Pazartesi , Ekim 29 2018
Son Dakika
Anasayfa / TARIM / Yem Bitkisi Yetiştiriciliği / Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği
Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği

Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği

Bitkisi Tarımı

Organik hayvansal üretim yapan işletmelerde hayvanların besinlerinin yüksek oranda organik olma zorunluluğu vardır. Bu nedenle geleneksel yetiştiricilikten bir kısım farklılıklar gösteren, büyük önem arz etmektedir. 10 Haziran 2005 yılında çıkarılan ’nde organik yem temini ile ilgili olarak aşağıdaki ibareler yer almaktadır.

Organik Tarım Yönetmeliği

Madde 16. Organik Hayvansal Üretimde Yem Temini ve Hayvan Besleme

a) Kürk hayvanı, pet hayvanı dışında yetiştiriciliğinde hayvanlar organik olarak üretilmiş kaba ve kesif yemlerle beslenmelidir.

b) Hayvanlar öncelikle yetiştirildikleri işletmeden sağlanan organik yemlerle, mümkün olmaması halinde bu yönetmelik hükümlerine uygun hareket eden diğer işletmelerden sağlanan yemlerle beslenir.

c) Yetiştirme sistemi; yılın değişik dönemlerinde hayvanların otlaklara ulaşabilmelerine mümkün olduğunca olanak sağlamalıdır. Rasyonda silaj, taze veya kuru ottan oluşan günlük kaba yemin kuru madde içeriği en az %60 olmalıdır.

d) Çiftçinin yemlerini yalnızca organik üretimden sağlayamaması durumunda geleneksel yem maddelerinin sınırlı oranda kullanılmasına izin verilir. Her yıl için izin verilen geleneksel yem maddeleri oranı, geviş getiren hayvanlarda 2007 yılı sonuna kadar %5 ve diğerlerinde %15’tir (17 Ekim 2006’da değiştirilmiş madde). Organik yem bitkileri tarımına başlama, yönetmeliklere uygun olarak yetkilendirilmiş kuruluş ile üretici arasında sözleşme yapılarak gerçekleştirilmektedir. Yetiştiricilik, yetkilendirilmiş kuruluşun kontrolü ile devam etmekte ve sonuçta da ürünün sertifikalandırılması ile son bulmaktadır.

Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği

Organik yem bitkisi yetiştiriciliğine başlamak isteyen çiftçi geçiş sürecine alınır. Yönetmeliğe göre geçiş süreci (Madde 8-b), tek yıllık bitkiler ile mera ve yem bitkilerinde 2 yıl, çok yıllık bitkilerde 3 yıldır. Tek yıllıklarda ekim tarihi, çok yıllıklarda ise hasat tarihi göz önüne alınır. Fakat yetkilendirilmiş kuruluş arazinin daha önceki kullanım durumunu göz önünde bulundurarak geçiş sürecini azaltabilmekte yada arttırabilmektedir. Ülkemizde organik yem bitkisi olarak , korunga ve fiğ yetiştiriciliği yapılmaktadır. En fazla organik üretimi Erzurum (2484.5 ton), Gümüşhane (271.0 ton) ve Iğdır (216.0 ton), fiğ üretimi Bayburt (157.5 ton), Çanakkale (101.5 ton) ve Erzurum (63.0 ton), korunga üretimi ise sadece Erzurum (101.3 ton) ve Gümüşhane (9.0 ton) illerinde yapılmaktadır.

Organik yem bitkileri yetiştiriciliğinde üreticilerin en fazla zorlandığı konuların başında sertifikasyon ve yetiştirme teknikleri gelmektedir. Yetiştirme teknikleri konusunda üzerinde durulması gereken temel konular tohum yatağı hazırlığı, ekim, gübreleme, sulama, hastalık zararlı ve yabancı otlarla mücadele ve hasattır.

Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği TOHUM YATAĞI HAZIRLIĞI

Organik bitkisel üretimde gereksiz ve toprakta erozyona neden olacak şekilde toprak işleme yapılmaz (Madde 9-b). Organik tarımda toprağın korunması çok önemli konulardan biri olduğu için aşırı toprak işlemeden kaçınılmalıdır. Toprağa fiziksel, kimyasal ve biyolojik yönden zarar verebilecek mekanizasyondan, sürüm ve işleme yöntemlerinden sakınmak gerekmektedir. Koşullara göre mümkün olduğu kadar azaltılmış toprak işleme yöntemleri uygulanmalıdır. Fakat toprağı en az işleyerek veya işlemeden yapılacak tarımsal uygulamalar daha ziyade çok yıllık bitkiler için uygun yöntem olarak kabul edilmektedir. Yem bitkileri tarımında başarının ilk şartı iyi bir tohum yatağının hazırlanmasıdır. Genelde yem bitkileri tohumları küçük ve fidelerin gelişmesi oldukça yavaştır.

Bu nedenle tohum yatağı; hastalıklardan, zararlılardan, yabancı otlardan ve ön bitkinin artıklarından itina ile arındırılmış olmalıdır. Yem bitkisi ekilecek tarlada önce bozma sürümü (genellikle sonbahar) yapıldıktan sonra yüzeysel bir ikileme işlemi yapılmalıdır. Organik tarımda toprağı devirerek işleyen kulaklı pulluklar yerine, toprağı yırtarak işleyen çizel pulluklar kullanılmalıdır. Daha sonra tarla yüzeyindeki kesekler iyice parçalanmalı. toprak yüzeyi ufalanıp düzeltilmelidir. Bu işlem diskaro ve tapan ile yapılır. Kesekli bir tohum yatağına ekim yapılırsa toprak rutubeti kolayca kaybolur ve tohumlar toprakla temas edemez, sonuçta seyrek çıkış elde edilir.

Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği EKİM

Organik Tarım Yönetmeliği’ne göre (Madde 10), organik tarımda genetik yapısı değiştirilmiş çoğaltım materyali kullanılamaz. Fakat çiftleşme ve/veya doğal melezlemelerle türlerin kendi içindeki gen alışverişleriyle meydana gelen tohumlar kullanılabilir. Tohum, döllenmiş hücre çekirdeği içinde DNA dizilimine dışardan müdahale edilmemiş, sentetik pestisitler, radyasyon veya mikro dalga ile muamele görmemiş biyolojik özellikte ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak üretilmiş olmalıdır. Geleneksel olarak üretilmiş fakat pestisit ve kimyasal maddelerle muamele edilmemiş tohumlar ancak organik tohum bulunamadığı durumlarda kullanılabilir.

Organik tarımda iyi bir verim için bitkinin güçlü kılınması gerekli olduğu için, ekimin zamanında yapılması çok önemlidir. Bu nedenle ekim geciktirilmeden bölge şartlarına göre belirlenen zamanlarda yapılmalıdır. Kışları soğuk bölgelerde soğuğa dayanıksız olan yonca, çayır üçgülü, korunga ve adi fiğ gibi yem bitkileri ilkbaharda, dayanıklı olanlar (tüylü fiğ, macar fiği ve buğdaygillerin çoğu) sonbaharda ekilmelidir.

Ekim yapılırken genelde mibzerin yaygın olmaması nedeniyle serpme ekim yapılmaktadır. Mibzerle ekimde 1-2 kg/da tohumla verimli bir yonca veya çayır üçgülü tarlası oluşturulabilmektedir. Oysa serpme ekimde 5-8 kg/da tohum kullanılmakta ve tohum masrafı yüksek olmaktadır. Serpme ekimde bitkiler arası mesafenin ayarlanamaması ve birim alanda daha fazla bitki olması, mevcut bitkilerin su, ışık ve bitki besin elementi bakımından rekabete girip cılız yetişmesine neden olmaktadır. Bunun sonucunda da seyrelme çabuk olmakta ve yabancı ot oranı artmaktadır. Sıraya ekimlerde arazinin sulu veya kuru olmasına yada bitkilerin ot veya tohum üretimi amacıyla ekilmesine göre sıra arası belirlenebilmektedir. Genel olarak kıraç şartlarda ve tohumluk üretimlerinde sulu şartlara göre daha geniş sıra aralığı tercih edilmelidir.

Organik Tarımda Ekim Nasıl Yapılır

Sulu koşullarda baklagil yem bitkilerinden, yonca 15-30 cm, çayır üçgülü 20-30 cm, adi fiğ ve Macar fiği 25 cm, gazal boynuzu 20 cm sıra aralığında, kıraç şartlarda korunga ise 25- 50 cm sıra aralığında ekilmelidir. Buğdaygil yem bitkilerinden sulu koşullarda ve domuz ayrığı 30 cm ve kıraç koşullarda adi otlak ayrığı 40 cm sıra aralığında yetiştirilmelidir. Ekim ne fazla derine ne de yüzeye yapılmalıdır. Küçük tohumlu yem bitkileri yüzlek ekilirken büyük tohumlular biraz daha derine ekilmelidir. Yem bitkilerinde, tohum çapının 2-4 katı derinliğe yapılan ekimlerden başarılı sonuçlar alınır. Ekim derinliğinin ayarlanması da yine mibzerle ekimde mümkün olmaktadır. Bu nedenle organik tarımda güçlü bir yem bitkisi tesisi için mibzerle ekim önemli bir faktördür. Mibzerlerin her kullanımdan sonra temizlenmesi ekimlerin sağlığı açısından önem taşımaktadır.

Çok yıllık yem bitkileri tesis yılında iyi bir gelişme gösteremedikleri için, yabancı otlardan olumsuz etkilenmekte ve sonuçta ilk yıl verimleri düşük olmaktadır. Bu olumsuz etkilenmeyi azaltmak ve tesis yılında da iyi ürün elde edebilmek için çok yıllık yem bitkilerini ilk yıl buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi tahıllarla karışık yetiştirmek gerekmektedir. Nitekim yonca bitkisi koruyucu bitki olarak arpa ile birlikte yetiştirildiğinde ekim yılında ot veriminin 329.4 kg/da’dan 513.1 kg/da’a yükseldiği, ertesi yılda da koruyucu bitki kullanılarak ekilen parsellerin, yalnız ekilen yoncalardan daha verimli olduğu belirlenmiştir. Yem bitkilerinin karışım halinde yetiştirilmesi organik tarım açısından önemli bir uygulamadır. İki veya daha fazla ürünün bir arada yetiştirilmesi, tek ürün yetiştiriciliğine göre topraktaki erozyonu azaltmaktadır. Ayrıca karışım halinde yetiştiricilik, verim ve kalite artışına etki eden önemli bir uygulamadır.

Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği’nde Dekara Kaç Kilo Tohum Atılır

Yem bitkileri ekimi yapılırken baklagillerden yonca ve çayır üçgülü 1.5-2 kg/da yonca/çayır üçgülü + 8-10 kg/da arpa/buğday/yulaf, korunga yalın olarak 8-12 kg/da, adi fiğ 9 kg/da fiğ + 5 kg/da arpa, macar fiği 6.5 kg/da fiğ + 4 kg/da arpa, gazal boynuzu 1 kg/da gazal boynuzu + 8-10 kg/da yulaf ekim dozları ile ekilmelidirler. Buğdaygil yem bitkilerinden kılçıksız brom için 2-2.5 kg/da, adi otlak ayrığı ve domuz ayrığı için 1-1.5 kg/da tohum kullanılmalıdır. Ekimden sonra tarlaya merdane çekilerek bastırılması tohumun toprakla temas etmesi, toprak neminin korunması ve düzenli bir çıkış için son derece önemlidir.

Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği

Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği GÜBRELEME

Organik Tarım Yönetmeliği’ne göre gübreleme (Madde-9) çok yıllık ekim nöbeti programı içerisinde baklagil ve derin köklü bitkilerin yetiştirilmesi veya yeşil gübreleme şeklinde yapılmalıdır. Tek ürün için, yılda dekar başına 17 kg saf azotu geçmeyecek şekilde organik hayvansal üretimden elde edilen gübre kullanılabilir. Kompost olarak genetiği değiştirilmemiş uygun bitkisel kaynaklı karışım veya mikroorganizma karışımları kullanılabilir. Toprak verimliliği ve biyolojik aktivitenin sağlanamaması durumunda yönetmelikte yer alan gübre ve toprak iyileştiriciler ve ayrıca yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile mikroorganizma preparatları kullanılabilir.

Gübreleme konusunda öncelikle toprak analizleri yapılmalıdır. Bitkisel üretimde toprakta eksikliği olan besin elementlerinin gübre olarak verilmesi gerekmektedir. Yem bitkilerinde bu durum hem verimin arttırılması için, hem de otu yiyen hayvan sağlığı için önemlidir. Genel olarak topraklarımızda eksikliği en fazla görülen elementler azot ve fosfordur. Baklagil yem bitkilerinde dekara 3-5 kg N, 10-15 kg P2O5, buğdaygiller de ise 10-15 kg N’a ihtiyaç vardır. Ancak organik tarımda bu ihtiyacın suni gübre olarak verilmesi söz konusu değildir.

Bunun yerine;

a) baklagil ön bitki,

b) baklagillerle karışım,

c) ,

d) kompost,

e) yeşil gübre,

f) mikrobiyal gübre,

g) kil veya kaya tozları kullanılmaktadır.

Münavebe Sistemine Dahil Olan Yem Bitkileri

Münavebe sistemine dahil olan yem bitkileri toprağa besin elementi ve organik madde kazandırarak, toprağı gevşetip havalandırarak ve toprak yorgunluğunu gidererek bir sonraki ürünün gelişimine olumlu katkıda bulunabilirler. Uygun münavebe sistemlerine baklagil yem bitkilerinin dahil edilmesiyle takip eden kültür bitkilerinin verim ve kalitesi arttırılmaktadır. Nitekim bir baklagil yem bitkisi buğdaygil yem bitkisine ön bitki olarak, buğdaygilin verim ve kalitesini arttırabilmektedir. Yem bitkilerinin karışım halinde yetiştirilmesi organik gübreleme açısından da önemli bir uygulamadır. Çünkü baklagilin ürettiği organik azotu karışımda bulunan buğdaygil türleri kullanmaktadır.

Nitekim karışımlarda yapılan çalışmalarda, karışımın azot ihtiyacının karşılanmasında baklagil bitkisinin, etkili olduğu belirlenmiştir. Halitligil vd. (2007) baklagillerin tespit ettiği azotun ortalama %33’ünün buğdaygillere transfer edildiğini belirlemişlerdir. Geleneksel tarımda baklagil yem bitkilerinde çiftlik gübresi pek fazla önerilmez. Ancak organik tarımda önemli yöntemlerden birisidir. Ahır gübresi, bir yandan toprağın yapısını olumlu yönde etkilerken, diğer yandan bitkiler için gerekli besin elementlerini sağlayarak ürün miktarı üzerine olumlu etki oluşturmaktadır. Sığır, at ve koyun kökenli bir ton ahır gübresinde yaklaşık olarak 2.5- 5.5 kg N, 1.5-5.0 kg P2O5 ve 2.5-6.0 kg K2O bulunduğu belirtilmektedir. Yem bitkilerine ahır gübresi ihtiyaca göre 1-3 ton/da miktarında tohum yatağı hazırlığı esnasında uygulanmalıdır. Ancak çok yıllık bitkilerde üstten uygulama yapılabilir.

Organik Tarımda Çiftlik Gübresi Ne Kadar Kullanılır

Bu uygulama daha çok buğdaygiller de faydalıdır. Bu faydanın ortaya çıkabilmesi için uygulamadan sonra 10-12 mm yağışın gerçekleşmesi gerekmektedir. Şayet yağmurlama sulama mümkünse bir müddet yağmurlama sulama yapılmalıdır. Kompost organik yem bitkileri yetiştiriciliğinde kullanılabilecek organik gübrelerden birisidir. Bitkisel saplar, yapraklar, yabancı otlar ve mutfak artıklarının iyice karıştırılarak sıkıştırılmış bir yerde fermantasyona bırakılması sonucu elde edilir. Organik maddece ve bitki besin elementlerince zengin içeriğe sahiptir. Kompostlar toprak işleme sırasında ve ekimden 2-3 hafta önce yeterli nemi olan toprağa verilmelidir. Yıllık yağışın 1250 mm civarında olduğu yerlerde veya sulu koşullarda 1.25 ton/da, yıllık yağışın 500 mm olduğu kuru koşullarda 0.5-0.7 ton/da dozlarında uygulanmalıdır.

Bitkilerin besin elementi ihtiyacı yeşil gübre uygulamasıyla da giderilebilir. Zaten başta tek yıllıklar olmak üzere yem bitkileri yeşil gübre olarak kullanılmaya çok uygun bitkilerdir. Bu amaçla, üretim alanlarının hazırlanması aşamasında yeşil gübre amacıyla yetiştirilen bitkiler çiçeklenme başlangıcında parçalanarak veya sürülerek toprağa karıştırılırlar. Böylece hem toprak özellikleri iyileştirilmiş olur, hem de toprağa besin elementi kazandırılmış olur. Güzlük olarak ekilebilen tüylü fiğ, daha sonraki ürünün verim ve kalitesini arttırmada ele alınan önemli yeşil gübre bitkilerindendir. Yeşil gübre uygulaması toprakta Azotobacter ve diğer bakteri populasyonlarının da artmasına yardımcı olur. Yeşil gübreleme ile toprakta pH düşer, NH3’ın gaz halindeki kaybı azalır, fosforun çözünürlüğü etkilenir ve toprağa 18-34 kg/da azot kazandırılır.

Organik Tarımda Kullanılan İz Elementler

Organik Tarım Yönetmeliği’ne (Ek-1, a) göre organik tarımda kullanılacak mikrobiyal gübreler genetiği değiştirilmemiş olmalıdır. Ayrıca yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kullanımına onay verilmelidir. Organik tarım yönetmeliği hükümleri doğrultusunda, kil olarak permit, vermikülit vb. materyal kullanılabilir. Yine yönetmelik hükümleri doğrultusunda yumuşak kaya fosfatı, alüminyum kalsiyum fosfat, bazik curuf, ham potasyum tozları, magnezyum tuzu içerebilen potasyum sülfat, stillage ve stillage ekstratı, doğal kaynaklı kalsiyum karbonat, doğal kaynaklı magnezyum ve kalsiyum karbonat, magnezyum sülfat, kalsiyum klorür çözeltisi, kalsiyum sülfat, şeker üretiminden elde edilen endüstriyel kireç, elementer kükürt, sodyum klorür, öğütülmüş kayaç ve iz elementler kullanılabilir.

Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği SULAMA

Sanayi ve şehir atık suları ile drenaj sisteminden elde edilen drenaj suları organik tarımda kullanılmamalı, sulama toprak yapısında bozulmaya, erozyona ve çevre kirliliğine yol açmamalıdır (Madde 12). Organik tarımda en yaygın sulama teknikleri olarak, damla sulama, yağmurlama sulama ve son dönemde bu gruba katılan toprak altı (subsurface) sulama sistemleri öne çıkmaktadır.

Yonca ve çayır üçgülü gibi bitkiler suyu seven türlerdir. Sulama yağışların, toprağın ve bitkinin durumuna göre yapılmalıdır. Yem bitkilerinin sulanmasında organik tarıma uygun olmayan vahşi sulama metotlarından kaçınılmalıdır. Yem bitkileri fide dönemindeyken salma sulama çok zararlı olup yağmurlama yapılmalıdır. Ancak tohum alınacak tarlalarda çiçeklenme döneminde yağmurlama sulamadan kaçınılmalıdır. Çünkü yağmurlama sulama çiçeklerin dökülmesine, polenlerin ölmesine, tozlayıcı böceklerin ve etkinliklerinin azalmasına sebep olmaktadır.

Sulamada temel ilke; topraktaki faydalı su %50 seviyesine düşünce tarla kapasitesine gelene kadar sulama yapmaktır. Genel olarak baklagil yem bitkilerinden yonca biçimden bir hafta önce ve bir hafta sonra olmak üzere her biçimde 2 defa sulanmalıdır. Yağışların kesildiği dönemde çayır üçgülü 8-10 gün arayla, adi fiğ ve macar fiği 15 gün arayla en az iki defa, gazal boynuzu ise biçimden 4-5 gün önce bir defa, biçimden 2 hafta sonra 10’ ar gün arayla en az iki defa sulanmalıdırlar. Kılçıksız brom ve domuz ayrığı ise ilkbaharda yağışlar kesildikten sonra 8-10’ar gün ara ile sulanmalıdır.

Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği HASTALIK, ZARARLILAR VE YABANCI OTLARLA MÜCADELE

Organik Tarım Yönetmeliği’ne göre hastalık, zararlı ve yabancı ot mücadelesinde (Madde 11) öncelikle hastalık ve zararlılara dayanıklı tür ve çeşit seçimi yapılmalıdır. Uygun ekim nöbeti hazırlanmalıdır. Uygun toprak işleme ve kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadele metotları uygulanmalıdır. Bitkisel üretimde hastalık zararlı ve yabancı otlarla mücadelede dayanıklı çeşit kullanımı önemli bir konudur. ABD’de yapılan çalışmalarda yonca hortumlu böceğine orta derecede dayanıklı, Weevilchek ve Team yonca çeşitleri geliştirilmiştir. Organik yem bitkileri yetiştiriciliğinde dayanıklı tür ve çeşitle birlikte yabancı ot tohumlarından ve hastalık etmenlerinden arındırılmış temiz tohum kullanılmalıdır.

Organik yem bitkileri yetiştiriciliğinde hastalık, zararlı ve yabancı ot mücadelesinde ekim nöbeti çok önemlidir. Yem bitkilerini çapa bitkileri ile ekim nöbetine sokmak hastalık, zararlı ve yabancı ot mücadelesinde etkili olmaktadır. Çapa bitkileri belirli aralıklarla çapalandığı için, hastalık etmenleri ve zararlılara konukçuluk eden yabancı otlar ile etkili bir şekilde mücadele edilmektedir. Dolayısı ile bir sonraki yıla temiz bir tarla bırakılmaktadır. Ayrıca organik yem bitkileri yetiştiriciliğinden önce sık bir hububat ekmekte etkili bir mücadele yöntemidir. Çok yıllık yem bitkilerinde zararlı ve yabancı otlara karşı biçim zamanlarının ayarlanması ve temizlik amacı ile biçim yapılması önerilebilir. Yoncada uygun zamanda biçim yapmak gelecek yılda kurt zararını azaltır. Yapraklar uygun dönemde uzaklaştırıldığı için kalan saplar olgun böcekleri daha az çeker ve sonbaharda yumurta bırakmalarını azaltır.

Zararlılara Karşı Erken Biçim

Adana’da yapılan bir çalışmada özellikle mayıs ayının ortasında, yoncada zararlı populasyonunun yükseldiği dönemde yapılacak bir biçimin zararlı populasyonunu düşürdüğü belirlenmiştir. Erken dönemde yapılan ilkbahar otlatması kurt larvalarını ve afitleri azaltmaktadır. Yonca hortumlu böceğine karşı da zararlının yaygın olduğu bölgelerde son biçimin 10 cm yükseklikten yapılması ve sonbaharın otlatma yapılmadan ertesi yıl ilk biçimin 10-15 gün öne çekilmesi böcek zararını önemli oranda azaltacaktır. Ot için yetiştirilen yem bitkilerinin yabancı ot istilasına karşı temizlik amacıyla biçilmesi de sıkça kullanılan bir yöntemdir. Bu uygulama tek yıllık yabancı otların tohum olgunlaştırmasını önlemektedir. Temizlik biçiminin ekimden yaklaşık 60 gün sonra ve yabancı otların 10-20 cm olduğu dönemde yapılması uygundur.

Yem Bitkilerinin Karışım Halinde Yetiştirilmesi

Yem bitkilerinin karışım halinde yetiştirilmesi de hastalık, zararlılar ve yabancı otların azalmasına neden olmaktadır. Darı yada fasulye ile mısırın birlikte yetiştirilmesi vektörlerin sayılarını ve aktivitelerini azaltmıştır (Page vd., 1999). Ayrıca bazı koşullarda farklı ürünlerin bir arada yetiştirilmesi, ürün kaybını azaltmaya, zararlı böcek yada hastalık populasyonunu kontrol etmeye katkıda bulunabilmektedir. Matteson vd. (1984) çiçek thripsi olan Megalurothrips syostedri’nin mısır-börülce karışımlarında %42 azaldığını bulmuşlardır. Benzer olarak Aydın vd. (1994) da mısırda soya veya fasulye ile karıştırıldığı zaman yalnız ekilen mısıra göre kurtların oluşturduğu galeri oranının düştüğünü belirlemişlerdir.

Bitkilerin karışık olarak yetiştirilmesi yabancı otlarla da mücadelede üstünlük sağlamaktadır. Monokültürde yabancı otların gelişmesine elverişli geniş boşlukların bulunması yabancı otların artmasını sağlar. Buna karşılık karışımlarda bu boşluklar kapanacağı için yabancı otlar gelişme mekanı bulamazlar. Risch vd. (1983) tespit ettikleri 150 yabancı ot türünden karışık ekimde %53’ünün azaldığını, %18’inin arttığını, %9’unun değişmediğini, %20’sinin ise farklı tepki verdiğini belirlemişlerdir. Koruyucu bitki uygulaması da, tesis yılında zayıf gelişen çok yıllık yem bitkilerinde yabancı ot mücadelesinde etkili olmaktadır. Nitekim Erzurum’da yapılan bir çalışmada koruyucu bitki uygulaması ile yonca içindeki yabancı ot oranının %69’d an % 1 ’e düştüğü belirlenmiştir.

Yonca Hortumlu Böceğinin Doğal Düşmanları

Çok yıllık yem bitkileri biyolojik mücadeleye uygunluk gösterirler. Çünkü kontrol ajanlarının ortama yerleşip çoğalabilmeleri birkaç yıl alır. Zararlı böcek parazitleri yonca gibi çok yıllık yem bitkileri tarlalarında çoğalabilirler. Araştırmalar yem bitkilerinde biyolojik mücadele için kullanılabilecek ajanlar ortaya çıkarmışlardır. Örneğin yonca hortumlu böceği için parazit iki eşek arısı türü (Bathyplectes anurus ve Microctonus aethiopoides) bulunmuştur. ABD’de yonca hortumlu böceğinin doğal düşmanları aranmış ve başta Bathypectes curculionis (Thoms.) olmak üzere 15 kadar doğal zararlısı bulunmuştur. Yine yapılan bir çalışmada özellikle yonca piresi için etkili predatör kurtçuklar tespit edilmiştir.

Alelopati, yani bitkilerin salgıladığı bazı kimyasalların diğer bitkilerin büyüme ve gelişmesini olumsuz etkilemesi yem bitkileri arasında oldukça yaygındır. Bu özellik iyi bir idare tarzı ile etkin bir yabancı ot mücadelesine dönüştürülebilir. Başta yonca olmak üzere çayır üçgülü, ak üçgül, yeraltı üçgülü, tüylü fiğ, çok yıllık çim, kılçıksız brom ve kamışsı yumak gibi önemli yem bitkileri alelopatiktir. Yonca; medkarpin, sativan, saponinler, kanavanin ve klorgenik asit gibi kimyasallar sentezler. Bunlar yonca tarlasında yer alan yabancı otların çimlenmesini, büyüme ve gelişmesini engellemektedir. Özellikle Chenepodium album ve Amaranthus retroflexus gibi yabancı otların yonca etki alanına girmesi önemlidir.

Organik Yem Bitkileri Yetiştiriciliği HASAT

Organik tarım yönetmeliğine göre organik ürünlerin hasadında (Madde 13-a ve b) kullanılan teknik araç ve gereçlerin ekolojik tahribat ve kirlilik oluşturmaması gerekir. Elle toplama materyalleri ürünün organikliğini bozmayacak yapıda olmalıdır. Toplama materyalleri hijyenik olmalıdır. Yem bitkilerinde ot hasadının uygun bir zamanda yapılması hem ot verimi hem de ot kalitesi açısından önemlidir. Geç yapılan biçimler belki ot veriminin fazla olmasını sağlar, ancak otun besleme değerini düşürür. Bu nedenle hasatta gecikmemek gerekir.

Ot hasadı yoncada çiçeklenme başlangıcında, korungada çiçeklenme başlangıcı ile yarı çiçeklenme arasında, çayır üçgülün de %30-65 çiçeklenme de, fiğ-tahıl karışımlarında tahılın süt olum döneminde, yalın fiğ ekimlerinde alttaki ilk baklanın oluştuğu ve tam olarak dolduğu dönemde, gazal boynuzunda tam çiçeklenme döneminde yapılmalıdır. Böylece kaliteli ve yüksek miktarda ot alınır. ise genel olarak çiçeklenme başlangıcında hasat edilmelidir. Çok yıllık bitkilerde tesis ömrünün uzun ve gelecek büyümenin daha kolay olması için biçimlerin en az 5 cm anız yüksekliği bırakılarak yapılması tavsiye edilir. Hatta kışa girerken yapılacak son biçimin biraz daha yüksekten yapılması faydalıdır. Hasatlarda organik tahribat ve kirlilik meydana getirmeyen bir yöntem ve ekipman kullanılmalıdır.


Hakkında HB_Editör

İlginizi Çekebilir

Yonca Yem Bitkisi

Yonca Yem Bitkisi

Makalede Neler Var ?1 Yonca Yem Bitkisi Yetiştiriciliği1.1 Dünyada En Çok Yetiştirilen Yem Bitkisi Yonca1.1.1 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.