Koyunlarda Hormon Uygulama Yöntemleri ve Tekniği

Koyunlarda Hormon Uygulama

Entansif koyunculukta artan masraflar ve işçilikle giderleri, diğer memeli evcil türlerde olduğu üzere, hayvanların doğal üreme veriminin ve sıktığını değiştirmeye ve denetim altına almaya zorlamaktadır. Bu durumda kızgınlık döngüsün ve yumurtlamanın yapay fizyolojik yollarda denetimi eksogen üreme hormonlarının kullanılmasını gündeme getirmiştir. Bu yaklaşım içinde üreme hormonlarının kullanılması, ileri ülkelerde özellikle hayvan ıslahının bir aracı olan yapay tohumlamayla ele alınarak uygulama alanı bulmuştur. Yurdumuzda üreme hormonlarının saha düzeyinde kullanımı yok denecek düzeyde sınırlıdır.

Yurdumuz koyun ıslahı çalışmalarında gündemdeki sorunların başında nitelikli damızlık sorunu vardır. Bu nedenle gerek araştırma kurumlarda oluşturulan yeni tiplerden, gerekse dışarıdan ithal edilen kültür ırklarından en yoğun şekilde yararlanma zorunluluğu vardır. Bu durum yapay tohumlamayı etkin bir şekilde ıslah çalışmalarına sokmakla çözümlenecektir. Ancak yapay tohumlamada başarıyı yükseltmede, kızgınlığın düzenlenmesi temel koşullardan biridir. Bu da hormonal işlemlerde sağlanabilecektir. Koyunlarda hormonal uygulamalar, işletme düzeyinde de iş planlamasını sağlamakta ve verimliliği arttırmaktadır.

Koyunlarda Hormon uygulamanın amaçları

Koyunlarda hormon uygulamasının amaçları şöyle özetlenebilir:

1. Kızgınlık döngüsü ve yumurtlamayı denetleyerek, doğal aşım yada yapay tohumlama izleneceklerini düzenleme,

2. Çiftleştirmenin toplulaştırılması ile yapay tohumlama teknisyeninde yoğun bir şekilde yararlanma ve kuzulamanın kısa bir sürede gerçekleşmesini sağlama.

3. Başarılı ve toplulaştırılmış çiftleşmeyi izleyen dönemde sütten kesim, besi ve pazarlama için bir örnek (yaş, canlı ağırlık) kuzu özdeği sağlama.

4. Normal çiftleştirme mevsiminde ikizlik oranının arttırılması yanında mevsim dışı kuzulatmanın oluşturulması.

5. Bakım, besleme, işgücü, bina ve diğer kaynakların kullanılmasında verimliliği yükseltme

6. Aşım mevsiminin dolayısıyla kuzulatmanın işletme yada işletmeler arası düzenlenmesiyle kuzu ve süt verimini bütün yıla yayma.

7. Embriyo aktarımı tekniğini daha kolay uygulama.

8. Bilimsel çalışmalar için aynı zaman kesitinde doğmuş öz yada üvey kardeş elde etme.

Koyunlarda Hormon Uygulama Yöntemleri ve Tekniği

ve Tekniği

Kullanılan başlıca hormonlar

GKSH. FSH ve LH benzeri fizyolojik etkiye sahiptir. Bu hormon. yapıldığı andaki folliküllerin durumuna göre, ya FSH olarak graaf folliküllerin gelişmesini sağlamakta, yada LH olarak yumurtlamayı sağlamakta yada her iki işlevi göstermektedir.

GKSH, koyunlarda normal aşım mevsiminde çoklu yumurtlatma (super ovulasyon) anöstrüs dönemde kızgınlık ve yumurtlatmanın oluşturulması amacıyla kullanılır. Kas içi verilir.

GKSH kızgınlık düzenleyici hormonlardan sonra uygulanır.

Koyunlarda Kadın plasenta hormonu (KPH) Kullanımı

KPH, daha çok LH etkisi gösteren bir hormondur. Koyunlarda KPH, genellikle GKSH dan sonra uygulanır. Bununla birlikte çoklu yumurtlatıcı olarak KPH’nın kullanılması çok yaygın değildir.

KPH da, kızgınlık düzenleyici hormonlardan sonra kullanılır. Kas içi verilir.

PH ‘nun FSH/LH hormolarının karşıtı olması nedeniyle kızgınlığı durdurucu yada baskı altında tutma özelliğı vardır. Bu özelliğinden yararlanılarak kızgınlığın düzenlenmesinde ve toplulaştırılmasında kullanılan en yaygın hormondur. Progesteron beklenen yarar, kullanılan hormonun kısa sürede etkili ve en önemlisi kısa sürede vücuttan atılmasına bağlıdır,

Koyunlarda Hormon Uygulama yöntemleri

Enjeksiyon yöntemi

PH’nın kas içi olarak verilmesidir. Bu yöntemde enjeksiyon sıklığı. uygulanan doz ve uygulama süresi bakımından birçok seçenek vardır, PH’nın bu şekilde verilmesinin uygulanabilir ve ekonomik olmadığı görülmektedir

Ağız (oral) yöntem

PH, yem içinde, pelet olarak yada ağızdan kapsüllerle verilir. Ağız yoluyla hormon uygulama yönteminin geviş getirenlerde sınırlı düzeyde kullanılabileceği anlaşılmaktadır. Bunun nedenleri arasında; günlük yem tüketimdeki değişme, sindirim olayının karmaşık olması, yemlerin hareket hızının ayrı olması sayılabilir.

Vaginal yöntem

Bu yöntemde PH emdirilmiş süngerler özel spekulum aygıtıyla vaginaya sokularak serviks uteri bölgesine bırakılır. Bir süre vaginada bırakılan süngerlerle PH kana karışır. Sürenin sonunda sünger, kendine bağlı iplik yardımıyla dışarı çıkartılır. En yaygın PH uygulama yöntemidir.

İmplantasyon yöntemi

PH emdirilmiş implantlar özel bir trokar aracılığıyla koyunların ön koltuk deri altına yerleştirilir, Koç katımından yaklaşık 14 gün önce uygulanır. Her implant 5 cm boyunda ve 0.93 cm çapındadır. Uygulanabilir bir yöntemdir.

PGF2a korpus luteuma eriten ve giderek yok eden bir etkiye (luteolilik) sahiptır. Bunun sonucu olarak korpus luteumun salgısı olan progesteron giderek ortadan kalkar. Kızgınlık dongüsünde yeniden Folliküller evre başlar. Bu özelliğinden dolayı, yapay PGF2a, kızgınlığın denetiminde başarıyla kullanılır. Kas için uygulanır. Prostaglandinler, anöstrüs dönemde etkisizdirler.

Koyunlarda üreme hormonları yukarıda da değinildiği üzere genelde üretim amacıyla kullanılır. Sağılım amacıyla üreme hormonların kullanması çok sınırlıdır, hemen hemen hiç kullanılmazlar.

Koyunlarda, sığırlarda olduğu üzere, kızgınlık ve yumurtlama zamanının denetimi, kızgınlık döngüsüne yapılan müdahalenin niteliniğine göre iki türlü olur. Birincisi, normal luteal evreyi kısaltmaya yönelik hormon uygulamasıdır. Bu durumda koyunlar folikülller evreye ayni anda girecekler ve gelecek kızgınlıklar büyük oranda kısa bir sürede toplanacaktır.Bu amaçla yaygın olarak F serisi prostaglandinlerin luteolitilik etkilerinden yararlanılmaktadır.

İkincisi ise, birincisinin aksine luteal evreyi uzatarak, folliküller gelişmenin baskı altında tutulmasıdır. Yeterli bir sürede yapılan bir uygulamalardan sonra, hormonal engelin ortadan kaldırılmsıyla koyunlar foliküller evreye ayni zamanda gireceklerdir. Bu amaçla progesteron etkili yapay üreme hormonlar kulanılır.

Koyunlarda kızgınlığın ve yumurtlamanın denetiminde en yaygın bir şekilde progesterondan yararlanılmaktadır. Bu hormon ise en etkin bir şekilde vaginal yöntemle koyunlara verilir. Vaginal yöntemin 3 aşaması vardır.

  1. Süngerin Yerleştirilmesi
  2. GKSH enjeksiyonu
  3. Çiftleştirme

1.

Süngerelere ortalama 2.5 cm uzunluğunda, 3cm çapında poliüretandan yapılmış küçük silindirlerdir. Bunlar, özel bir spekulum aygıtıyla serviks uteri bölgesine yerleştirilir. Süngere emiştirilmiş prostagenler vagina mukozası tarafından emilerek progesteron işlevi yapar. Bu işlev, bilindiği üzere hipofiz gonadotropik hormonlarının (FSH/LH) durdurulması ve GKSH’na koyunu hazırlama şeklinde özetlenebilir.

Seçilecek süngerin tipi önemlidir. Sünger tipi, yaşa (koyun yada anaç kuzu) ve mevsime (çiftleşme mevsimi yada anöstrüs mevsimi) uygun olmalıdır.

Ergin koyunlar için iki tip sünger vardır:

• 40 mg. progestagen emdirilmiş süngerler. Bunlar çiftleşme mevsiminde kullanılır ve koyunda 14 gün süreyle bırakılır.

• 30 mg. progestagen emdirilmiş süngerler. Bunlar anöstrüs mevsiminde kullanılır ve 12 gün süreyle bırakılır.

Anaç-kuzular için ise 40 mg. progestagen içeren bir tip sünger vardır. Vaginada 14 gün süreyle bırakılır.

Süngerin vaginada bırakılma süresi koyunun letual süresinc eşit yada uzun olmalıdır. Bundan dolayı çiftleştirme döneminde 14 günlük bir süre uygundur. Diğer yandan. bırakıldığı süre sonuna değin progestagen salgısının sağlanması için süngere yeterli miktarda hormon emdirilmelidir (ortalama 40 mg).

Sünger

Sünger, ilk aşamada özel bir spekulumun ucuna gelecek şekilde bir pistonla yerleştirilir. Sonra bu spekulum serviks uteriye ulaşıncaya değin üreme organına sokulur. Son aşamada sünger itici pistonun yardımıyla 2-3 cm itilerek serviks uterinin ağzına bırakılır ve spekulum ve itici piston geri çekilir. Süngere bağlı naylon ip hayvanın vulvasından sarkar. Bırakılma süresinin sonunda naylon ip çekilerek sünger dışarıya çıkartılır. Sünger sabahları çıkartılmalı ve GKSH derhal enjekte edilmelidir. Bu işlemler yavaş bir şekilde yapılmalıdır.

Yılda birden çok kuzulatma yapılıyorsa son kuzulama tarihi ile süngerin verilişi arasında geçen süre önemlidir. Bu süre çiftleşme mevsiminde en az 60 gün, anöstrüs mevsiminde 75 gün olmalıdır.

Yöntemde kızgınlığın toplulaştırılması ve buna bağlı olarak çiftleştirme işinin en kısa zamanda en yüksek gebelik oranının gerçekleştirilmesi amaç olduğuna göre, çiftleştirme elde aşım şeklinde yapılıyorsa ergin yada anaç kuzular gruplandırılmalıdır. Bu gruplandırma şöyle yapılır:

• Çiftleştirme mevsiminde süngerin 3-4 gün aralıklarla yerleştirilmesiyle birbirinden ayrı senkronize gruplar oluşturulur. Bu gruplandırmalarda her bir koça ayrılacak hayvan sayısı 10 ergin koyun yada 7-8 anaç kuzudur. Bu şekilde 3-4 günluk aralıklarla toplulaştırılmış kızgınlık gösteren gruplar elde edilir.

• Anöstrüs mevsiminde ise 7 günlük aralıklarla senkronize gruplar oluşturulur. Bu mevsimde bir koça ayrılacak dişi sayısı 5 ergin koyun yada 3-4 anaç kuzudur.

2.

GKSH. süngerin alınmasıyla birlikte kas içi verilir. Burada uygulanacak GKSH dozu için dikkate alınması gerekli noktalar şunlardır:

  • Sürünün döl verim düzeyi

Çiftleşme mevsiminde döl verim düzeyi düşük olan sürülerde uygulanacak GKSH dozu. verim düzeyi yüksek olan sürülerden daha yüksek olmalıdır.

  • Laktasyon durumu

GKSH dozu emziren, sağılan ve sağılmayanlara göre ayrım gösterir. Laktasyon durumundaki hayvanlara uygulanacak GKSH dozu daha yüksek olacaktır.

  • Son kuzulamadan sonra geçen zaman (süre)

Bu zamana göre GKSH dozu azaltılır.

  • Irkın performansı ve sürünün fizyolojik durumu

Genel olarak prolifik ırklarda uygulanan doz daha düşüktür. Diğer yandan sürünün içinde bulunduğu fizyolojik durum da GKSH dozunu etkiler. Örneğin mevsimsel anöstrüs doruğunda bulunan bir ırk, diğer dönemlere göre daha yüksek düzeyde GKSH dozuna gereksinme duyarlar.

  • Çiftleşme mevsimi aşaması

GKSH, çiftleşme mevsimi aşamasına göre değişir. Çiftleşme mevsiminin ortalarına doğru, anöstrüs durumundaki hayvanların sayısı azalacağından ve hayvanlar GKSH’na daha duyarlı olacağından doz giderek azalır.

  • Amaçlanan kuzu verimi düzeyi

GKSH dozu arttıkça doğal olarak kuzu verimi artar ve kısırlık düşer. Ancak kuzu verimi yükseldikçe daha çok barınak, iş gücü ve yeme gereksinme duyulur. Amaç artan kuzu verimine koşut olarak pazarlanabilen kuzu sayısını arttırmak olduğuna göre her işletmenin amaçladığı kuzu verimi önceden belirlenmeli ve GKSH dozu buna göre ayarlanmalıdır. Bütün bu etmenler gözönüne alındığında optimum GKSH dozu ergin koyunlar için anöstrüs mevsiminde 400-700 U.B, çiftleşme mevsiminde 300-600 U.B (Uluslararası Birim) arasında değişir.

Progesteronlu süngerin belirlenen süre sonunda çıkarılışı ve GKSH enjeksiyonundan 1-2 gün sonra koyunların yüzde 95-100’ünde kızgınlık görülür.

3.

Koyunlarda kızgınlık süresinin sonunda yumurtlama olmasından dolayı gebelik oranının yükseltilmesi için çiftleştirmenin buna göre ayarlanması gerekir. Bu nedenle en uygun çiftleştirme zamanı GKSH enjeksiyonu sonrasındaki 48. ve 60. saatlerdir. Çiftleştirme, elde aşım yada yapay tohumlama şeklinde uygulanır.

  • Koyunlarda Elde aşım

Dişiler, kızgınlık aramaksızın GKSH enjeksiyondan 48 ve 60 saat sonra iki kez aştırılır. Bir koça ayrılacak dişi sayısı ve iki aşım arası süre, mevsime, koça ve besleme durumuna göre değişim gösterir. Aşımlar arasında koçlara 10 dakikalık bir dinlenme sağlanmalıdır.

Aşım grupları arasındaki süre ve bir koça ayrılacak dişi sayısı mevsime ve dişilerin yaşına göre ayrı olacaktır. Bu amaçla hayvanların gruplandırıldığı daha önce anlatılmıştı.

Kızgınlığın üreme hormonlarıyla toplulaştırılması yapay tohumlamayı zorunlu duruma getirir. Çünkü çok kısa süre içinde kızgınlık gösteren koyunların döllenmesi genelde yapay tohumlama ile olasıdır. Aslında bu durum, yapay tohumlamanın etkinliğini de artırır.

Yapay tohumlama şeklinde yapılan çiftleştirme de kızgınlık gözlenmeksizin

GKSH enjeksiyonundan 48 ve 60 saat sonra yapılır. Bir kez tohumlamada yeterli olabilir.

Taze spermayla tohumlama yeğlenir. Bir ejakula taze sperma (yaklaşık 1-1.5 cm3 ) ile 10 tohumlama (1 tohumlama için 0.1 cm3 taze sperma yeterlidir) yapılabilir. Taze sperma birkaç saatten fazla saklanamaz.

Koyunlarda Tekrarlanan kızgınlıklarda çiftleştirme

Normal dönemde yapılan çiftleştirmelerde çeşitli nedenlerden dolayı koyunların bir kısmı gebe kalmayabilir. Bunların kimilerinde de kızgınlıklar tekrarlanır. İşle bu koyunların gebe kalmalarını sağlamak amacıyla birinci çiftleştirmeden 15 gün sonra koyunlar arasına koç bırakılır. Mevsimsel anöstrüs sırasında üreme hormonlarıyla oluşturulan kızgınlıkta, koyunlar gebe kalmazsa bunlar normal aşım mevsimine değin tekrar kızgınlık göstermezler.

Koyunlarda kuzulamayı çok daha kısa bir sürede toplamak amacıyla gebelik süresinin son günlerinde de hormonal etkilerden yararlanılabilir. Bu amaçla gebeliğin 144-146 günlerinde bütün dişilere (kuzulamamışsa) beta yada deksamethason gibi bir preparat enjekte edilir. Bu şekilde kuzulama 1-2 gün gibi çok kısa bir süreye toplanabilmektedir.

Paylaşmak önemsemektir!


Yazar: HB_Editör