Çarşamba , Mayıs 30 2018
Son Dakika
Hayvanlarda Q Ateşi Hastalığı

Hayvanlarda Q Ateşi Hastalığı

Hayvanlarda (ya da Query Fever, yani Sebebi Bilinmeyen Ateş), Coxiella burnetii bakterisinin yol açtığı ve sığırlarda klinik olarak üreme bozukluklarına sebep olan bir hastalıktır: Yavru atma, ölü doğum, rahim iltihabı ve kısırlık. Ama öte yandan, çok sık görüldüğü üzere, hastalığın hiçbir belirtisi yoktur.

Q ateşinin önemi, geviş getirenlerin sağlığı üzerinde yarattığı sonuçlardan başka, insan sağlığı üzerindeki etkisidir. Zira Q ateşi insana bulaşabilen bir hayvan hastalığıdır. Bu sebeple, genel sağlık ve tarım yönetmeliklerinde bir meslek hastalığı olarak sınıflandırılır. Süt ve süt ürünlerinin idaresi bakımından, Haziran 2007’den itibaren, yönetmelik, sütün dönüştürülme işlemlerinden önce pastörize edilmesini zorunlu olmaktan çıkarmıştır. Yine de, klinik vakaların görülmesinin ardından, bir yıl boyunca, tüketim amaçlı çiğ süt/çiğ süt ürünü satışı hâlâ yasaktır.

Hayvanlarda Q Ateşi Hastalığı Sebepleri ve risk faktörleri

Bakteri

Q ateşinin sebebi, hücre içinde sürekli bulunan bir parazit olan Coxiella burnetii bakterisidir. Bakteri duvarının yapısı türden türe değiştiği gibi, aynı tür bakteride evre I ve evre II gibi iki form ayırt edilir. Bu yapı değişiklikleri bağışıklık sisteminin bunları farklı tanımasına bağlıdır (antijenik varyasyon).

Evre I formundaki bakterilerin enfeksiyon yapma gücü yüksek olup sığırlarda, insanlarda ve eklembacaklılarda izole edilmişlerdir. Evre II formundaki bakterilerin enfeksiyon yapma gücü daha düşük olup, bakterinin döllenmiş yumurta veya hücreler üzerindeki kültürlerden kaynaklanırlar.

Ayrıca, bakterinin üremesi sırasında sporlanmaya benzer bir davranış görülebilir. Yalancı sporların oluşumu, anlaşıldığı kadarıyla, Coxiella bakterilerinin dış ortamda yaşayabilmelerini sağlamaktadır.

Hayvanlarda Q Ateşi Hastalığı Bulaşma kaynakları ve maddeleri

C. burnetii’nin yarattığı enfeksiyon insanı, çok çeşitli memeli evcil (geviş getirenler, domuzlar, atlar, kediler, vb.) ve yabani (geyikgiller, sincaplar, fareler, vb.) hayvan türlerini, kuşları (güvercin, tavuk, ördek, kaz, vb.) ve eklembacaklıları (keneler, sinekler, vb.) etkiler.

İneklerde, genital organlarla ilgili rahatsızlıklar sırasında, C. Burnetii atık ürünlerinin içinde (plasenta, cenin suları, vb.) sürekli ve yüksek yoğunlukta yayılır.

Ayrıca, yavru atmayı izleyen 2-3 hafta boyunca ve rahim iltihabı durumunda, üreme organlarının salgılarında da bakteri görülür. İneğin idrarı, sütü ve dışkısı da bakteri doludur.

Sağlıklı süt ineklerinin ve bazı sürülerde, hayvanların % 50’sine varan kısmının C. Burnetii bakterisi yaydıklarına çok sık rastlanır. Bu durumda bakteri, üreme döngülerinin her aşamasında, genital organ salgılarında ve/veya dışkıda ve/veya sütte görülür. Bakterinin her üç yoldan aynı zamanda yayıldığı enderdir (% 10’dan az).

Bireylere ve yayılma yollarına bağlı olarak, bakterinin yayılması sürekli veya aralıklı olup, değişik yoğunluklarda gerçekleşir. Bakterinin sütle yayılması sık görülür (sığırların % 25’ine kadar) ve özellikle sürekli yayılma durumunda bakteri yoğunluğu yüksek olabilir.

Hastalık belirtisi göstermeyen boğaların spermlerinde C. burnetii’ye rastlanmıştır.

Hayvanlarda Q Ateşi Hastalığı

Hayvanlarda Q Ateşi Hastalığı Bulaşma yolları

Hava yoluyla enfeksiyon yayma dozu çok düşüktür (birkaç bakteri birimi).

C. Burnetii bakterisi dış ortamda, özellikle su kaybına karşı son derece dayanıklıdır. Altlık olarak kullanılan samanlarda 2 yıla kadar varlığını sürdürebilir, bu da hastalığın bulaşmasında çevrenin oynadığı büyük rolü açıklar.

Bakteri bulaşması esas olarak hava yoluyla, bulaşık tozlar ve zerreciklerle olur. Hayvanların ahırda tutulduğu işletmeler, havalandırma kusurları sığırların hastalığa maruz kalmalarına sebep olabilir.

Başka bulaşma yolları da var olmakla birlikte, bunların işletme şartlarındaki gerçek önemi tam bilinmemektedir:

  • Enfeksiyonu taşıyan keneler aracılığında deri yoluyla; bu bulaşma yolu, bakterinin yaban ortamında dolaşması için önemli olabilir;
  • Başta dişi buzağılara verilen tam süt olmak üzere, bulaşık besinlerin yenilmesi aracılığıyla ve sindirim yoluyla;
  • Doğal aşım sırasında çiftleşme yoluyla.

Hayvanlarda Q Ateşi Hastalığı Ortaya çıkma şartları ve belirtileri

Sığırda Q Ateşi Hastalığı

Coxiella burnetii’nin yol açtığı enfeksiyon çok sıklıkla hiç belirti vermez.

En çok bildirilen rahatsızlıklar üreme bozuklukları (foto 9.1 ve 9.2) olup aşağıdaki özellikleri gösterirler:

  1. Gebeliğin sonuna doğru sıkça görülen ama istisnai olmayan yavru atmalar; yavru atmanın dışında bir belirti göstermez ve sıklıkla plasentayı içerde tutar. Bu yavru atma vakaları tek tük veya art arda birkaç kez görülebilir, ama sıradan yıllık olaylar olarak not edilir (ineklerin % 20’sine kadar);
  2. Gebeliğin sonunda doğumun ardından plasentanın atılamaması ile birlikte görülen plasentitis
  3. Ölü buzağıların doğması veya canlı ama dayanıksız ve zayıf buzağıların doğduktan hemen sonra ölmesi;
  4. Döl tutamama;
  5. Tek tük veya yıllık anlamda sık (ineklerin % 30-40’ına varan oranda) görülen uterus enfeksiyonları.

Doğal şartlarda, ateşle birlikte (belirgin yüksek ateş) akut seyreden solunum bozuklukları da görülebilir; bunlar deney amaçlı hastalık bulaştırılması sırasında fark edilmiştir.

İnsanda Q Ateşi Hastalığı

C. burnetii’nin insanda sebep olduğu enfeksiyon genellikle (vakaların % 60’ında) belirti vermez. Akut seyirli hastalık formlarına (vakaların % 40’ı) sık rastlansa da genellikle iyileştirilebilirler. Hastalık yalancı bir gribi andırır, akciğerleri enfekte eder, ender olarak karaciğeri ve istisnai olarak sinirleri enfekte edebilir. Hamile kadınlarda enfeksiyon düşüğe sebep olabilir. Hastalığın süreğen (kronik) formuna az rastlanır (% 2) ama ciddi boyuttadır (kalp ve damarlarda lezyonlar, özellikle de kalp zarı iltihapları).

Enfeksiyon insana bulaştığında, evcil geviş getirenler (, keçi, koyun) geleneksel olarak temel C. Burnetii kaynağı olarak görülürler.

Hastalığın insana bulaştığı başlıca yol, C. Burnetii ile bulaşık zerreciklerin solunmasıdır. Bakteri yayan hayvanlarla veya çevreyle doğrudan temasla da hastalığa maruz kalınabilir. Düşük ısıda (72 °C – 15 s) pastörizasyon sütte barınan C. Burnetii’lerin imha edilmesi için etkili bir yöntemdir.

Hayvanlarda Q Ateşi Hastalığı Teşhisi

Q ateşinin yalnızca klinik verilerden yola çıkarak teşhis edilmesi imkânsızdır.

Çeşitli yavru atma, ölü doğum, uterus iltihabı ve solunum bozukluklarına teşhis koyarken Q ateşi ihtimali de hesaba katılmalıdır.

Q ateşi ihtimalinin değerlendirilmesi için mutlaka laboratuar araştırması yapılmalıdır.

Kullanılabilecek teknikler, bakteri varlığının nicel PCR ile (buna öncelik tanınmalı) ve antikor varlığının ELISA ile veya daha ender olarak dolaylı immunofloresans tekniği ile tespit edilmesidir. ELISA kitlerinin hassasiyetinin, geviş getirenlerde görülen Coxiella antijenlerinin kullanılmasıyla, bakterinin keneden izole bir türüne (Nine Mile) kıyasla, arttığı gözlemlenmiştir.

Q ateşinin klinik hastalık belirtilerinden sorumlu tutulması hâlâ hassas bir konudur, zira enfeksiyonların büyük çoğunluğu hiç belirti vermemekte ve hastalık belirtisi görülmese de bakteri süt yoluyla yayılabilmektedir. Bütün bu sebeplerden dolayı, teşhisin sürü ölçeğinde konulması ve alternatif ihtimallerin teşhise dahil edilmesi tercih edilmelidir.

Hayvanlarda Q Ateşi Hastalığı Tedavisi

Uzun etkili oksitetrasiklin uygulamasının, yavru emziren ineklere ve laktasyon dönemi dışındaki süt inekleri arasından yavru atmış ve plasentasını atamamış olanlara (iyileştirici tedavi için), ayrıca grup içinden gebe olan diğer bireylere (metaflaksi) uygulanması sıkça önerilir.

Süt ineği yetiştiriciliğinde, laktasyon dönemi içerisinde görülen rahim enfeksiyonları, solunum zorlukları vakalarında, verilecek antibiyotiğin sütte kalıntı bırakacağı hesaba katılmalı ve ona göre seçilmelidir.

Hayvanlarda Q Ateşi Hastalığı Önleme

Q ateşinin klinik olarak bulaştığı, bakterilerin çevreye yayılmasına ve hastalığın bulaştırılmasına azami katkıda bulunan işletmeler, hastalığı kontrol altına alma planlarındaki öncelikli hedeflerdir. Bu işletmelere birtakım tıbbi ve sıhhi önlemler önerilirken, hastalığın işletme çalışanlarına ve yakın çevrelerine yayılma riskine karşı bir dizi de tavsiyelerde bulunulur.

Aşılama

Bakteriyle temasta bulunmamış (seronegatif olmanın yanı sıra bakteri de yaymayan) hayvanlara koruyucu nitelikte olması sebebiyle, evre I aşısıyla aşılama yapılması kilit öneme sahiptir. Bu sebeple, kurulacak olan sürünün öncelikle sistematik olarak aşılanması gereklidir. Yetişkin sığırların aşılanma düşüncesi ise epidemiyolojik (ilgili hayvanların kategorileri veya bulundukları küme) veya klinik (seroprevalans değerlendirmesi) öğelerin varlığına dayandırılmalıdır. Aşı şeması, en azından, genç sığırların aşılanmasını ve bir önceki yıl aşılanmış sığırlara aşı tekrarının yapılmasını öngörmelidir. Aşılama işlemine sürünün büyük kısmının yenilenmesine kadar (yaklaşık dört yıl boyunca) devam edilmelidir.

İşletmede alınacak sağlık önlemleri

Alınacak önlemler, belirlenen hedeflere (tablo 9.1), bu hedeflerden beklenen etkilere ve yapılabilirliklerine göre sıralanmıştır.

Enfeksiyonlu sürülerde, bakterilerin yavru atma sırasında ve genel olarak doğum sırasında (yayılma yeniden hızlanabilir) daha hızlı ve bol miktarda yayıldıkları dikkate alındığından çeşitli önlemler alınmalıdır. Hasta dişilerin yalıtılması diğer hayvanlara hastalık bulaşma riskinin sınırlandırılmasına, çevreye bakteri yayılmasının kontrol altına alınmasına katkıda bulunur, üstelik bakteri içeren malzemelerin toplanmasını kolaylaştırır. Yalıtım yöntemlerini (bireysel ve ortak bölmeler) seçerken işletmenin işleyiş ve binaların idare zorluklarının dikkate alınması gerekir. Bakteri içeren malzemeler (plasentalar, atık yavrular) çok dikkatle ellenmeli (eldiven kullanımı) ve hepsi toplanarak yakma, parçalama veya toprağa gömme yoluyla imha edilmelidir.

Kullanılabilecek maddelerin cinsleri ve yoğunlukları (hidroklorik asit, eter, vb.), işleme tabi tutulacak yüzeylerin özellikleri (dövme toprak zeminler, vb.) ve işleme tabi tutma süreleri (24-48 saat) sebebiyle, dezenfeksiyon konusunda alınacak hiçbir önlem gerçek anlamda etkili ve işletme içinde kullanılabilir nitelikte addedilemez. Yine de, enfeksiyon yapıcı diğer ajanlara karşı işletme malzemelerinin ve barınaklarının temizlenmesi ve dezenfeksiyonu çevre için alınacak genel önlemler içinde yer alır. Doğum sırasında yapılan müdahalelerde işletmeye özel alanlarda ve tek kullanımlık giysilerin kullanılması yaygınlaştırılmalıdır.

Temizlik ve Dezenfeksiyon

Temizlik ve dezenfeksiyon protokolleri (özellikle basınçlı buhar kullanımı) uygulayıcıların korunmasını ve sıvı atıkların toplanarak işleme tabi tutulmasını gerektirir. Bu önlemlerin alınması mümkün değilse, hayvanların altlık malzemesi (saman, sap) sık sık takviye edilerek hayvana temas eden yüzeylerinin asgari ölçüde mikrop barındırıyor olmaları sağlanmalı ve eski yataklık yığınlarının ortamdan uzaklaştırılması sıklaştırılmalıdır.

Hayvanlardan kaynaklanan salgı maddelerinin idare yöntemleri Coxiella bakterilerinin dış ortama yayılmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Amaç, C. Burnetii bakterilerinin dayanıklı formlarını barındırabilecek zerreciklerin –özellikle de kuru zerreciklerin en aza indirgenmesidir. Bu konuda gübreliklerin üzerinin örtülmesi ve sıvı atıkların toplanması önerilir. Sıvı/katı gübre yığınlarının yeni gübre eklenmemesi şartıyla, kalsiyum siyanamid ile (nihai karışımın % 0,6’sı oranında) en az 8 gün boyunca kimyasal işleme tabi tutulması, C. Burnetii bakterilerini yok eder. Gübreliklere gelince, özellikle yığılan eski yataklık samanları için kompostlama işlemi ilginç bir yol olabilir.Ama bu yöntem, gübrelik malzemesinin her alt üst edilişinde bakterilerin havaya karışarak yayılması riskini de taşır. Son olarak, gübrelik malzemesini toprağa sermek için, havanın nemli olduğu bir dönemde, rüzgârsız ve yağmurun yağmadığı günler kollanmalı ve hayvanların otlamadığı çayırlık alanlar tercih edilmelidir (özellikle de malzeme önceden hijyenik hale getirilmemişse).

Ahırlardan toplanmış dışkı/idrar karışımları (kirli yataklık) konusunda, toprağa serme işleminde kullanılan bazı düzenekler (askılıklı rampalar) bakterilerin havaya karışmasını sınırlandırır ve/veya sıvı aşamanın toprağın içine sızmasını kolaylaştırır (enjektörler veya gömücüler). Gübre serildikten hemen sonra toprak sürülürse gübre de gömülmüş olur.

Hayvanların bir yerden bir yere taşınması halinde, hayvanların kamyona yüklenmeleri ve meskûn mahallerden geçilirken trafiğin yoğun olmadığı saatlerin seçilmesi tavsiye edilir. Son olarak, yavru atmış (genital organ akıntıları sona erinceye kadar), gebeliğin son evresinde olan veya gebeliğin son evresindeyken yavru atmış olan dişilerin satışa sunulmaması tercih edilir.

Mesleki risklere karşı tavsiyeler

Mesleki riskleri azaltmak için aşağıdaki hususlar tavsiye edilir:

  1. Genel hijyen önlemleri alınmalıdır (hayvanlarla ilgilendikten sonra ellerin yıkanması, insani yaşam alanlarına girilmeden önce iş kıyafetlerinin çıkarılması, vb.);
  2. Hayvanların üreme organlarına müdahale edilirken, düşükle atılmış yavru veya plasentaya dokunurken eldiven kullanılması, işletme malzemeleri, araçları veya barınakları temizlenirken, gübrelikler alt üst edilirken ve hijyenik hale getirilmemiş toprağa serilirken maske kullanılması gibi özel önlemlerin alınması;
  3. Risk altındaki insanların (hamile kadınlar, bağışıklık sistemi çökmüş kişiler, organ nakli sebebiyle nakledilen organın reddedilmemesi için özel tıbbi tedavi altında olanlar, kalp hastaları, vb.), özellikle doğum sırasında hayvanlarla temastan kaçınmaları, bakteri içeren malzemelerle (örneğin plasentanın alınması) veya işletme atıklarıyla uğraşılarını sınırlandırmaları gerekir.

Hakkında HB_Editör

İlginizi Çekebilir

Şap Hastalığı Hakkında Bilgi

Şap Hastalığı Hakkında Bilgi

Makalede Neler Var ?1 Hayvanlarda TABAK HASTALIĞI1.1 Şap Hastalığı Hakkında Bilgi ŞAP HASTALIĞI NİÇİN BU …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.