HB_Editör

İlginizi Çekebilir

Hayvanlarda Sidik Zoru Hastalığı

Hayvanlarda Sidik Zoru Hastalığı

Makalede Neler Var ?1 Hayvanlarda Sidik Zoru Hastalığı1.1 Hayvanlarda Sidik Zoru Hastalığı Belirtileri :1.2 Hayvanlarda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.