Perşembe , Şubat 22 2018
Son Dakika
Anasayfa / HAYVANCILIK / Kanatlı Yetiştiriciliği / Tavuk Yetiştiriciliği / Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı

TAVUK VEBASI (KUŞ GRİBİ)

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Ülkemizde, ilk kuş gribi vakasına, Balıkesir ili Manyas ilçesinde bulunan ve hayvanların açık alanda beslendiği bir hindi çiftliğinde, yabani kanatlıların göç dönemi olan 2005 yılı ekim ayında rastlanmıştır. Hastalık etkeni H5N1 virüsü Bornova Laboratuvarı tarafından teşhis edilmiş ve İngiltere- Weybridge’de bulunan EU Referans Laboratuvarı’nda doğrulanmıştır.

Ülkemizde ikinci mihrak, Iğdır ilindeki Aralık ilçesinden, Kasım 2005’te bildirilmiştir. Hastalık, köy tavukçuluğu başta olmak üzere 53 ile yayılmıştır. 2,5 milyon üzerindeki kanatlı hayvan, hastalığın kontrolü amacıyla itlaf edilmiştir. 12 kişide tespit edilen H5N1 vakası, Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) tarafından doğrulanmış; bunlardan çocuk olan 4 kişi ölmüştür.

2007 yılı Şubat ayında Batman ili Gercüş ilçesinde, H5N1’in yol açtığı ve 80 kanatlı ölümüyle sonuçlanan köy tavukçuluğu kuş gribi vakası olarak kendini göstermiştir. Enfeksiyon kaynağının, yabani türlerle temasa bağlı olduğu tahmin edilmiştir. Müteakiben, toplam 18 mihrak daha Batman ve komşusu olan Diyarbakır ilinden bildirilmiştir. Veteriner teşkilatının müdahalesi anında olmuş; tazminatlı itlaf, dezenfeksiyon, hayvan hareketlerinin kısıtlanması, av yasağı ve aktif gözlem dâhil olmak üzere çeşitli hastalık kontrol tedbirleri uygulanmıştır. İl Sağlık Müdürlüğü, Batman ve komşu şehirlerin yanı sıra, Gercüş ilçesinin 60 köyünün 46’sında bulunan 7.000 kişiyi taramadan geçirmiştir. Toplam 7 şüpheli vakadan numuneler alınmıştır ancak numunelerin hiçbirinden virüs izolasyonu yapılmamış ve hastanelerde bu tarihlerde şüpheli vakaya rastlanmamıştır.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Tanımı ve Önemi

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı tüm dünyada büyük ekonomik kayıplara neden olan bir hastalık olup tavukçuluk sektörünü tehdit eden en önemli viral hastalıklardan biri olarak kabul edilmektedir. Hastalığın zoonoz karakterde olması yani hayvanlardan insanlara bulaşması ve insanlarda da ölümcül vakalara sebep olması hastalığın önemini daha da arttırmaktadır.

(Avian İnfluenza, Tavuk Vebası, Pestis Avium, Bird Flu) Kuş gribi, evcil ve yabani kanatlılar ile memeli hayvanların çoğunda solunum ve sindirim sistemine ait belirtiler gösteren, ölümle sonuçlanan çok bulaşıcı bir hastalıktır.

Hasta tavuklarda yüksek bulaşıcılığı olan bu hastalık ilk kez 1878 yılında İtalya’da tespit edilmiş ve “tavuk vebası” olarak adlandırılmıştır.

Hastalık etkeninin bir virüs olduğu 1901 yılında ortaya konulmuş olmasına karşın, etkenin memeli influenza A virüsleri ile ilişkili olduğu ancak 1955 yılında gösterilebilmiştir. Hindilerde ise ilk izolasyon 1963 yılında Kuzey Amerika’da yapılmıştır.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Bulaşma Yolları

 Hasta hayvanların akıntıları ve özellikle dışkı ile direk temas,

 Bulaşık yem, su, malzeme ve kıyafetlerle temas,

 Klinik olarak hastalık belirtilerini göstermeyen su ve deniz kuşlarıyla temas,

 Kırık ve çatlak bulaşık yumurtalar civcivleri kuluçka makinesinde iken enfekte edebilir.

 Göçmen kuşlar vasıtası ile ülkeden ülkeye taşınır.

 Riskli dönemlerde sulak alanlara girip çıkan araç ve insanlar ile yerleşim yerlerine taşınır.

 Riskli dönemlerde avcılık faaliyetleri ile yerleşim yerlerine taşınır.

 Hastalık çıkmış olan yerleşim yerlerinden kontrolsüz araç ve insan hareketleri ile diğer yerleşim yerlerine taşınır.

 Riskli dönemlerde avcılık faaliyetleri ile yerleşim yerlerine taşınır.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Belirtileri

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı kuluçka süresi 3-5 gündür. Genellikle 24-36 saatte hastalık kendini gösterir. Hastalar 1-7 gün içerisinde ölürler.

Klinik semptomlar çeşitlidir, virüs suşlarının virulensi, etkilenen tür, yaş, çevre ve aynı anda seyreden bakteriyel hastalıklar semptomların üzerine etkilidir.

 Vücut ısısı yükselir, tüyler kabarır, iştahsızlık, depresyon, şiddetli ishal görülür.

 Yumurta veriminde durma noktasına varacak şekilde şiddetle azalma, yumurta kabuğunun yeterince gelişmemesine bağlı olarak şekilsiz yumurta görülür.

 Hasta hayvanların göz kapakları kapanabilir, konjuktiva şişmiş ve kırmızı renktedir.

 Sakal ibik ve gözlerin çevresinde karakteristik olarak ödem ve siyanoz şekillenir. Ödem boyun ve göğüs bölgesine de yayılabilir. Ödem boğulma ile sonuçlanan solunum güçlüğüne neden olur. Özellikle hindi palazlarında solunum yollarının tıkanması ilgi çekicidir.

 Burun deliklerinden grimsi kanlı bir eksudat gelir.

 Ayaklarda morarma görülür.

 Kitle hâlinde ani ölümler.

Hastalanan hayvanlar çoğunlukla iki gün içerisinde ölürler. Akut dönemi atlatan hayvanlarda eksitasyon, konvulsiyonlar veya dönme hareketleri ve ataksi dâhil olmak üzere sinirsel belirtiler, inkoordinasyon, yürüyememe ve ayakta duramama gibi klinik bulgular gözlenir. Yumurta verimindeki ani düşüşün yanı sıra yumurta kabuğunda renk açılması, kalitesinde bozukluk şekillenmesi ve incelme dikkat çekici şekilde artar.

Şiddetli depresyon, iştahsızlık, yumurta veriminde oldukça bariz ani bir düşüş, şişkin ve siyanotik ibik ve sakallarla karakterize yüz ödemi, göz çevresinde, ibik ve sakallarda siyanoz ve ödem, internal zarların yüzeylerinde peteşiyal kanamalar ve Ani ölümler görülür. (mortalite %100’e varabilir) Kesin teşhis için virüsizolasyonu gereklidir.

 Genelde şu semptomlar görülür:

 Tavuklarda ani ölüm vakalarında lezyonlar bulunmayabilir.

 Kaslarda şiddetli (ağır) kanamalar,

,

 Baş ve boyun bölgesinde subcutan ödemler,

 Burun ve ağız boşluğunda irinli akıntı,

 Konjuktiva’da şiddetli kanamalar, bazen peteşiler,

 Tracheanın lümeninde yoğun mukoz exudatı ya da şiddetli hemorajik tracheitis,

 Sternum’un iç kısmında serosada ve abdominal yağlarda, serosal yüzeylerde ve vücut boşluğunda peteşiyal kanamalar,

 Böbreklerde ağır kanamalar, bazen tubuluslarda ürat birikintileri ile birlikte ovaryumlarda hemorajiler ve dejenerasyon,

 Proventrikulusun mukozal yüzeyinde, özellikle taşlık ile birleşme yerinde hemorajiler,

 Taşlık’ın iç tabakasında hemorajiler ve erozyonlar (ülserler),

 Bağırsak mukozasındaki lenfoid dokularda hemorajik odaklar,

 Hindilerde; lezyonlar tavuklarda görülenlere benzer, fakat aynı derecede belirgin olmayabilir.

 Ördekler, virüsü saçabilir, klinik semptomları ya da lezyonları göstermeyebilir.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Teşhisi

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Klinik semptom, anemnez, otopsi bulguları kesin teşhis için yeterli değildir. Hastalığın kesin teşhisi laboratuvarda virüsünizolasyonu ve identifikasyonu ile mümkündür. Laboratuvarda teşhis çalışmalarında hemaglutinasyon inhibisyon (HI), virüsnötralizasyon (VN), agar jel presipitasyon (AGP), enzym linked immunosorbent assay (ELISA) gibi serolojik testlerden de yararlanılır.

Özellikle ilk izolasyonda Newcastle hastalığının elimine edilmesi yönünden HI testi pratik öneme sahiptir. Serolojik testler bilhassa epidemiyolojik çalışmalarda ve saha koşullarındaki salgınların belirlenmesinde kullanılır. Laboratuvara serolojik muayeneler için gönderilecek olan serum için sürünün % 1’inden kan alınmalıdır. Alınan kanlar pıhtılaştıktan sonra çizilerek serumu çıkarılmalı ve mümkünse serum gönderilmelidir.

Avian influenza klinik olarak İnfeksiyöz Bronşitis, İnfeksiyöz Laryngotracheitis, Tavuk kolerası, Newcastle hastalığı, Mikoplazma enfeksiyonları ve Marek hastalığının bazı formları ile karışabilmektedir.

Hasta veya ölen civciv ve piliçlerden birkaç tanesi, hastalar altı ve yanı kapalı kafeslerde, ölüler plastik torbalarda kutu içerisinde en kısa zamanda ve en seri araç ile laboratuvara gönderilir. Bu materyaller tipik vakalardan seçilmelidir. Hasta veya ölenlerin bütün olarak gönderilemediği durumlarda hastalığın tipik belirtisini gösteren hayvanların iç organları aseptik koşullarda çıkarılarak histopatolojik muayeneler için % 10 formol ihtiva eden kavanozlara, diğer muayeneler için % 50 gliserinli fizyolojik tuzlu su (FTS) bulunan kavanozlara konularak laboratuvara gönderilmelidir. Hastalığın zoonotik önemi dikkate alınarak otopsi ve marazi madde alma işlemlerini yaparken maske ve eldiven kullanılmalıdır.

Ayırıcı teşhiste; akut tavuk kolerası, Velojenik Newcastle hastalığı, Respiratorik hastalıklar ve özellikle ILT hastalıklarına dikkat etmek gerekir.

 Tavuk vebası hastalığının otopsi bulguları

Patolojik bulgular virüsün virulensine ve kanatlı türlerine göre değişkenlik gösterir. Ölüm sertliği ölümü takiben hemen şekillenir. Ani ölümlerde herhangi bir lezyon belirlenemezken ileri safhalarda dehidrasyon, karın yağları da dâhil kaslarda, iç organlarda kanamalar, baş ve boyunda deri altı ödemler, burun ve ağızdan akıntılar, sternumun iç yüzünde peteşiler, böbrekte, yumurtalıklarda, ön midede taşlıkta ve bilhassa bağırsak mukozasında kanamalar gözlenir.

Derinin karkastan sıyrılmasıyla deri altı dokularda sarısı renkte berrak bir sıvıya rastlanır. Kan damarları çoğunlukla tıkanmıştır. Karaciğer, dalak ve böbreklerde sarıdan griye kadar değişen odaklar, kanama ve nekrotik bozukluklar görülür.
Özellikle uzun süreli enfeksiyonların görüldüğü olgularda sinüzitis, fibrinöz perikarditis ve peritonitis gözlenir. Yumurta tavuklarında yumurtalıklarda kanamalar veya nekrotik odaklarla birlikte dejenerasyonlarda görülür.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Korunma ve Hastalıkla Mücadele

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı (Avian İnfluenza) hastalığı ihbarı mecburi hastalıklar arasında yer alır. Söz konusu hastalıkla mücadele Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yayımlanan yönetmelik kapsamında yapılmalıdır. Yönetmeliğin tamamına bu linkteki adresinden bakabilirsiniz.

2.6.1. Hükümet Veteriner Hekimi Gelinceye Kadar İşletmede Yapılacak İşlemler

Kümeslerde tavuk vebası hastalığından şüphelenildiği durumlarda ya da hastalık görüldüğünde hastalık ihbarını alan makamlar illerde Bakanlık il müdürlüğüne, ilçelerde ise ilçe müdürlüğüne derhal bildirir. Haber verme yükümlülüğü aynı zamanda serbest olarak çalışan veteriner hekim veya işletme dâhilinde çalışan veteriner hekim için de geçerlidir. Bu veteriner hekim en hızlı şekilde hükümet veteriner hekimine ilgili kuşkuyu bildirmelidir. Serbest veteriner hekim, hükümet veteriner hekiminin müdahalesini beklerken, hastalığın yayılmasını önlemeye yönelik her türlü önlemi almak zorundadır. Hükümet veteriner hekimi gelinceye kadar hastalık mahallindeki köy, kasaba, şehir, çiftlik ve işletmelerdeki görevli ve yetkililer tarafından aşağıdaki tedbirler alınır.

 Hasta ve sağlam kanatlılar ayrı ayrı yerlerde bulundurulur. Hasta kanatlıların bulunduğu yere giriş ve çıkışlar önlenir.

 Ölen hayvanlar muayene ve teşhis için muhafazaya alınır, kokuşma halinde ise herhangi bir ifrazatı akmayacak şekilde hayvan uğrağı olmayan bir yere sürüklenmeden nakledilir. İki metre derinlikteki çukurlara kireçlenerek gömülür.

 Hastaların temas ettiği ve hastalara ait her çeşit eşya, hayvan yemi ve hayvan maddelerinin dışarıya çıkarılması yasaklanır.

 Hasta hayvanların bakımı için yeterli sayıda kişiler görevlendirilir. Görevli kişinin dışında tecrit mahallerine hiç kimsenin girmesine izin verilmez. Hastaların bakımı ile görevlendirilenlerin, sağlam hayvanlarla ve bunlara ait malzeme ile temasları önlenir.

 Alınan tedbirlerin uygulanmasından, köylerde muhtarlar ve hayvan sahipleri, şehir ve kasabalarda belediyeler, mahalle muhtarı ve hayvan sahipleri, çiftlik ve işletmelerde ise hayvan sahipleri, işletme sorumlusu ve bakıcılar sorumludur.

2.6.2. Hükümet Veteriner Hekimi Hastalık Yerine Gitmeden Önceki Hazırlıklar

Tavuk vebası (Avian İnfluenza) şüphesi ile ihbar yapıldığında hükümet veteriner hekimi bu ihbarı yapan kişiyi belirler. Eğer haber verme işi hayvan sahibi tarafından yapıldıysa hükümet veteriner hekimi konu ile ilgili gerekli bilgileri alır.İşletmenin yeri, yetiştirme tipi ve yoğunluğu, işletmede bulunan kişilerin ve motorlu araçların varlığı, araç, hayvan ve insan gibi bulaşmaya sebep olabilecek unsurların yakın zamanda işletmeye girip girmediği, işletmede dezenfektanların ve dezenfeksiyon araçlarının varlığı tespit edilir.
Hükümet veteriner hekimi, ihbarı yapanlara şüpheli işletmedeki kişilerin, hayvanların ve eşyaların taşınmasını durdurmaya yönelik talimatlar verir. Ayrıca; bölge enstitü müdürlüğüne haber verir ve marazi madde almak için gerekli malzemeleri yanına alır.Dezenfeksiyon ekibi ile temas haline geçer ve uygun dezenfektanlar hakkında bilgi verir.

Hastalık ihbarını alan hükümet veteriner hekimi en seri araç ile en geç 24 saat içinde hastalık yerine gider. İl ya da İlçe Müdürü gerekli aracı temin etmekle yükümlüdür. Hastalık yerine gidilmesi için İl veya İlçe Müdürlüğünün imkânlarının yeterli olmadığı durumlarda mülki ve mahalli idare ve zabıta makamları gereken her türlü kolaylığı ve yardımı göstermeye mecburdur.
İhbarı alan hükümet veteriner hekimi olay mahalline gitmeden önce gerekli hazırlıkları yaparak olay mahalline hareket eder ve gittiği aracı işletmenin dışına veya uygun bir mesafeye park ettirme konusunda gerekli titizliği göstermek zorundadır.
İşletmeye hazırda bulunan tek kullanımlık giysiler giyildikten sonra gidilmelidir. Giysilerin değiştirilmiş olduğu yerde, bir karton kutu veya başka bir geçirimsiz uygun malzemeden kutu, 2 adet kapasiteli plastik torba, uygun dezenfekte edici solüsyon ve lateksten bir çift eldiven bulundurulur.

2.6.3. Hükümet Veteriner Hekimi İşletmeye Geldiğinde Yapılacak İşlemler

Hükümet veteriner hekimi, işletmeye geldiğinde aşağıdaki hususları yapmalıdır.

 Laboratuvar sonucu gelinceye kadar hastalığa geçici olarak el koymak için, el koyma tutanağı doldurularak imzalattırılır. Hastalığın kesin teşhisi ve gerekli tedbirler alınıncaya kadar hayvanların çevreyle teması kesilir. Geçici kordon altındaki hayvanları ve alınan tedbirleri inceler. Bu süre zarfında ölen ve kokuşmuş olan kanatlıların gömülmesi işlemine nezaret eder. Bunlar hayvanların uğrağı olmayan, akarsulardan uzak, yer altı sularını kirletmeyecek yerlere uygun bir şekilde nakledilir ve ölü kanatlılar en az iki metre derinliğindeki çukurlara kireçlenerek gömülür. Hasta kanatlılar ile bulaşmadan şüpheli kanatlıların ayrı yerlerde bulundurulmasını sağlar. Şüphe duyulan enfeksiyonun yayılmasını önlemeye yönelik tedbirler alınır. Kümes, yem ve su kaplarını dezenfekte ettirilir. Hayvanların içme suyuna antiviral dezenfektanlar katılması sağlanır.

 Hastalığın teşhisi için laboratuvara gönderilmek üzere gerekli olan marazi maddeleri alır. Marazi maddeyi alırken hastalığın zoonoz karakterde olduğunu dikkate alarak, başına şapka, gözüne gözlük, eline eldiven takmalıdır.

 İşletmedeki personel sayısını sınırlandırır. Bakıcıların diğer kümeslerle ilişkisini keser. İşletmede bulunan personelden 3 gün boyunca diğer reseptif (hassas) türdeki hayvanlarla temas etmeme ile ilgili bir taahhütname alır.

 İşletme içerisine araçlar mümkünse alınmamalıdır.

Eğer araç girecekse çıkışta araçların yıkanması ve dezenfeksiyonunu organize edebilmek için işletmedeki uygun yerleri belirler. İşletmeden çıkacak olan araçların dezenfeksiyonu için yıkama sularının, suyollarına karışmadığı bir yer belirlenir. İşletme araçlarının dış ve mümkün olan yerlerde iç dezenfeksiyonu gerçekleştirilmelidir.

 Çıkışta personelin yıkanması ve dezenfeksiyonu için uygun yerleri belirler. Hükümet veteriner hekimi personelin çıkışta maruz kalmış olan bölümlerini yıkaması ve dezenfekte etmesi, ayakkabılarını yıkaması ve dezenfekte etmesi için talimatlar verir ve mümkün olması halinde, tulum giyilmesini sağlar. Söz konusu personel kendi evlerine ulaştıktan sonra işletmede giymiş olduğu giysileri derhal yıkamak zorundadır.

 İşletmede bulunan hükümet veteriner hekimi şüpheli durumun sona ermesine kadar veya şüphe durumunun teyit edilmesi halinde enfekte olmuş işletme ile son temas gününden sonra 3 gün boyunca diğer kanatlı çiftliklerini ziyaret etmemelidir. Şüphe duyulan işletmeye enstitüden uzman veteriner hekim görevlendirilmesi halinde ise, uzman veteriner hekim yanına marazi madde almak için gerekli malzemeleri ve yardımcı personeli alır. Yardımcı personel işletmeye girmez. Araç işletmeden uzak bir yere park edilir. İşletmeye hazırda bulunan tek kullanımlık giysiler giyildikten sonra girilmelidir.

Konuyu araştırmak amacı ile görevlendirilen enstitü uzman veteriner hekimi sadece Avian İnfluenza şüphesi olan işletmelere ziyarette bulunabilir. İlde birden fazla vakada görevlendirilmiş ise şüphesi en az olan işletmeden şüphesi en güçlü olana doğru ziyaretlerini yapmalıdır. Bu uzman veteriner hekim şüpheli durum sona ermesine kadar veya şüpheli durumun teyit edilmesi halinde enfekteolmuş işletme ile son temas gününden sonra 3 gün boyunca diğer kanatlı işletmelerini başka nedenlerle dahi olsa ziyaret etmemelidir. İşletme ile ilgili ziyaret sona erdiğinde sağlık görevlileri giysi değişiminin meydana geldiği yerde öncelikle kişisel olarak giydikleri tulumun dezenfeksiyonunu yaparlar.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Çıktığında Yapılacak İşlemler

Hastalığın varlığı laboratuvar raporuna istinaden teyit edilir edilmez mahallin Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu toplanır. Hayvan sağlık zabıtası komisyon kararlarında hükümet veteriner hekimin düzenlediği hastalık çıkış raporu, hastalık yerinin ilanı ve kordonun genel ve sınırlı olduğu coğrafi noktaları, kordon altındaki bölgede serbest, şartlı serbest veya yasak olan hususlar, mezbahalara sevk edilecek hayvanlar ile transit geçişlere yapılacak işlemler, “BURADA TAVUK VEBASI HASTALIĞI VAR” levhalarının dikileceği yerler, komşu köy, kasaba, ilçe, şehir, çiftliklere haber verme şekli, varsa hayvan pazar ve panayırlarının durumu, ölüm ve imha olaylarının nasıl gerçekleştireceği, dezenfeksiyon usulleri gibi hususlar ayrı ayrı belirtilir. Tavuk vebası çıkan yerde hastalık tamamen sönünceye kadar mahallin Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu çalışmalarını sürdürür.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Bölgesinin Kontrolü

Hastalığı takiple görevli hükümet veteriner hekimi hastalık tamamen sönünceye kadar bölgeyi kontrol eder. Tavuk vebası insanlara da bulaşabileceğinden, hükümet veteriner hekimi hastalık hakkında hayvan sahiplerine ve mahalli sağlık teşkilatına bilgi verir.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Sönüşü

Tavuk vebası hastalığında alınan karantina tedbirleri son imhadan 21 gün sonra gerekli periyodik dezenfeksiyonlar yapıldıktan sonra kaldırılır.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Temizlik ve Dezenfeksiyon

Kanatlılar toptan imha edildikten sonra enfekte olmuş olan işletmelerin temizliği ve dezenfeksiyonu için uygulanması gereken prosedürler aşağıda belirtilmiştir.

 İşletmeye veya kümese bağlı olan kısımlar (kuluçka merkezi, yumurta ve taşıyıcıların toplanma odası, yumurtaların seçilmesi ve ambalajı için olan mekân, pastörizasyon tesisleri) fiziksel olarak veya fonksiyonel olarak uygun şekilde dezenfekte edilmelidir ayrıca canlı hayvanların veya kuluçka ya da tüketim yumurtalarının, yem ve diğerlerinin taşınması için olan işletme taşıma araçlarıda aynı uygulamaya tabi tutulmalıdır.

 Duvarlar, zemin, alanlar ve tavanların temizliği titiz bir şekilde yapılmalı, bütün dışkı kabuklaşmaları kazınmalı, gerçekten dezenfekte edilebilir olan yüzeyler hazırlayacak şekilde, bütün dezenfekte edilemeyen yapılar sökülmeli ve imha edilmelidir.

 Kapalı olan yerlerin duvarları ve yerleri uygun dezenfekte edici solüsyon ile yıkanmalı, demir strüktürler ısı ile dekontamine edilmeli, eğer işlem riskli değilse aynı zamanda aleve de maruz bırakılmalıdırlar.

 Dış kısımlarda, mevcut her türlü organik kalıntının alınması ile detaylı bir temizlik yapıldıktan sonradezenfekte edici solüsyon ile yıkanmalıdırlar.

 Çimentolanmamış olan açık alanlarda, birden fazla olmak üzere aynı dezenfekte edici solüsyon ile uygulamaya tabi tutulmalıdır. İşletmede mevcut olan bütün alet ve makinalar bir araya toplanmalı, titiz bir şekilde temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Bu evre sona erdikten sonra kümesler, açık alanlar vb. uygun dezenfekte edici madde ile uygulamaya tabi tutulur.

 Su deposu, boru sistemleri, kanallar ve su içme araçları uygun bir dezenfekte edici solüsyon ile uygulamaya tabi tutulmalıdır ve solüsyon en az 48 saat boyunca dezenfekte edilecek olan yapılarda kalmalıdır.

 Yem siloları tamamen boşaltılmalıdır.

Daha sonra yukarıdan sıcak sulu hidro temizleyicisi ile yıkanmalı ve daha sonrasında dumanlanmalıdırlar.Yemlikler ve yuvalar sökülmeli ve hidro temizleyici ile temizlenmeli ve daha sonrasında dezenfekte edilmelidir.

 İzinli olarak işletmeye ulaşan bütün kişilerin dezenfeksiyona tabi tutulmasını sağlamak için, mobil bir dezenfeksiyon istasyonu bütün dezenfeksiyon evrelerinin sonuna kadar işletmenin girişinde kalmalıdır.

 Personel toptan imha evrelerinde olduğu gibi hareket etmeye devam etmelidir.

 Temizlenmiş ve dezenfekte edilmiş olan mekânlara fumigasyon uygulanmalıdır.

 15 gün sonra su ve yem dağıtım tesislerinin buharlanmasını ve dezenfeksiyon işlemleri tekrar edilmelidir.

Avianinfluenza hastalığına yönelik bir tedavi yoktur. Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de ihbarı mecburi hastalıklar arasındadır ve devletçe kontrolü esas alınmıştır. Hastalıktan korunmak amacıyla dışarıdan sürüye kesinlikle hayvan katılmaması ve “hepsi içeri-hepsi dışarı”(all in-allout) sistemi kuralına uyulması gerekir. Kümeslere yabani kuş ve rodentlerin girişi engellenmeli, kanatlılarla yabani kuşların, özellikle su kuşlarının temasları titizlikle önlenmeli, bakıcıların dışında kümeslere kimsenin girişine izin verilmemeli, kümes girişlerine dezenfektanlı küvetler konulmalıdır. Kümeslerin etrafındaki alanlar temizliği kolay olan ve dezenfekte edilebilen malzemelerden yapılmalıdır.

Etken çevre koşullarında özellikle soğuk ve nemli ortamlarda oldukça uzun bir süre canlılığını sürdürebilir. Saha da virüsün inaktivasyonu için kullanılan başlıca dezenfektanlar sodyum hipokloritin % 2’lik solüsyonu, iyodin, formalin +permanganat, quarterner amonyum bileşiklerinin % 4’lük solüsyonu, kalsiyum hidratın (kireç sütü) %3’lük solüsyonu, kresilik asidin % 2.2’lik, sentetik fenollerin % 2’lik solüsyonudur.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Korunma ile İlgili Temel İlkeler

 Kanatlılarla yabani kuşların, özellikle su kuşlarının teması titizlikle önlenmelidir.

 Sürüye, hastalık durumu konusunda bilgi olmayan hayvanların katılmasından kaçınılmalıdır.

 Uygun temizlik ve dezenfeksiyon prosedürleri uygulanmalıdır.

 Her çiftlikte tek yaş gurubu yetiştirmeler (“all- in-all-out”) tavsiye edilir.

 Tüm hayvan ürünleri ve karkaslar itlaf edilmelidir.

 Temizlik ve dezenfeksiyona son derece riayet edilmelidir.

 Kümese tekrar hayvan konulmadan önce en az 21 gün boş bırakılmalıdır.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı Aşılama

Evcil kanatlılarda hastalık çıkan yerlerde uygulanmakta olan itlaf metodu hastalıkla mücadelede günümüz için en etkili yoldur. Farklı zamanlarda bazı ülkeler tarafından aşılama yöntemi denenmiş olsa da başarı sağlanamamıştır. Bazı uzak doğu ülkeleri halen aşı uygulamasına devam etse de görüldüğü üzere aşı uygulamasına rağmen ülkelerinde her yıl büyük salgınlar halinde hastalık tekrarlamaktadır.

Hastalık etkeninin sabit bir genetik yapısı olmayıp sürekli değişikliğe uğramakta, bu yüzden aşı üretip stoklamanın bir anlamı bulunmamaktadır. Yine günümüze kadar üretilen aşıların hiçbirisi hastalığa karşı tam anlamı ile koruma sağlamamaktadır. Üretilen aşılar hastalığın evcil kanatlılara bulaşmasına ve bulaştığı hayvanlardan virüs saçılmasına engel olmamakta, sadece kanatlı hayvanların ölmesiniengellemektedir. Bu durumda ise sağlıklı görünen ancak gerçekte hastalıklı olup virüsü çevreye saçan kanatlı hayvanlar daha fazla tehlike oluşturmaktadır.

Bunun yanı sıra aşılanmış kanatlılarda yapılacak tarama çalışmalarında virüs antijeni tespit edilmesi halinde bu antijenin aşılama sonucunda mı yoksa gerçekten hastalık nedeni ile mi oluştuğunun tespit edilmesi için uzun süren virüsizolasyonu gerekmekte, aşı uygulaması bu yolla hastalığın tespitini geciktirmekte bazen de olanaksız hale getirmektedir.

Aşılama konusunda bilinen bu gerçekler nedeni ile ülkemiz aşı uygulamasına geçmemiş olup, aşısız kanatlılarda hastalığı anında tespit ederek itlaf metodu ile hastalığın diğer dünya ülkelerine göre daha hızlı ve zarar vermeden söndürülebilmesini sağlamıştır. Bununla beraber Pakistan ve Meksika’daki son salgınlarda inaktif aşılar kullanılarak hastalığın hızla yayılması engellenmeye çalışılmıştır.

Tavuk Vebası-Kuş Gribi Hastalığı İtlaf

Ülkemizde uluslararası kuruluşlar tarafından kabul görmüş ve hayvan refahı kurallarına uygun olan gaz ile itlaf metodu uygulanmaktadır. Bu amaçla bütün il ve ilçe müdürlüklerimizde karbondioksit tüpleri ile itlaf varilleri hazır bulundurulmaktadır. Yapılan itlaflar yerinde tutanakla tespit edilmekte ve bir ay içerisinde bedelleri ödenmektedir.

Kanatlıların toptan öldürülmesi ve imha edilmesi, doğada yaşayan kuşların da (özellikle bülbül türleri) enfekte olmuş yapılar ile muhtemel teması göz önüne alınarak virüsün ortama daha az yayılması garantisi ve etki hızı ile ilgili olarak gereklidir. Bu nedenle toptan öldürme işlemleri, hayvanların ve gübrelerinin atılması ve dezenfeksiyon işlemleri bina veya kümeslerin kapıları ve pencereleri mümkün olduğunca kapalı olarak gerçekleştirilmelidir. Bu şekilde doğada yaşayan kuşların buralara girmesi ve daha sonrasında kontamine olmuş bu yerlerden çıkması önlenir. Bu uygulamalar ayrıca hayvanların acı çekmesini daha aza indirgemek ve ani bir ölüm meydana getirmek için uyuşturma işlemlerini de içermelidir.

Hastalık mihraklarında bulunan kanatlı hayvanlar 150 litre kapasiteli plastik variller tıbbi atık torbaları ile toplanmakta, varillerin üzerinde bulunan vanalardan karbondioksit gazı verilerek itlaf gerçekleştirilmektedir.

 Çukura gömme ile ortadan kaldırma

Teşhis teyit edilir edilmez karkasların gömülmesi için çukur hazırlanmasına, mümkün olan en kısa sürede başlanmalıdır. Önceden seçilmiş olan yer muhtemelen enfekte olmuş olan merkezin yakınlarında veya mümkün olan en yakın yerde, tercihen yerleşimin olduğu yerlerden uzakta, hayvanların uğrağı olmayan, akarsulardan uzak, yer altı sularını kirletmeyecek yerlerde olmalıdır. Çukur en az 2 metre genişliğinde ve yine en az iki metre derinliğinde olmalıdır. Bu derinlikte, her biri yaklaşık 1,8 kg ağırlığında olan 300 hayvan için 1,3 m²’lik alan gerekli olur.

Daha derine kazılması (3,6-6 metre) mümkün olduğunda, m² başına hayvan sayısı her bir metre derinlik ile birlikte iki katına çıkabilir. Karkasların ve/veya malzemenin çukura gömülme işlemleri sona erdikten sonra, bunların üzeri deliği kapatmadan önce sönmemiş kireç ile kaplanır. Delik daha sonra, fazlaca bastırmamaya dikkat göstererek toprak ile doldurulmalıdır, çünkü daha sonraki ayrışma olayları ile gaz oluşumu çatlakların meydana gelmesine neden olabilir. Dezenfekte edilebilir olmayan bütün malzeme (örnek olarak ahşap, kâğıt, vb.) hayvanlar ile gömülür.

Tavuk Vebası Hastalığının Etkeni

Hastalık etkeni Orthomyxoviridae familyasından influenza gurubuna ait, tek sarmallı, RNA taşıyan influenza A virüsüdür. İnfluenza virüslerinin A, B ve C olarak 3 tipi tanımlanmıştır.

A tipi influenza virüsünün yüzeyinde antijenik özellik gösteren “hemaglutinin” (H) ve “neuraminidase” (N) olarak iki grup protein bulunmaktadır. Birinci grup olan hemaglutinin proteininin H1-H16 arasında 16 farklı alt tipi, ikinci grup olan neuraminidase proteininin ise N1-N9 arasında farklı 9 alt tipi bulunmaktadır. İnfluenza A virüsleri bu yüzey proteinlerden taşıdıkları alt tiplere göre isimlendirilmektedir (H5N1 gibi). Bu durumda İnfluenza A virüsünün 144 alt tipi bulunmaktadır.

Günümüzde İnfluenza A virüslerinin H5 ve H7 protein taşıyan alt tipleri patojenik suşlar olarak kabul edilmektedir. Bu suşlar % 100’lere varan düzeyde ölümlere sebep olabilirler. Diğer suşlar ya çok az hastalık belirtisine sebep olurlar ya da hiç fark edilmezler.

Bununla beraber bu virüslerin antijenik yapılarında hızla değişim eğilimi vardır. Düşük patojeniteye sahip suşlar hızla değişime uğrayarak öldürücü gerçek suşlar hâline dönüşebilir.

İnfluenza virüsleri ılıman ve kutuplara yakın bölgelerdeki insanlarda, domuz ve at topluluklarında özellikle kış mevsiminde, tropikal ve subtropikal bölgelerde ise bütün yıl boyunca görülmektedir. Buna rağmen kanatlı ve deniz memelilerinde influenza salgınları herhangi bir zamanda çıkabilmektedir.

Virüsün Dış Ortamlarda Yaşam Süreleri

 Çevrede: İnfluenza virüsleri çevresel ortamda ve özellikle serin ve nemli koşullarda uzun zaman sürelerinde canlılıklarını korurlar. Enfekte dışkı materyalinde 4 °C’de 30-35 gün, 20° C’de 7 gün sure ile muhafaza olmaktadır.

 Karkaslarda: AI virüsü karkaslarda ortam sıcaklıklarında yalnızca birkaç gün canlılığını koruyabilirken buzdolabı sıcaklıklarında 23 güne kadar canlı kalır.

 Et ürünlerinde: Merkez iç sıcaklığın 71 °C’ye ulaştığı bir ısıl işlem uygulamasında 1 saniyelik süre inaktivasyon için yeterlidir.

AI virüsünün kimyasal ve fiziksel etkenlere karşı dayanıklılığı

Isı; 56 °C/3 saat, 60 °C /30 dakikada inaktive olur.

Dezenfeksiyon: Formalin ve iyot bileşikleri ile inaktive olmaktadır.

pH: Asidik pH’lardainaktive olur.

Kimyasallar: Oxidisingagents, sodiumdodecylsulphate, lipidsolvents, ß-propiolactone ile inaktive olur.

Paylaşmak önemsemektir!


Hakkında HB_Editör

İlginizi Çekebilir

Tavukların Enfeksiyöz Anemisi Hastalığı

Makalede Neler Var ?1 TAVUKLARIN İNFEKSİYÖZ ANEMİSİ (Chicken Anemia Agent -CAA)1.1 Tavukların Enfeksiyöz Anemisi Hastalığı …

shares