Cuma , Şubat 23 2018
Son Dakika
Anasayfa / HAYVANCILIK / Genel Konular / TURİZME KATKI SAĞLAYABİLECEĞİ DÜŞÜNÜLEN ÇOBAN ÇALIŞMALARI

TURİZME KATKI SAĞLAYABİLECEĞİ DÜŞÜNÜLEN ÇOBAN ÇALIŞMALARI

TURİZME KATKI SAĞLAYABİLECEĞİ DÜŞÜNÜLEN ÇOBAN ÇALIŞMALARI

Karaman ilinin küçükbaş hayvancılığı yapılan bölgelerinde çoban evleri yapılarak çoban ağırlaması adı altında turizme açılabilir. Bu çalışmanın yapılması için doğanın görselliği; hatta ormana, denize, göle, akarsuya olan yakınlığı göz önünde bulundurularak uygun yerler seçilebilir. Yani hayvancılığın az olduğu yerlerde bile yapılabilir; böylece hayvancılığın teşvik edilmiş olacağı da düşünülmektedir. Bir çoban, misafirlerini dağlarda çoban durduğu düzlüklerde, Süt sağım yerlerinde, ağılların yanında kurulan çoban evlerinde mesleğini icra ederken ağırlarken yaptıkları; günlük yaşamından kesitler gösterebilir. Bunları kabaca şöyle sıralayabiliriz;

Çalman; Etrafı çalılarla, dikenli dallarla çevrili yer. (Çit, yemişen dikeni, alıç dikeni ve çoban dikeni denilen çalılarla oluşturulur.) Yuvarlak ve dikdörtgen şeklinde olabilir. Çoğunlukla yuvarlak yapılır. Koyunlar, keçiler ve inekler çalmanda gecelemez. Daha çok malların sağım işinin yapıldığı yer olarak kullanılır. Yani sağılacak malı sürüsünden alıp kaçamayacağı ve rahatsız edilmeyeceği bir yere koyma anlamı vardır.

Çoban Evi ve Çalman; Köyün dışındaki ağılların yanında bir göz çoban evi olur. Ayrıca ağılların önünde kuzuların emiştirilmesi için çalman yapılır. Ağılın içinde bir kıyısında da döllük olur. Sabah akşam döller buradan bırakılıp emiştirilir.

; Yarenlik, yazları açık havada yapılan tadına doyulmaz sohbet toplantılarıdır. Çobanlığın bitmesiyle kayıplara karışmıştır. Bu gelenek yeniden hayata geçirilebilir. Sohbetler sırasında bilmeceler, maniler, efsaneler dile getirilir. Bilmece örnekleri; “Yapılmamış duvar üstünde, doğmamış çocuk, ekilmemiş tarlaya “basma” diye bağırıyor.- Altı taş, üstü demir, sekiz ayak iki baş, ha dolaş, ha dolaş.- Ak konakta sarı kız oturur.- Bir finki finki kuyruğu, iki bakı bakı gözü, dört takı takı ayağı, iki diki diki kulağı var. v.b

Davar Takımları;

Kaval çalabilen bir çoban, sürüde davar takımları (orkestra) kurar. ve keçiler otlarken boyunlarına takılan kelek, tıkırdak, humı ile otlanırken, suya inerken bir ritim tutturur. Bu ritim sürünün durumdan memnun olup olmadığını haber verir. Sürü takımı kurmak çobanların tutkusudur. Onların kayışını ayarlama, yeni takımlar kazandırma tatlı uğraşısıdır. Bu müzik gurupları başka sürülerin müzik gurupları ile atışırlar. Telez, tel gibi ince genellikle ağustos aylarında yaylalarda yetişen ve koyunların çok sevdikleri bir ot çeşididir. Koyunlar çok sevdikleri bu otu yerlerken adeta neşe ile oynarlarmış. Çobanlarda bu olaydan etkilenerek çaldıkları, havaya ’telez otlatması havası’ adını vermişlerdir. Telez yerken sürü hareketli ve neşelidir.

; Dölleri güden, otlatan genelde bir çocuktur. Döller, belli bir dönem sürekli emiştirilir. Sağım için süt bırakması düşünülmez. Belli bir süreden sonra da analarından ayrılan döller, dölcü tarafından otlaklarda güdülür. Dölcünün görevi Eğreklerde Dinlenme; Mal ve davar sürüsünün öğlen sıcağında dinlendiği genellikle gölgelik yerlerdir. Bu sözcük Türkçe Sözlüklerde ‘eğlek’ olarak geçer. Subaşı ve gölgeli yerlerdir.

; Ağustos – Eylül ayları koç katma aylarıdır. Bu aylarda boyalanan süslenen çok iyi bir besiden geçirilmiş koçlar ve tekeler sürüye katılarak çiftleşmesi sağlanır. Bu koç ve tekelerin sayısı sınırlıdır. 3-5 tane olur. Çok güçlü ve çok iyi beslenmişlerdir. Koç katım zamanı bayram havası olur.

ve Mevsimi; Koyunlar yaylaya çıkıldıktan sonra Kırkım öncesi yıkanır. Koyun yıkama işleri, derinliği olan çaylarda, göllerde, eğrek yakınlarındaki sularda yıkanır.

Koyun Kırkma;

Kış soğukları geride kalıp doğa tam anlamıyla yeşillenip ortalık ısınınca koyunlar mayıs sonlarında kırkılır. Kırkmak; tıraş etmek demektir. Kırkım işi, gündüz, örüm yerinde olur. Kırkılan koyunun yünleri halinde saklanır.

Yapağı; Bir koyundan çıkan yünü anlatır. Koyunun yünü bir bütün olarak kırkılır. Post gibi çıkarılır. Türkçe sözlükte: İlkbaharda kırkılan koyunyünü olarak geçer.

; Kırkım zamanı elde edilen yün biriktirilip çuvallanır ve köye getirilir; satılacaksa kirli satılır. Evde yatak yapımında, minder yapımında kullanılacaksa yıkanıp günletilir ve çubukla kabartılır. Sağım; Sürünün yaylaya çıkmasından sonra döller büyüyünceye kadar sağım olmaz. Keçi ve koyunlar genelde mayıs ayının son haftasında sağılmaya başlanır.

; Yayla kenarlarındaki gölgeliklere saat yirmi iki, yirmi üçe doğru davarı dinlendirmeye ve sağıma getirme işidir. Davarlar örüm vakti birbirine sokulur, künleşir. Bu birbirine sokulma işine kimi yerlerde ‘’ de denir. Sürünün gece veya sabaha karşı otlamasıdır.

Tuzlaklara Gidilmesi; Koyunlara, eti lezzetli, iyi yayılıp besi alsın diye yaz dö nemlerinde tuz yalatılır. Tuz yalatılan yerlere tuzla denir. Tuzlalar genelde düz, çukur yerlerde bulunur. Buralarda düz taşlar vardır; taşların üzerine tuz dökülür. Davarlar bu tuzu yalar. Tuzladan seslenen çobanın sesini duyan davarlar, oraya çıldırmış gibi koşarlar.

Paylaşmak önemsemektir!


Hakkında HB_Editör

İlginizi Çekebilir

Çiğ Süt Kalitesini Etkileyen Faktörler

Makalede Neler Var ?1 Çiğ Süt Kalitesini Etkileyen Faktörler Nelerdir1.1 Kaliteli bir çiğ sütten bahsederken …

shares