Koyun-Keçi ve Sığırlarda Anthrax-Şarbon Hastalığı Teşhis ve Tedavisi

Anthrax (Dalak Hastalığı, Charbone, , , )

Zoonoz niteliğinde önemli bir bakteriyel enfeksiyondur. Yabani, evcil ruminant ve insanlar hastalığa yakalanır. Sığır, koyun, keçi, deve ve antilop’larda perakut veya akut seyirli septisemi ve ani hızlı ölüm ile nitelendirilen bir hastalıktır. Etken aerobik ortamda spor teşkil ederek 30-40 yıl canlı kalması nedeniyle epizootilerin halk tarafından olarak adlandırılan bulaşık bölgelerde özellikle o bölgeye dışardan getirilen veya bağışık olmayan hayvanlarda hastalık daha çok görülür. Başta küçük ruminantlar olmak üzere sığır, manda, deve, domuz, at, insan ve karnivorlarda septisemik seyirli öldürücü enfeksiyona neden olur. Bu bakteriye en duyarlı hayvan türleri koyun, keçi ve besi danalarıdır.

Etiyoloji ve epidemiyoloji:

anaerob, hareketsiz, 3- 10 mikron boyunda, 1-1.3 mikron genişlikte, kapsüllü, tek, tek veya zincir şeklinde dizilmiş gram boyaları alan (Gram +) vejetatif formları açılmamış kadavrada ve bütün ekskret ve sekretlerde bulunan, özellikle dalaktan izole edilebilen bir bakteridir (Şekil 208). Vejetatif basiller çevre koşullarına, fiziksel ve kimyasallara dayanıklı değildir. 55°C’de 15 dakika içinde tahrip olur. Karkas açılmadığı sürece bakteri sporlanmaz. Erişkin sporlar çevre koşullarına, bazı dezenfektanlara dirençli olup, doğada yıllarca canlı kalır. Organik materyal ve yüksek azot içeren alkali nitelikteki topraklarda sporlar uzun süre enfeksiyon yeteneğini yitirmez.

Fiziksel ve kimyasallara dirençlidir. Otoklavda 121°C’de 15 dakika içinde tahrip olur. Sporlar hastalığın kaynağıdır. Fosfordan yoksun bölgelerde yayılan sığırlarda pica belirtileri sporları almaya neden olur. Anaerob olan ortamda spor oluşturmaz. Bu nedenle anthrax’tan ölen bir hayvanın kadavrası açılmadan derin bir çukura kireç dökülerek gömülürse otolizis nedeniyle vejetatif bütün formlar yıkıma uğrar. Şayet karnivorlar tarafından parçalanmaya terk edilirse veya açılırsa etkenler oksijenle temasa geçerek (aerobik ortamda) hemen spor oluşturarak 30-40 yıl doğada enfektif özelliğini yitirmeyen sporlu forma dönüşür. Vejetatif bakteriel formlar açılmamış kadavrada 24-48 saat içinde otoliz sonucu tahrip olur. Sporlaşmış B.anthracis preparatlarda davul tokmağı şeklindedir. 120-140°C ısıda 3 saat içinde tahrip olur. Hayvansal ürünlerde ve deri gibi yan materyalde etkisini kaybetmez. Mezbaha işçilerinde karbunkel adı verilen yaralara neden olur. Klinik olgulara çoğunlukla mera döneminde rastlanır. Bulaşma sindirim sistemi yoluyla bazen solunum ve deri yoluyla gerçekleşir.

Koyun-Keçi ve Sığırlarda Anthrax-Şarbon Hastalığı Teşhis ve Tedavisi

Koyun-Keçi ve Sığırlarda Anthrax-Şarbon Hastalığı Teşhis ve Tedavisi

Hayvan materyali veya hayvansal ürünlerle temasta insanlarda anthrax meydana gelir. Doğal bulaşma birincil deri hastalığı (cutaneous disease:>%95) şeklindedir. Midebağırsak kanalında (farengeal anthraks dahil) yerleşir. Enfeksiyon laboratuar, hayvan materyali, inhalasyon (akut hemorajik lenfadenitis), septisemi, meningitis ile yüksek ölüm oranına sahiptir. B.anthracis biyolojik silah olarakta kullanılır. Solunum yolu ile yüksek ölüm oranına sahip inhalasyon anthrax’ı olarak etikili olur.

Anthrax uzun yıllardan beri enfekte olan bölgelerde çok görülür. Bulaşık bu bölgelerden elde edilen hayvan yemleri ve sular etkenle enfekte olduklarından hastalığı yayar. O bölgelerdeki su baskınları etkenleri bir başka bölgeye taşır. Ancak, ensidans etken varlığından ziyade hayvanları bağışıklık durumuna ve rutubet ve sıcaklığa göre artar veya azalır. Kalitatif ve kantitatif açlık, allotrophagia nedeniyle gıda niteliğinde olmayan kadavra artıkları, kemik gibi organik materyali yiyen hayvanlarda enfeksiyon şekillenir. Mezbaha ve tabakhane artıkları ve atıkları meraları kirletir. Yabani karnivorlar ve et yiyen kuşlar sporların bulaşmasına neden olur.

Patogenez:

Anthrax’da esas bulaşma ağız yoluyladır. Enfekte materyal ile bulaşmış yem ve sularla alınan sporlu anthraks basilleri bağırsaklarda vejetatif hale geçerek mukozadan kan ve lenf sıvılarına ulaşarak septisemik-toksemik hastalık tablosuna neden olur. Yara inokulasyonu, sindirim veya solunum yolu ile alınan etken sporları makrofajları enfekte ederek ürer ve çoğalır. Kapsülün virulens özelliği fagositoz hücreleri tahrip eder. B.anthracis makrofajlara yüksek oranda eğilim gösterir. Lenf düğümlerinin drene ettiği organ yoluyla hastalığa neden olur. Letal toksin ve ödem toksini üreterek lokal nekroz ve aşırı ödeme neden olur.

Toksin üretiminin artması doku yıkımını ve organ yıkımına gerçekleştirir. Sporları dış ortamda ısı, kimyasal dezenfektan ve kuruluğa dirençlidir. Salgıladığı endotoxin damar permeabilitesini bozar. Dokuların yıkımına neden olur. Kanın pıhtılaşması önlenir. Böbrek yetmezliği ve apoplektik şoka benzer klinik semptomlara neden olur. Küçük ruminantlar bakteriye en duyarlı tür olduklarında hastalık klinik semptomlar ortaya çıkmadan perakut formda ölü bulunur. Besi danaları içinde durum böyledir. Öyle ki yayla ve hastalıktan yoksun bölgelerden enfekte bölge ve ahırlara yeni getirilen danalar aynı küçük ruminantlarda olduğu gibi hastalık perakut seyrederken, kısmen enfeksiyona dirençli oldukları bildirilen domuz ve insanda lokal yangı reaksiyonları şeklinde, karnivor ve tek tırnaklılarda kronik seyirlidir.

Semptomlar:

Her yaşta sığır hastalığa yakalanır. İnkubasyon periyodu 1-2 hafta arasında değişirse de genel yaklaşım 3-7 (1-14) gündür. Perakuttan kroniğe kadar değişen klinik forma neden olur.

a. : Perakut şekil çok görülür. Küçük ruminantlarda (koyun+keçi) ve besi danalarında (sığır) hastalığın bu şekli çok görülür. Hiçbir klinik semptom şekillenmeden hayvanlar ölü bulunur. Enderde olsa ateş, kas titremeleri, solunum güçlüğü, kollaps ve konvülziyonlarla 1-4 saat içinde hayvan ölür. Gayet sağlıklı görünen hayvanların aniden titreyerek, konvulziyon, çırpınma hareketleri ve solunum güçlüğüyle çok kısa zamanda öldükleri görülür. Doğal deliklerden kanlı akıntı gelir.

b. : Durgunluk, bitkinlik, konjunktiva ve mukozalarda hiperemi ile başlar. Sığır ve koyunlarda görülür. Bu şekliyle septisemi halinde olan bakteri eksotoksini nedeniyle perineum, boğaz, preasternum bölgelerinde tipik anthraks ödemleri oluşturur. Akut form 4- 48 saat sürer. Ateş (41.5°C), depresyon, taşikardi, boğaz, dil ve perineumda ödem, hızlı ve yüzeysel solunum, ishal ve dizanteri, sütte kan veya sarı renk, abortus, son aşamada konvülziyon ve kollaps ölümle sonuçlanır. Muköz membranlarda hemorajik konjesyon ve gebelerde abotus şekillenir. Kanlı bir ishal görülür. Hastalık deri altında lokal yaygın ödemlerle nitelendirilir. 1-2 gün içinde ölümle sonuçlanır. Antraks atlarda akut seyirlidir. Şiddetli sancı, ateş, depresyon, kanlı ishal, sternum, abdomen ve eksternal genital organlarda ödem oluşumu ile nitelendirilir. 2-3 gün içinde ölümle sonuçlanır. Domuzlarda nispeten dirençli olmakla beraber akut septisemik formda (orofarangitis) ve ani ölümle seyreder.

c. Kronik form: Hastalık tek tırnaklı, karnivor ve insanlarda bu formda seyreder. Deri ile uğraşan insanlarda ve mezbahada çalışanlarda karbunkel adı verilen deri yaralarına sebep olur. Kronik form sistemik hastalık şeklinde seyreder. Servikal lenf düğümleri büyümüştür. Köpek kedi ve yabani karnivorlarda tablo domuzlara benzer.

Otopsi:

Tanı amacıyla otopsi yasaktır. Perakut ve akut seyir nedeniyle ante-mortem laboratuvar muayeneleri önem arzeder. Klinik bulgular ve anemnez antrakstan şüphelendiriyorsa kadavrayı açmamalı, bakterioskopi için kan örneği alınarak derin bir çukura gömmelidir. Hayvan kesilmiş veya otopsi yapılmış ise kadavra çabuk kokuşur. Anüs, burun deliği, vulva gibi doğal deliklerden kan gelir. Kan pıhtılaşmaz. Rigor mortis şekillenmez. Deri altı ödemleri çok tipiktir. Subkutan ödemler, serö-muköz zarlarda peteşial kanamalar, vücut boşluklarında hemorajik nitelikte sıvı birikmesi ve şiddetli hemorajik enteritis saptanır. En önemli bulgu splenomegali (normalden 5-6 kat, Şekil 209) ve kanın pıhtılaşmamasıdır.

Dalağın kesit yüzü çamur kıvamındadır. Karkas ölümden sonra hızla bozulmaya (dekompozisyon) maruz kalır ve rigor mortis şekillenmez veya tam değildir. Bütün vücut deliklerinden koyu siyah renkte kan gelir. Dalak özellikle incelenmelidir. Bazen kapsülünde ruptur şekillenmekle beraber normalden 4-5 kat daha büyük olup, kesit yüzü çamur gibidir. Ağız, burun boşluğu ve anüste kanama mevcuttur. Kan koyu ve siyah renktedir. Serozal yüzeylerde, toraksda, epicardium ve endocardiumda değişik büyüklükte hemorajiler görülür. Dalak, karaciğer ve böbrek lenf düğümleri konjeste olup, büyümüştür.

Tanı:

Perakut formun tanısı güçtür. Zaten olguları yakalamak mümkün olmaz. Hayvan ölü bulunur. Akut form hastalıktan şüphelendirir. Anthrax’ta zoonoz niteliğinde olduğundan hematolojik muayeneler önerilmez. Otopsi yapılmış ise kan veya dalaktan yapılan frotilerde etken ortaya konur. Lökositoz (sola kayma) saptanabilir ancak süre kısa olduğundan güçtür. Kan örneklerinde hazırlanan sürme frotilerde vejetatif basiller ortaya konur. Ancak antibiyotik uygulandı ise güçtür. Karkas ölümden sonra hızla bozulmaya (dekompozisyon) maruz kalır.

Bütün vücut deliklerinden koyu siyah renkte kan gelir. Dalak özellikle incelenmelidir. Bazen kapsülünde ruptur şekillenmekle beraber normalden 4-5 kat daha büyük olup, kesit yüzü çamur gibidir. Otopsi bulguları anthraks için çok belirgindir. Bu durumda kan alınarak bleu de methylen ile boyanarak dolaşımdaki vejetatif anthraks basillerini tek, tek veya zincir şeklinde görmek mümkündür. Laboratuvara kan froti örneği alınarak gönderilir veya bir pamuğa kan emdirilerek pamuk tüpe konur. Farkına varmadan kesim ve otopsi yapıldıysa dalaktan bir parça alınarak laboratuvara gönderilir.

Periferik kanda kapsüllü antraks basillerini ortaya koyarak mümkündür. Laboratuarda izolasyon ve identifikasyon gerçekleştirilir. Hastalık bölge laboratuarı tarafından saptanmak zorundadır. Bakteriyel kültür, PCR testi ve floresans antikor testi özgül tanı yöntemleridir. Western blot ve ELISA testleri antikor saptamak amacıyla yapılır. Loeffler’s veya MacFaden boyama yöntemlerinden yararlanılır.

Ayırıcı tanı:

Sığırlarda ani ölüm ile sonuçlanan kolostridial enfeksiyonlar (basiller ikterohemoglobinuri), hipomagnezemi, kurşun zehirlenmesi, güneş çarpması, akut rumen timpanisi, akut leptospirois, anaplasmosis, yanıkara, septicemia haemorragica, leptospirosis ve bitkisel zehirlenmeler ile karışır. Özellikle apoplektik form güneş çarpması, ısı vurması gibi sporadik olgularla karışabildiği gibi herhangi bir septisemiyle de karışır. Atlarda akut enfeksiyöz anemi, anemi purpura, sancı, kurşun zehirlenmesi, domuzlarda akut klasik domuz ateşi, Afrika domuz ateşi, farengeal malignant ödem, köpeklerde akut sistemik enfeksiyon ve farengeal ödem ile karışır.

Sağaltım ve korunma:

Bacillus anthracis birçok antibiyotiğe duyarlıdır. Ancak perakut olgularda uygulamaya fırsat kalmaz. Akut olguların (T:41.5°C) erken dönemlerinde penicilinle (10.000-20.000 İÜ/kg) tek başına günde iki kez veya streptomisin ile kombine edilerek günde iki kez (bid), oxytetracyclin (10 mg/kg), chlotetracycline ile başarılı sonuçlar alınmıştır. Anthraks antiserumu (5 gün: 100-250 ml) damar içi yolla uygulanır. Serum uygulama pahaldır. Anthrax çıkan bölgeler belirlidir. Her yıl o bölgeye aşılanmaksızın getirilen ruminantlarda enfeksiyon riski yüksektir.

Yerleşik olanlar ise bağışıktır. Hastalık sağlık zabıtası kanununa göre ihbarı mecburi olduğundan (5 yıl süre ile o bölgedeki hayvanların aşılanması zorunlu) kordon konur. Bölgeden hayvan ve mamullerinin çıkışı engellenir. Enfekte materyal ve kadavralar derin çukura gömülür. Bölge %5 sodyum hipoklorit (çamaşır suyu), %5 formaldehid, %5 sudkostik gibi kuvvetli dezenfektanlar ile ilaçlanır. Anthraksa karşı sporlu avirulent geliştirilmiş olup, hastalığın görüldüğü bölgelerde hastalığın çıkışından birkaç hafta önce yapılması zorunludur. Bu aşı sadece sağlamlara deri altı yolla 1 ml olarak yapılmalıdır. Aşı iki hafta sonra aktif bağışıklık oluşturduğundan inkubasyon veya bağışıklık dönemindekilere yararlı olmaz.

Antraks aşı programı ile kontrol edilebilir. Asemptomatik hayvanların sağaltımı, izolasyon ve aşılama programı uygulanır. Endemik bölgelerde hayvanlar her yıl aşılanır. Kapsül içermeyen Sterne-suşu ile hazırlanan aşı (Max-Sterne) görülme sezonundan 2-4 hafta önce yapılır. Canlı aşı olduğundan 1 hafta süre ile antibiyotik uygulanmaz. Aşılamayı takip eden 7-10 gün içinde hastlık ortaya çıkabilir. Erken dönemde penicilinl , oxytetracycline ve diğer antibakteriyel ilaçlar (amoxicillin, ciprofloxacin, doxycycline, erythromycine, streptomycine etkilidir. Sağaltım, aşılama programlarına ek olarak hastalığa özgü kontrol programı uygulanır.

Paylaşmak önemsemektir!


Yazar: HB_Editör