Hayvanlarda Şap Hastalığı

Hayvanlarda Şap Hastalığı hayvanlar arasında en bulaşıcı nitelikli hastalıktır. Hastalık ajanı Şubat 2001 yılında İngiltere topraklarına girince, yalnızca birkaç hafta içinde, 2000 odağı kapsayan majör nitelikli bir salgına sebep olmuştu. Sığırları olduğu gibi domuzları, koyunları ve keçileri de etkileyen bir virüsün yol açtığı şap hastalığı hayvanlarda yüksek zafiyete sebep olsa da ölüm oranı düşüktür. Buna karşılık, hayvansal üretimde önemli kayıplara yol açar ve hayvanlarla hayvan ürünlerinin uluslararası ticaretinde çok önemli bir engel teşkil eder.

Hayvanlarda Şap Hastalığı Sebepleri ve risk faktörleri

Hastalığa, RNA’sı Picornaviridae familyasından ve Aphthovirus alt grubundan küçük bir virüs yol açar. Aphthovirus kendi içinde 7 ayrı tipe bölünmüştür: O, A, C, SAT1, SAT2, SAT3 ve Asia 1 tipleri. Bu tiplerin kendi aralarında hiçbir antijenik ortaklığı yoktur. Dış ortam şartlarına son derece dayanıklı olan bu virüsler (sıvı hayvan atıklarında ve hayvan dışkısında kaydedilen en uzun yaşam süresi 6 ay, yem yığınlarında 20 hafta, ayakkabılar ve araç tekerlekleri üzerinde 12 hafta, idrarda 40 gün, kurumuş dışkı öbeklerinde 14 gündür) enfeksiyon yaratma kabiliyetlerini pH değeri 6’dan düşük veya 8’den yüksek ortamlarda kaybederler (pH < 6 veya pH > 8). Virüsler etlerin içindeki laktik matürasyonla inaktif hale gelirler ama soğukta gayet iyi muhafaza olurlar (en az 1-4 °C). Ama 30 dakika boyunca 56 °C dereceye maruz kalmaları virüsleri tamamen yok eder.

Hayvan barınaklarının ve virüs bulaşmış malzemelerin dezenfeksiyonu için ‰ 8’lik sudkostik, % 4’lük çamaşır sodası veya (yüzeye yaymak suretiyle) sönmemiş kireç kullanılmalıdır. Hasta hayvanlar soluk verirken virüsü kitlesel şekilde yayarlar, özellikle domuzlar, virüs suşuna bağlı olarak, günde bir milyara kadar virüs yayabilirler (sığırlarda bu miktar 1/100 ile 1/1000 oranında daha azdır). Hastalık bir hayvandan diğerine esas olarak doğrudan veya dolaylı temasla bulaşır, ama virüs bulaşmış araçların veya rüzgarın (birkaç yüz kilometreye varan mesafeler) yardımıyla çok daha uzak mesafelere yayılabilir. Birim alana düşen hayvan sayısının yoğunluğu hastalığın bulaşmasında belirleyici bir faktördür. Hastalık sığırların ve domuzların yoğun sayıda yetiştirildikleri işletmelerde çok hızlı yayılır.

Hayvanlarda Şap Hastalığı

Şap Hastalığı Fotoğrafları

Foto 10.1 Kesilmiş bir inekte meme başı üzerinde keseli kabarcıklar: Buzağının emmesi sırasında ağız içinde etmeni taşıyan keseciklerden bulaşma.

Foto 10.2 Dil üstünde keseciklerin yırtılması neticesinde oluşan geniş yüzeysel ülser. Alt deri zarar görmemekle beraber epidermden yoksun bölgede papillalar net görünmektedir. Bu da aftın kesin olarak dermis ile epidermis arasında oluştuğunu göstermektedir.

Foto 10.3 Hacimli aft üst dudağın iç yüzeyine zarar vermemiş. Sağından kuşatılmış küçük bir kesecik (ok) tahribata başlamış: 1 ml kesecik sıvısı yaklaşık 10 milyon civarında canlı virüs parçası taşır.

Foto 10.4 Üst dudağın iç yüzeyinde oluşmuş aft (ok). 1 gram kesecik boşluğunun 100 milyon ile 1 milyar arası virüs taşıması bu hastalığın ne kadar bulaşıcı olduğunu gösterir.

Foto 10.5 Bir sığırın dili üzerinde (ok) kesecikler

Foto 10.6 Bir ineğin burun ucunda yüzeysel ülser. Aşırı tükürük salgısı ağız lezyonlarının varlığını gösterir.

Foto 10.7 Diş eti mukozasında aftlar, yara ve ülserler.

Foto 10.8 Tırnak tacı ve tırnak arasında yaygın yüzeysel ülser.

Foto 10.9 Meme başında yüzeysel ülser. Dermisin bütünlüğü bozulmamış.

Foto 10.10 Kaplan çizgileri görünümü veren kalp kasında dejeneratif lezyonlar

Hayvanlarda Şap Hastalığı Küçükbaş Hayvanlarda Belirtileri

Fakat küçükbaş hayvanlar virüse biraz daha dayanıklı olduklarından, hastalık belirtilerini tam göstermediklerinden ve sıklıkla hastalığın belirti vermeyen (asemptomatik) formlarına yakalandıklarından, hastalık küçükbaş hayvan işletmelerinde çok daha sinsice yayılır. Ancak, küçükbaş hayvan işletmeleri virüsün yayılmasında ve uzak mesafelere taşınmasında ciddi rol oynarlar. Şap hastalığı Avrupa’da özel bir gözetime tabidir. Hasta ineklerin sütü yüksek enfeksiyon gücüne sahip olup, bu sütlerin toplanması sırasında virüslerin havaya saçılmasıyla ikincil (sekonder) hastalık odakları ortaya çıkabilir. Hastalık hayvanlara genellikle solunum yoluyla bulaşır. Bir hayvanın hastalanması için genellikle 10-25 virüs yeterlidir.

Hayvanlarda Şap Hastalığı Belirtileri

Virüslerin hayvanın vücudunu işgal etmeleri ve çoğalmalarıyla birlikte hayvanda yüksek ateş ve bazı genel belirtiler baş gösterir. İlk belirtiler zafiyetle ilgilidir: İştahsızlık, 40-41 °C ateş, geviş getirmede düzensizlik, süt üretiminde düşme. Ardından ağız içinde (foto 10.3), ayaklarda (toynak araları (foto 10.7) ve tırnak tacında) ve meme başlarında (foto 10.1) kabarcıklar oluşur. Bu lezyonlar çok daha ender olarak burun ucunda, burun deliklerinde ve döl yolunda görülebilir. Hastalanan hayvanlar bolca salya salgılar, yemeyi reddeder ve topallar. Çıkan kabarcıkların birbirine kaynamasıyla beliren aftlar (genellikle ortaya çıktıktan 6-18 saat sonra) patladığında bulundukları bölgede, özellikle de dil üzerinde yüzeysel ülserlere yol açarlar (foto 10.2).

Beyazımsı renkteki aft çeperleri ve içlerindeki koyu sarı renkli saydam sıvı en çok virüs yayan malzemeler olup bir gramında 1-10 milyon virüs barındırabilir (foto 10.3 ve 10.4)! Ağızdaki lezyonlar hayvana aşırı acı verir ve bol miktarda salya salgısına yol açar (foto 10.6). Hayvan beslenemediğinden hızla kilo kaybeder. Her zaman aşırı enfeksiyona maruz kalan ayaklardaki lezyonlar topallamaya yol açar ve enfeksiyon bazen ayağın daha derinlerine kadar işleyebilir (foto 10.7). Bazen toynak düşmesi görülebilir. Çok acı veren meme başı lezyonları (foto 10.8) meme iltihabına kadar ilerleyebilir. Süt inekleri asla eskisi gibi süt üretemezler.

Son derece yüksek olan hastalanma oranı, virüsle asla temas etmemiş sığır sürülerinde % 95-100’dür. Buna karşılık, hastalık sonucu ölüm oranı hayvanın yaşına bağlı olarak değişkenlik gösterir: Yetişkinlerdeki ölüm oranı % 2-5 iken, genç bireylerde görülen lezyonlar kalpte birtakım bozukluklara sebep olduğundan bu oran % 40’ı bulur.

Hayvanlarda Şap Hastalığı Kontrol altına alınması

Şap hastalığının başka işletmelere doğru yayılması veya yayılmaması, ilk hastalık odağının tespit edilme, hastalıklı hayvanların itlaf edilme ve hastalık bulaşık işletmelerin sağaltılma hızına bağlıdır. Hastalığın yüksek bulaşma kabiliyeti, sağaltma yönünde alınan önlemlerin neden bu denli sıkı olduğunu açıklar. Şap hastalığını düşündürebilecek her türlü klinik belirti karşısında –dil, diş etleri, meme üzerinde aftlar veya ülserler, veya birkaç hayvanda birden ortaya çıkan topallama-, işletmeci derhal bağlı olduğu sağlık veterinerini çağırmalıdır. Veteriner hastalık şüphesini teyit edince, aftlardan ve hastalıklı mukoza bölgelerinden örnekler alır. Alınan biyolojik örnekler en kısa sürede, virolojik teşhis konusunda Fransa’da tek yetkili laboratuar olan Maisons-Alfort’daki ANSES’e (Gıda ve Çevre Sağlık Güvenliği Ulusal Ajansı) gönderilir.

Laboratuarın cevabı ulaşıncaya kadar ilgili işletme koruma altına alınır. Beklenen cevap şap hastalığı varlığını teyit ediyorsa, işletme bulunan ve hastalığa karşı hassas olan tüm hayvanlar (sığırlar, koyunlar, keçiler ve domuzlar) derhal işletme dahilinde itlaf edilir ve leşleri en yakındaki veya işletme içerisindeki parçalama merkezinde imha edilir. Hayvanların itlafından sonra, işletme, on beş gün arayla iki kez baştan aşağı dezenfekte edilir. Bu süreç zarfında işletme gözetim altında tutulur: Sağlık yetkililerinin özel izni olmadan hiç kimse işletmeye giremez ya da oradan çıkamaz. Hastalık bulaşmış işletme tamamen iyileşinceye kadar odağının çevresinde bir yasak bölge oluşturulur. Hastalığa karşı hassas hayvanlar yasak bölgeden uzak tutulur ve çevre işletmeler gözetim altında tutulur.

Hayvanlarda Şap Hastalığı Mali telafiler

Şap hastalığı şüphesi bulunduğu ilan edilmiş işletmelere sağlık veterinerinin gelişi, hastalıklı dokulardan örnekler alınması ve bunların analiz edilmesiyle ilgili masraflar devlet tarafından karşılanır. Devlet ayrıca hastalık odağı olarak ilan edilmiş yerlerde alınan her türlü önlemin (itlaf, dezenfeksiyon, vb.) masrafını da karşılar. İtlaf edilen sığırlardan doğan maddi zarar, işletmecinin seçtiği ve sağlık yetkilerinin onayladığı bir eksperin reel işletme değerini tespit etmesinin ardından devlet tarafından tazmin edilir. Yasak bölge içinde yer almakla birlikte hastalığın bulaşmadığı işletmelerin hayvanlarının seyrine konulan kısıtlamalardan doğan maddi zararlar da, işletmecilerin, GDS tarafından kurulan tazminat sandığına gönüllü katılımlarıyla tazmin edilebilir.

 

Paylaşmak önemsemektir!


Yazar: HB_Editör