Çarşamba , Ağustos 29 2018
Son Dakika
Sığırlarda Bağırsak Zehirlenmesi

Sığırlarda Bağırsak Zehirlenmesi

Bağırsak Zehirlenmeleri

hastalıkları, Clostridium grubu bakterilerin anormal çoğalmasına ve bu bakterilerin toksinlerini sonradan üretip yaymasına bağlı olarak perakut gelişen (ani ölüm) rahatsızlıklardır ve zehirli enfeksiyon diye nitelendirilirler. Normalde bağırsaklarda zaten var olan bu bakterilerin çoğalması işletmedeki pek çok faktöre, özellikle de besin faktörlerine bağlıdır.Hastalığın diğer isimleri ise  hastalığı, , , olarakta geçmektedir.

Sığırlarda Sebepleri ve risk faktörleri

Hastalığa yol açan bakteri türleri Clostridium perfrigens, Clostridium sordellii ve bazen de C. Septicum’dur. Bu bakterilerin hastalığa yol açma gücü bağırsaklarda (“bağırsak zehirlenmesi” denilme sebebi) çeşitli toksinlerin (tablo 7.1) üremesine bağlıdır. Söz konusu toksinler bulundukları yerde veya kan yoluyla yayılarak vücudun daha uzak noktalarında etkili olurlar. Sığırlarda görülen bağırsak zehirlenmesi hastalıklarının değişik toksinlere göre önem dereceleri henüz tam belirlenmemiştir.

Clostridium bakteri türleri, çevrede, dış ortamda bulunan her türden fiziksel-kimyasal ajanlara karşı son derece dirençli sporlar halinde yıllarca varlıklarını koruyabilirler. Dolayısıyla, sığırlar bakterilerin bulaştığı besinleri veya suyu tüketerek hastalığa maruz kalabilirler. Bununla birlikte, sığırlar arasında bir bağırsak zehirlenmesi salgınının bu yoldan yayılmasına ender rastlanırken, kasaplık danalarda hastalık daha sık görülür.

Clostridium türü bakteriler normal hayvanların bağırsaklarına herhangi bir zarar vermeden işgal eder. Bakterilerin bağırsak içindeki gelişimleri, büyüme faktörlerinin varlığıyla, sindirim ile bağlantılı bir süpürme etkisiyle ve bağırsak florasını oluşturan diğer elemanlarla girdikleri etkileşimle (bariyer etkisi) düzenlenir. Bağırsak zehirlenmesi, genellikle, bulaşıcı bir hastalık olmaktan çok, bağırsak ekosisteminin düzeninin bozulmasının bir sonucu olarak görülmelidir. Dolayısıyla, bu hastalık bireysel ve işletmeye özgü risk faktörlerinin bir araya gelmesinin sonucudur.

Bireysel faktörler esas olarak beslenme davranışına bağlıdır. Hastalanan hayvanların çoğu hızlı büyüyen ve çok besin tüketenlerdir.

Sığırlarda Bağırsak Zehirlenmesi

Sığırlarda Bağırsak Zehirlenmesi İşletmeye Özgü Faktörler

İşletmeye özgü faktörler de hastalık bakımından belirleyicidir ve beslenme burada büyük rol oynar.

Riskli rasyonlar enerji konsantrasyonu yüksek (rumenin hafif seyirli asidozuna elverişli beslenme rejimi) veya azotlu (yükse miktarda yıkılabilir azotlu madde) olanlardır.

Rumende tam bir sindirime engel olarak bağırsaklara birtakım substratların ulaşmasına ve böylece Clostridium türü bakterilerin gelişmesine elverişli ortamı sağlayan pek çok faktör vardır:

  1. Bağırsaktaki mikroorganizmalara uyum sağlama olanağı tanımayan ani değişiklikleri;
  2. Ahırda veya açık otlakta hayvanların yeterli su içememeleri;
  3. Aşırı besin tüketimi. Besin tüketme miktarlarındaki değişiklikler aşağıdaki unsurlara bağlıdır:
  4. Özellikle iştah vericilik bakımından, besinler;
  5. Ortam şartları; havanın soğuması tüketilen besin miktarının artmasına yol açar. İlkbahar ve sonbaharda görülen büyük sıcaklık dalgalanmaları (gün sıcak / gece soğuk), hele ki işletme binaları bu duruma karşı koyacak ölçüde yalıtılmamışsa, 24 saat boyunca tüketilen besin miktarlarında da belirgin değişiklikler olur;
  6. Besin tüketimindeki rekabet olguları (yemliklere erişim olanağı, yemlikte yer kapma); kilo ve yaş bakımından birbirinden farklı sığırlar bir arada besleniyorsa rekabet daha da keskindir;
  7. Yem dağıtımının düzenliliği veya ad-libidum beslenmede hayvanın yeterli besin bulması (örneğin geçici olarak boş kalan bir yemlik doldurulduğunda aşırı tüketimin görülmesi).

Sindirim kanalında ve bağırsak geçirgenliğindeki değişikliklere ortamdaki parazitler de (strongiloides, koksidiyoz) yol açabilir. Uygun olmayan antibiyotiklerin hayvana ağız yoluyla verilmesi de bağırsak florasının bozulmasına ve buna bağlı olarak “bariyer etkisi”nin zayıflamasına sebep olabilir.

Sığırlarda Bağırsak Zehirlenmesi Ortaya çıkma şartları ve belirtiler

Risk faktörlerine bağlı olarak, hastalığın ortaya çıkma şartları da çeşitlilik gösterir (resim 7.1). Hastalığa sıkça yakalanan işletmeler kapalı alanda yoğun sığır yetiştiriciliği ( dana, süt ineği, kasaplık dana) yapılanlardır. Açık otlağa çıkarılan hayvanlarda bağırsak zehirlenmesine sıkça rastlanır, bu da çayırdaki ot yeterliliğine, ot çeşidi zenginliğine ve ek besinlerin (buzağılar için yemlikler) kullanılmasına bağlıdır. Vakalar genellikle tek tük görülür. Eğer art arda veya aynı zamanda birçok vaka gözlemlenirse, risk taşıyan işletme faktörlerinin derinlemesine analiz edilmesi gerekir.

Hastalığın belirtilerine az rastlanır zira vaka ortaya çıktığında genellikle perakuttur (birkaç saat içinde) ve ani ölüme yol açar. Sıkça rastlandığı üzere, iyi bakılan ve iyi görünen bir sığır hiçbir ön belirti vermeden ahırında ölü bulunur; hayvan aşırı şiştir, rektum genellikle dışarı çıkmıştır, mukozaları ve derisi kırmızı-mavimsi ve

ardından yeşilimsi gri renk almıştır, deri altında gaz baloncukları dolaşır. Gözlemlenebilen belirtiler ise kolikler, bazen kanlı da olabilen , ön ve arka bacaklarda soğuma ve ölüm öncesinde, sinirsel bozukluklara bağlı olarak, başın geriye atılmasıyla birlikte ayakların çırpınmasıdır.

Sığırlarda Bağırsak Zehirlenmesi Kontrol altına alınması

Hastalığın klinik belirtilerinin gelişim hızı dikkate alındığında, alınabilecek önlemler işletmenin idaresi ve aşılamayla sınırlıdır. İşletmenin idaresi ve özellikle uygulanan beslenme rejimi aşağıdaki unsurlara göre değerlendirilmeli ve düzeltilmelidir: Besinlerin türü, dağıtım ve tüketim yöntemleri; Su tüketimi (tüketilen suyun kalitesi ve miktarı); Bağırsak parazitleri (yuvarlak solucanlar ve koksidiyoz).

Aşılama işletme içinde alınacak önlemlere muhtemel bir ektir. Piyasada var olan aşılar çok amaçlıdır ve Clostridium türü bakterilerin yol açtıkları çeşitli zehirli enfeksiyonlara (bağırsak zehirlenmelerinin yanı sıra semptomatik şarbon, gazlı kangren, tetanos) karşı koruma sağlar. Aşıların içinde biyolojik faaliyet göstermeyen toksinler (anatoksinler) ve faaliyeti durdurulmuş bakteri cisimleri bulunur. İlk aşılama protokolüne göre, 4-6 hafta arayla iki enjeksiyon yapılmalıdır. Bağışıklık ancak ilk enjeksiyonun vurulmasından yaklaşık 6-8 hafta sonrasında elde edilir. Rapel aşıları yılda 1 kez 1 enjeksiyon şeklinde yapılır. Bu aşıyla birlikte aynı zamanda başka aşıların yapılmaması tavsiye edilir.

Aşılamayla ilgili endikasyonlar üretim sistemlerine bağlıdır. Buzağısını emziren sığırların yetiştiriciliğinde, aşı genellikle hayvanlar ilk kez otlağa salınmadan önce yapılır. Yavrulayan inekler gebeliklerinin sonunda aşılandıklarında, doğan buzağıların 2 aylık olduktan sonra aşılanmaları tavsiye edilir (ağız sütü kaynaklı antikorların sayısının belirgin ölçüde düşmesi beklenmelidir). Karışık kümeler halinde yapılan yetiştiricilikte, kümelerin oluşturulmasının ardından aşı yapılmalıdır.

 


Hakkında HB_Editör

İlginizi Çekebilir

Hayvanlarda Sidik Zoru Hastalığı

Hayvanlarda Sidik Zoru Hastalığı

Makalede Neler Var ?1 Hayvanlarda Sidik Zoru Hastalığı1.1 Hayvanlarda Sidik Zoru Hastalığı Belirtileri :1.2 Hayvanlarda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.