Perşembe , Şubat 22 2018
Son Dakika
Anasayfa / HAYVANCILIK / Küçükbaş Hayvancılık / KOYUN VE KEÇİLERDE BESLEME İLE İLGİLİ HASTALIKLAR VE TEDAVİLERİ

KOYUN VE KEÇİLERDE BESLEME İLE İLGİLİ HASTALIKLAR VE TEDAVİLERİ

VE TEDAVİLERİ

Koyun ve Keçilerde besleme ile ilgili hastalıklar ve tadavi yöntemleri hakkında gerekli yazımızı hazırladık. Koyun ve keçilerde en çok karşılaşılan hastalıkların başında beslenme ile ilgili hastalıklar gelir. Şimdi bu hastalıkları ayrı ayrı başlıklar halinde inceleyelim.

Ağız Sütü Eksikliği:

Yavruların ağız sütü içememeleri, az içmeleri veya ağız sütünün içerik olarak yetersiz olması sonucunda ölmeleri ile ortaya çıkan bir problemdir. Ağız sütünün ( Kolostrum) yavrular tarafından alındığının bilinmesi, bu yönde gözlenmesi, gerekirse elden içirilmesi gerekir. Doğumdan önce (yaklaşık 1 ay önce) annelerin aşılanması yavruların korunmasını sağlar. Yine de doğumdan sonra yavrulara hazır antiserum enjeksiyonu yapılması da koruyucu hekimlik yönünden faydalı olur.

Beyaz Kas Hastalığı:

Yavrularda kasların bozulması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Yavrular zayıf, topal ve kambur olurlar. Kalp kası da etkilendiği için çoğunlukla ölümle sonuçlanır. Selenyum ve E vitamini eksikliği sonucunda ortaya çıktığı için, bu kombinasyonu içeren enjeksiyonların yapılması, annelerin yemlerine E vitamini ve Selenyum katılması gerekir.

:

Genellikle öksüz yavrularda görülür. Bol sıvı ile birlikte ishal kesici, ishalden kaybedilenlerin yerine getirilmesini sağlayıcı tozlar içirilmelidir. Ayrıca; kötü kaliteli yemler, yem değişiklikleri, zehirli otlar, mikroplu sular ishale sebep olabilir.

:

Yavrularda, fosfor ve D vitamini eksikliği sonucunda, özellikle uzun kemiklerin bükülmesi ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Kalsiyum ve fosfor oranının dengesizliği veya emilim bozuklukları da raşitizmaya sebep olur. Yemin dengelenmesi ve D vitamini enjeksiyonlarıyla erken dönemde çözüm sağlanabilir.

Gebelik Toksemisi:

Çok yavru doğuran ırklarda söz konusu olan, annenin enerjisinin birden fazla yavruya yetmediği durumlarda ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalık birden fazla yavru taşıyan gebe koyun ve keçilerde ortaya çıktığı için, çoğunlukla hem anneyi, hem de yavruları kaybederiz. Gebeliğin son ayında annelere yüksek enerjili yem veya enerji ön maddeleri içeren yem katkıları verilerek önlenir. Bazen anneyi kurtarmak için, ilaçla yavru attırılması da çare olabilir. Önerilen her zaman koruyucu yardımlardır.

, Kalsiyum Eksikliği):

Daha çok yaşlı annelerde, titreme ve yatıp kalkamama şeklinde ortaya çıkan bir hastalıktır. Doğumdan önce veya sonra görülebilir. Kalsiyum eksikliği, kalsiyum emilimini bozan etmenler hastalık sebebidir. Yaşlı annelerde kalsiyum emilimi ve kullanımı bozulduğundan daha sıklıkla görülür.

Önlem için; kalsiyum ve fosfor dengesine dikkat edilmelidir. D vitamini enjeksiyonu yararlı olur. Hastalık meydana geldiğinde kalsiyum enjeksiyonları ile tedavisi mümkündür.

Çayır Tetanisi ( Magnezyum Eksikliği, Süt Tetanisi):

Annelerin otladığı çayırlardaki otların Magnezyum ’dan yoksun olması, yeni büyümekte olan taze otların magnezyum içeriğinin çok düşük olması bu hastalığa sebep olur.

Özellikle ilkbaharda hızla büyüyen otlar magnezyumdan fakir olurlar. Ayrıca magnezyumun emilimini engelleyen birçok faktör de bu hastalığa yol açabilir. Hayvan yatar ve titrer. Magnezyum içeren yem katkıları önleyici olarak kullanılır. Magnezyum içeren yalama taşları, yalama kovaları yararlı olur. Tedavisi vardır. Damar içi magnezyum verilmesi hızla iyileşmeyi sağlar.

:

İyot eksikliği veya emiliminin engellenmesi kuzu ve oğlaklarda guatr hastalığına yol açar. Lahana, karnabahar yapraklarının yedirilmesi ile ortaya çıkan yavrularda çene altında şişlik veya ölü doğum ile sonuçlanan bir hastalıktır. Çoğunlukla tüysüz, ölü yavru doğar. Guatr’a sebep olan lahana, karnabahar yapraklarının verilmemesi önleyici olarak yeterlidir. Yemlere iyot katılması, iyot içeren yalama kovaları yararlıdır.

Ketosis:

Sağılmakta olan annelerde enerji eksikliği sebebiyle, iştahsızlık ve sinirsel belirtiler ile ortaya çıkan bir hastalıktır.

Anneler yavrularına yeterince laktoz ( süt şekeri) verebilmek için sütteki laktoz seviyelerinden taviz vermezler. Ancak; enerjileri yetmediğinde zayıflama ve yağların erimesi sonucu keton cisimcikleri oluşur. Keton cisimciklerinin aşırı miktarda artması ve kana karışması ile ketosis hastalığı oluşur. Önleyici olarak enerji ön maddeleri yani, enerjiye dönüşen maddeler yeme katılır. Hastalık oluştuğu zaman ise tedavisi mümkündür. Gebeliğin sonuna doğru kademeli olarak, taneli yemlerin arttırılması hastalığın oluşmasını önler.

Asidoz:

İşkembede sindirimi bakteriler gerçekleştirir. Bakterilerin bir kısmı nişastalı yemleri sindirerek laktik asit oluştururlar. Diğerleri ise bu oluşan asitleri vücuda yararlı hale getirirler. Bakterilerin dengesinin bozulması sonucu ise asitleri alıp, kullanarak işe yarar hale getiren bakteriler ölür. Asit kullanılamaz. Buna sebep olan aşırı taneli yemler, ince öğütülmüş nişasta kaynakları ve buna karşılık otların ( selüloz kaynaklarının) az olmasıdır.

Asidoz sonunda, iştahsızlıktan ölüme kadar varan problemler meydana gelir. Koyun veya keçilere ekmek verilmesi, alışık olmadıkları şekilde meyve artıkları ya da patates verilmesi, ani yem değişiklikleri hastalık sebebidir. Bunları önlemek ise başlıca önlemdir. Yemlerin ince öğütülmüş olmasından kaçınmak gerekir. Yemlerde ani değişiklikler kesinlikle tavsiye edilmez.

Hastalık iştahsızlık, ishal, yatma veya şok ile kendini gösterebilir. Erken müdahalede tedavisi mümkündür.

Ayrıca; koruyucu olarak barınaklara serbest ulaşımlı yemek sodası konulması büyük ölçüde yarar sağlar. Mermer tozu ve magnezyum oksit’in yemlere katılması asidi engelleyici etki yapacağından yararlı olur. Önlem için ilk yapılacak iş hayvanların önünden yemleri kaldırmaktır.

:

Genellikle baklagil otlarının yeşil ve taze olarak yenmesiyle ortaya çıkar. İşkembede gaz toplanır. Acilen müdahale edilmezse hayvan solunum durmasından ölebilir. Köpük giderici, şişlik durumları için hazırlanmış ilaçların bulundurulması ve derhal içirilmesi en uygun yöntemdir. Müdahalede geç kalmamak için bu ilaçların hazırda bulundurulması, gür olarak çıkmış taze otların bulunduğu yerlerde otlatmama koruyucu önlemlerin başında gelir.

İdrar Taşları ( Böbrek Taşları, İdrar Kesesi Taşları ) :

Erkeklerde idrar yolunu tıkayan taşlar çok tehlikelidir. İdrar kanalı bir (S) şeklinde kıvrım yapar. Genellikle kıvrım bölümünde tıkanmalar idrar kesesi yırtılmasına varacak boyutta büyük problem yaratabilir. Kıvrımdan geçebilen küçük taşlar penis ucuna kadar ilerleyip, çav derisindeki tüylerde birikebilirler.

Taş oluşumuna, yüksek oranda fosfor içeren yemler neden olur.

Kalsiyum eksikliği ve fosfat fazlalığı ile birlikte oluşan kalsiyum fosfat veya magnezyum amonyum fosfat taşları, kum veya taş şeklinde görülürler. A vitamini eksikliği de taş oluşumuna yardımcı olur. Su alımındaki eksiklikler, taş oluşumuna sebep olan etkendir. Taneli yemlerin yem formülünde fazla yer tutması da taş oluşumunu arttırır.

Taşların tedavisi genellikle cerrahidir. Önlemek için; A vitamini ve tuzun yemlere katılması, rasyondaki kalsiyum ve fosfor oranının doğru olması gerekir. Yemlere amonyum klorür katılması da önleyici rol oynar. Yeterince bol ve temiz su sağlanması şarttır.

:

Erkeklerde çav derisinin yangısıdır. Yüksek proteinli yem yiyen erkeklerin, özellikle yemlerde yoncanın çok olması sonucunda, çav derisi tahriş olur. Tahriş olmuş deriye mikropların yerleşmesi ( Corynebacterium renale) sonucunda yangı başlar. Çav derisi şiş, ağrılı hale gelir. Hatta yara olur. Erkekler aşım yapamaz. İştahsızlık baş gösterir. İleri durumlarda penisi dışarı çıkaramazlar. Deri ucundaki tüylerin kırpılması, temizlenmesi ve merhem sürülmesi ile tedavi edilebilir. Koruma amacıyla derhal proteini düşük rasyona geçmek, özellikle veriliyorsa, yoncadan vazgeçmek yerinde olur.

Laminitis ( Arpalama, Hamurlama Sonucu Topallık):

Asidoz veya sürekli asidoz ( kronik asidoz) sonucu ortaya çıkan topallık sorunudur. Laminitis (Topallık) asidozu takip ederek oluşan bir hastalık olduğu gibi meme yangısı ( mastitis), rahim iltihabı ( metritis) gibi hastalıklar ile, doğumu takip eden günlerde de meydana gelebilir.

Topallık ile birlikte tırnakların aşırı uzaması, tırnağın canlı kısma birleştiği yerde yangı, kızarıklık, ileri vakalarda tırnak üzerinde yuvarlak, yüzük şeklinde çizgilerle kendini gösteren bir hastalıktır. İlk oluştuğunda tedavisi mümkündür ve başarılı olur. Tedavide gecikme olursa hayvan dizlerinin üstünde yürümeye çalışır. Çünkü ön ayaklar daha çok hasar görür.

Listeriosis:

Yavru atmaya sebep olan, sinirsel belirtilerle ortaya çıkan, insanlara da bulaşabilen bir hastalıktır. Asıl sebebi Listeria denen mikroorganizmadır. Özellikle, bozuk silaj yedirilen sürülerde dikkati çeken bir problemdir. Dudakların titremesi, iştahsızlık, yutma zorluğu, sallantılı yürüyüş ile kendini gösteren hastalık genellikle ölümle sonuçlanır. Hastalık erken safhada yakalanırsa antibiyotikle tedavi şansı olabilir. Başka hastalıklarla karışabilir. Teşhis için laboratuvar tahlili şarttır. Tedavi girişimleri çoğunlukla başarılı olmaz. Hastalıktan şüphelenildiği zaman ilk iş olarak silajı hayvanların önlerinden kaldırmak gerekir. Bozuk silajdan kaçınmak şarttır.

Eğrelti otu koyun ve keçilerin yediği bir ot değildir. Ancak; başka yiyecek bir şey bulamadıklarında ve aç kaldıklarında yerler. Eğrelti otunun içerisindeki bir enzim Thiaminin (B1 vitamini) kullanımını engeller. B1 vitamini sinirleri koruyan vitamin olduğundan eksikliği sinirsel belirtilere sebep olur. Nadir görülen, başka hastalıklarla karışan bir durumdur. B1 vitamini enjeksiyonları ile tedavi sağlanır.

:

Bu hastalığa karşı aşılanmamış koyun ve keçilerin ani ölümüyle sonuçlanan bir problemdir. Asıl sebebi Klostridyum perfringens adı verilen mikroorganizmadır. Fakat; besleme ile yakından ilgilidir. Hastalık kırağılı ot yiyen, anızda otlayan, ani yem değişikliği yapılan sürülerde ölümle sonuçlandığı için bir besleme hastalığı gibi algılanır. Halbuki aşılı hayvanlar için problem söz konusu değildir. Tedavisi yoktur. Tedavi şansı olmadan hayvanlar ölür. Tek çare aşılamadır.

 

Paylaşmak önemsemektir!


Hakkında HB_Editör

İlginizi Çekebilir

Koyun ve Keçilerin Besin Maddesi Gereksinimleri

Makalede Neler Var ?1 Koyun ve Keçilerin Besin Maddesi Gereksinimleri Nelerdir ?1.1 Koyun ve Keçilerin …

shares