Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı

Karın ve bağırsaklara yerleşen strongyloidler (kıl kurtları)

Hastalığı Sebepleri, belirtileri ve risk faktörleri

Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı Pek çok yuvarlak kurt veya nematod türü sığırlara geçerek onları hasta edebilir (tablo 29.1). Bu kurtların çoğu, hastalık yapıcı larva evresindeyken, sığırlar tarafından otlaklarda yutulur. Sığıra geçen bu larvalar hayatlarını sürdürerek, hayvanın bir veya birden fazla organına yerleşip (göç edip) erişkinliğe doğru gelişimlerini sürdürürler.

Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı

İlkbahar aylarında otlaklar kışı atlatarak canlı kalan bulaşmaya hazır kıl kurdu larvalarıyla doludur. Sığır otlağa çıkar çıkmaz erişkin bir kurt olma yolundaki larvaları yutar. Kurtlar sığıra geçince çoğalmaya başlar ve dişiler yumurtlamaya koyulur. Yumurtalar bahar aylarında ve yaz başında sığır dışkısında görülür (foto 29.1). Yumurtalar çatlayarak bulaşmaya hazır larvaların otlaklara yayılmasını sağlar (foto 29.2 ve 29.3). Kıl kurdu larvalarının gelişim hızı parazit türlerine ve dış ortamdaki nem ve sıcaklık şartlarına bağlıdır (en iyi şartlarda gelişim 7-10 gün sürer:

Hava sıcaklığı 20- 22 °C ve normal otlak nemliliği). Larvaların sayısı ayrıca hayatta kalma kapasitelerine ve örneğin kuraklığa dayanma güçlerine bağlıdır. Genel olarak, larva sayısı otlaklarda Haziran ve Eylül aylarında daha yüksektir. Sığırlar otla birlikte larvaları da yutarlar. Larvalar hayvanın sindirim sistemine geçince 3-4 hafta içerisinde, türüne göre, şirdende, ince bağırsakta veya kalın bağırsakta erişkin birer kıl kurdu olurlar (şekil 29.1). Sığırın sonbahar aylarında yuttuğu larvalar gelişimlerini durdurarak bağırsağın veya şirdenin mukozasına yerleşirler ve ancak sonraki ilkbaharda hipobiyozdan çıkarlar.

Kıl kurtlarının türlerine göre, bunlar sığırlara, geviş getiren küçükbaş hayvanlara ve geviş getiren yabani hayvanlara (geyik, karaca) daha fazla uyum sağlamış olsalar da başka konak hayvanlarda da hayatlarını sürdürebilirler. Örneğin Ostertagia ostertagi sığırlara uyum sağlamıştır ve daha çok sığırlarda görülür ama koyunlara veya keçilere de geçebilir; fakat bu durumda, erişkinliğe kadar büyüyecek kurt sayısı daha az olur ve erişkin kurtların boyu daha küçük, üreme oranları ve hastalık yapma kapasiteleri daha düşük olur.

Tersi yönde ise, sığırlar başlıca koyun şirdeni kıl kurdu olan Haemonchus contortus’u barındırabilir. Fakat bulaşma vakaları az olup hastalık yapmaz.

Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı Klinik belirtilerin tespiti

Sığırın içinde belli bir sayıya ulaşan parazitler hayvanın organlarında bazı lezyonlara ve az ya da çok önemli işleyiş bozukluklarına yol açmaya başlar. Gastro-intestinal kıl kurtları işte bu yolla tespit edilir, zira larvalar erişkinliğe doğru ya şirdende (Ostertagia ve Haemonchus türleri), ya ince bağırsakta (Cooperia ve Nematodirus türleri), ya da kalın bağırsakta (Œsophagostomum türü) gelişirler. En çok hastalık yapan ve bütün kategorilerdeki sığırlarda her zaman var olan kıl kurdu, şirdene yerleşen Ostertagia’dır (foto 29.4 ve 29.5). Ostertagia’nın sıklıkla gastro-intestinal strongyloid ile aynı anlamda kullanılması da bu yüzdendir.

Ostertagia kıl kurdu yaşam döngüsünün erişkinlik evresinde (ishal, zayıflama, büyüme geriliği) (ostertagia tip 1) ve larva evresi boyunca (ostertagia tip 2: larvaların yumurtadan çıkışından hipobioza kadar, ve ostertagia ön-tip 2: Larvaların şirden duvarında birikmesi) klinik rahatsızlıklara yol açar.

Sığırlardaki gastro-intestinal strongyloidlerin sebebi Cooperia (özellikle mevsim başında), Nematodirus, Haemonchus, Trichostrongylus veya Œsophagostomum gibi başka kıl kurdu türleri olabilir (tablo 29.1 ve foto 29.6’dan 29.11’e). ve ostertagia ön-tip 2: Larvaların şirden duvarında birikmesi) klinik rahatsızlıklara yol açar.

Sığırlardaki gastro-intestinal strongyloidlerin sebebi Cooperia (özellikle mevsim başında), Nematodirus, Haemonchus, Trichostrongylus veya Œsophagostomum gibi başka kıl kurdu türleri olabilir (tablo 29.1 ve foto 29.6’dan 29.11’e).

Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı Ostertagia Türü Kıl Kurtları

Parazitlerin büyük miktarda sığıra geçmesi halinde, Haemonchus’lar, Cooperia’lar ve Nematodirus’lar “otlağa çıkmanın ilk yılındaki” sığırlarda ve daha çok kurak yaz aylarında klinik belirtilere yol açar. Hayvanlarda ishal, önemli ölçüde zayıflama görülür ve bazen ölüm vakalarına rastlanır (foto 29.12). Hastalık bir gruptaki bütün genç sığırlarda görülebilir. Hastalığa genellikle Ostertagia türü yol açar ve kıl kurtlarının sebep olduğu ekonomik kayıpları arttırır (buzağılarda büyüme geriliği).

Œsophagostomum türü kıl kurdu, kalın bağırsağı büyük miktarlarda işgal etmişse, sindirim sonu işlevlerinde önemli bozukluklara yol açar: Karın ağrısı, sağ böğürde şişkinlik (timpani) ve besinin bir organdan diğerine geçişinde gecikme. Kabızlıkla başlayan süreç genellikle kanamalı ishalle devam eder. Bunlara, en çok hastalık yapıcı kıl kurdu olan Ostertagia sebep olur. Klinik risk, aynı zamanda, kalın bağırsaktaki nodüllerde var olan büyük miktardaki larvaların ilkbaharda hipobiozdan çıkışına bağlıdır.

İnce bağırsağa özgü bir parazit olan Cooperia, otlağa çıkmanın ilk yılında bulunan genç sığırlarda bazen çok büyük miktarlarda barınabilir. Bu tür kıl kurdu diğerlerine göre daha az hastalık yapıcıdır ama Ostertagia’nın yol açtığı sindirim bozukluklarını arttırır.

Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı Kontrol altına alınması

Gastro-intestinal kıl kurtları ile mücadele aşağıdaki iki yöntemden biriyle gerçekleşir:

  • Klasik kıl kurtlarına karşı aktif antihelmintiklerin (strongylicidler) kullanılması. Bunlar anında etkili ama etkisi kısa süren ilaçlardır. Bulaşık olmayan çayırlardan yapılan geçişlerde hayvanlara tatbik edilir.
  • Etkisi kaybolduktan sonra bile süren strongylicidlerin (iğneyle verilebilir veya bir miktar yüzeyden endektosit makrosiklik laktonların uygulanması şeklinde) veya sürekli ya da dönem dönem serbest bırakılan strongylicidlerin (Rumen içi antihelmintik dağıtıcısı veya bolus) kullanılması.

Hayvanlarda Kıl Kurdu HastalığıHayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı

Sağlıklı otlaklar anlayışı

Parazit risklerinin yönetimine sağlıklı otlaklar anlayışının uygulanması için, otlakların parazitler tarafından işgal edilme dinamiğinin iyi anlaşılması gerekir. Kışın hastalık yapıcı larvalar yavaş yavaş ölür ve Haziran ayına gelindiğinde otlaklarda neredeyse hiç larva kalmaz. Buna karşılık, kışı hayatta kalarak atlatan larvalar son derece hızlı çoğalan ilk strongyloid nesillerinin kaynağını oluşturur.

Mart ayından itibaren otlaklarda bulunan yumurtalar, sığırların sindirim sisteminde (kışı atlatmış larvalardan veya hipobiyozdan çıkmış larvalardan) oluşan ilk erişkin strongyloidlerin ürünüdür. Uygun nem ve sıcaklık şartlarında, yumurtalar çatlar ve larvalar 4-10 günde L3 evresine kadar gelişirler. Sığırların otlağa çıkarılması sırasında otlaklardaki parazit işgali çok zayıf düzeydedir.

Önceki otlağa çıkma mevsimlerinde gastro-intestinal strongyloidlere karşı iyi bir bağışıklık edinmiş sığırlar tarafından yutulan L3 evresindeki larvaların bu sığırlarda hastalık yapma yeteneği zayıf kalır. Sığır dışkısıyla dışarı atılan yumurta sayısı da az olur. Buna karşılık, L3 evresindeki larvalar bağışıklık kazanmamış buzağılar veya genç sığırlar tarafından yutulursa, bu hayvanların günlük canlı ağırlık artışını (GCAA) hissedilir oranda azaltabilirler ve bunu, parazitlik düzeylerine bağlı olarak, klinik belirti vererek veya vermeden gerçekleştirirler. Bu larvalar, ayrıca, ilkbahara özgü iklim şartlarını kullanarak sığır dışkısıyla birlikte bol miktarda yumurta atılmasını sağlarlar ve sonbahara kadar bütün otlakları parazitle doldururlar.

Sağlıklı

Yaz ve sonbahar ayları boyunca, otlağa ilk kez çıkan buzağıları, emziren sürülerden olup anası az süt üreten buzağılar ve otlaklarda ikinci mevsimini yaşayan ama henüz iyi bir bağışıklık kazanmamış genç sığırlar büyük oranda parazit kaparlar. Bu hayvanlar gastrointestinal strongylozun klinik belirtilerini gösterirler ve GCAA açısından büyük kayba uğrarlar.

Eğer bu hayvanlar, tam bu sırada, ani etkili bir strongylicidle tedavi edilip aynı otlağa yeniden salınırsa, tedavinin sonucu hastalıktan beter olur. Zira hayvanın vücudundaki parazitlerin öldürülmesi onun bunlara karşı bağışıklık edinme sürecini kesecek ve onu daha büyük bir parazit saldırısına maruz bırakacaktır. İşte bu sebeple, böylesi bir tedaviden geçmiş hayvanların sağlıklı otlaklara salınmaları gerekir. Sağlıklı otlak derken, ilkbahar aylarında buzağıların ve genç sığırların otlamadıkları, dolayısıyla, yeterince bağışıklık geliştirmemiş sığırların aracılığıyla “yeniden yaşam döngüsüne” giren strongyloid miktarının az olduğu otlaklar kast edilmektedir. Ayrıca, ilkbaharda biçilmiş veya silaj yapılmış çayırlar da benzer niteliktedir. Hayvanlar yeni çıkan filizleri yiyecektir. İlkbaharda yalnızca yetişkin sığırların salındıkları çayırlar için de aynı şey söylenebilir.

Otlağın düzenlenmesi

Aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:

  • Süt sığırı işletmelerinde: Otlağa ilk kez çıkacak buzağıların buna alıştırılması için, daha önce “doğum” veya “revir” bölmesi olarak kullanılmış, ahırlara yakın, çitle çevrili bir alana salınmamalıdır. Çünkü yavrulamış veya hastalanmış inekler buralara dışkılayarak büyük miktarda strongyloid yumurtası dökmüştür. Böylesi alanlar hastalık yapıcı larvaların işgali altındadır ve genç buzağılar daha ilk günlerden büyük ölçüde parazit kapacaklardır.
  • Emziren sürülerde: . Buzağılar, Kasım sonu veya Aralık gibi geç bir dönemde sütten kesilmemeli ve sütten kesildikten sonra parazit dolu otlaklara salınmamalıdır; . Etkisi uzun sürmeyen anti-helmintikler kullanılmamalıdır.

Bu tedavide kullanılan ilaçların etkileri iyidir ama sadece 12-72 saat kadar sürer. Ana aktif maddeler levamizol veya benzimidazollerdir. Kullanılan ilacın etkisi uzun süreli olmadığından, hayvanlara “parazitten arındırma” işlemleri uygulanmalı ve sonrasında sağlıklı otlaklara salınmalıdır. Bu müdahaleler strongyloid işgalini ortadan kaldırmayı hedefler. Bu işlemler, süt ineği işletmelerinde, ilk kez otlağa salınacak dişi ve erkek buzağılara, anne sütü emen buzağılara, emziren sürülerde ise otlağa çıkmanın ikinci yılındaki dişi danalara ve kastre edilmiş erkek danalara uygulanır.

Hayvanlara yapılacak müdahalelerin zamanlaması tablo 29.2 ve 29.3’te gösterilmiştir. Müdahaleler esas olarak yaz aylarında, sütten kesilme döneminde veya ahıra geri dönüş sırasında yapılır.

Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı Hayvanları Parazitten Arındırma

Yazın yapılacak klasik “parazitten arındırma” işlemi için her türden strongylicid ilacı kullanılabilir. Buna karşılık, ahıra dönüşte veya sütten kesme sırasında, larvalarını kist içinde tutan strongyloid türleri üzerinde etkili antiparaziterlerin kullanılması önemle tavsiye edilir. Uzun süre etkili strongylicidler yalnızca, makrolitik lactonlar veya endektosit (doramectin, eprinomectin, ivermectin, mixodectin) de denilen avermectin milbemycin kimyasal grubundan ilaçlardır. Süt ve et bakımından bekleme süreleri kullanılan ilaca göre değişir. İlaç çeşidi seçilirken bekleme süresi göz önünde bulundurulmalıdır.

Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı Eprinomectin Kullanımı

Süt bakımından, eprinomectin için herhangi bir bekleme süresi yoktur; bu sebeple, hayvanın laktasyon döneminde hiçbir olumsuz ekonomik sonuca yol açmadan kullanılabilecek yegâne endektositdir. İlacın etki süresi, moleküllere ve parazitlere bağlı olarak 5 haftaya kadar sürebilir (ilaçların kullanım klavuzları incelenmelidir). Stronglycidin erişkin larva halindeki parazitlere derhal etki etmesinin ardından, hayvanın yuttuğu tüm larvalar imha olur ve gelişemezler. Sığır dışkısında strongloid yumurtalarının yeniden görülme süresine bakılacak olursa, ilacın etki süresi parazitlerin gelişme sürelerine eklenir (3-4 hafta). Bu durumda, yumurtaların yeniden görülme süresi 6-11 hafta arasındadır. İlacın etki süresi içindeki aktif maddeye ve veteriner ilaçlarındaki nötr (emilimi kolaylaştıran) maddelere bağlıdır. Bu ilaçların en büyük avantajı parazit yumurtalarının dışkıyla atılmasına son vererek yumurtaların yeniden çayırlara bulaşmasına engel olmalarıdır.

Parazitlerin hayvanlar arasında ve otlaklarda yayılmasını büyük ölçüde azaltan ve hayvanlarda belli bir bağışıklık yaratan bir uygulama yöntemi ilaçların belli aralıklarla yeniden kullanılmasıdır. Örneğin, hayvanların otlağa çıkarılma mevsimi başında, otlağa ilk kez çıkacak buzağılara ve emziren sürülerin ikinci otlak mevsimindeki genç sığırlarına herhangi bir endektosit uygulanması (otlağa salma mevsimi başında bir uygulama ve 6-10 hafta sonrasında bir uygulama daha veya otlağa çıkarıldıktan sonra 3., 8. ve 13. haftalarda tekrarlanan ilaç uygulamaları).

Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı Endektosit Uygulanması

Süt emen buzağılara uzun süre etkili ilaçların sütten kesilmeleri sırasında ve Eylül ayında verilmesi işe yarar. Hem süt içen hem de otlağa çıkan buzağılara bu tip ilaç sütten kesilme sırasında verilmelidir. İşletmedeki sığır gruplarına katılan her tipten genç sığırlara da ahıra dönme mevsiminde bu tip ilaç verilmelidir. Bu ilaçların molekülleri, hayvanlar tarafından yutulmuş ve şirdenin (veya bağırsakların) içinde bulunan larvalara karşı uzun süreli olarak etkilidir ve organların mukozaları içinde hipobiyoza giren larva sayısını sınırlar.

Sürekli veya belli aralıklarla ilaç bırakılan rumen içi salıvericiler, tıpkı uzun süre etkili ilaçlar gibi, hem hayvanların hem de çayırların parazitlerce istila edilmesini sınırlar. Bu tür salıvericiler aynı gruptaki buzağıların veya genç sığırların otlağa çıkarılmaları sırasında uygulanır:

  • Otlağa çıkarılmanın ilk yılındaki süt buzağılar,
  • Emziren sürüde bulunan ve otlağa çıkarılmanın ikinci yılında olan genç dişi sığırlar ve kastre edilmiş erkekler.

Uygulama aynı grup içindeki tüm hayvanlara aynı anda gerçekleştirilmelidir. İşkembe içinde serbest bırakılan antiparaziter madde, seçilen sisteme bağlı olarak, 3-4 ay boyunca strongloid larvalarını sindirim sistemine girdikçe sürekli imha eder. İlacı tek bir kez serbest bırakan salıvericiler ise, hayvanın sindirim sistemine giren larvaları ayda bir kez imha eder. Uygulama süresince sığırların dışkısında parazit yumurtası görülmez. Parazit varlığı çayırlarda en üst noktaya gelmişken Ağustos-Eylül döneminde ortadan kalkar. İvermectin bolusu dış parazitlere (uyuz haşeresi, bit) karşı önleyici etkiye sahiptir ve deri altındaki larvaları (nokra) imha eder.

Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı İvermectin Bolusu ile Hastalık Önleme Yöntemi

Bu hastalık önleme yöntemi özellikle sağlıklı yazlık otlağa sahip olmayan işletmeler için tavsiye edilir. Bu işlemler, sütçü buzağılar ve genç emziren sığırlar için önerilen klasik parazitle mücadele anlayışının yerini tutabilir.

Aynı gruptaki bütün hayvanlar birer bolus almalıdır. Parazit mücadelesi yapılmayan hayvanlar parazit barındırırlar. Dolayısıyla, bolusu olmadan meraya çıkan hayvanlar, sezon sonunda, parazite bulanmış çayırlara maruz kalarak kendileri de büyük ölçülerde parazit kaparlar.

Bu yöntem, anasının yanında süt emen buzağılara da uygulanabilir. Böylece, kışlık ahıra geç dönen hayvanların parazit kapmasını sınırlanır. Bu durumda, bolus ya da ilaç salıvericiler merada otlama sezonunda, Ağustos ayında uygulanır.

Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı Tedavi

Gerekli önlemler düzgünce alınmış ise (genel mücadele aygıtı), tedaviye ihtiyaç duyacak hayvan sayısı düşük olur. Tedavi için kullanılacak moleküller önlem amaçlı kullanılan moleküllerin aynısıdır. Ama bunlar klinik strongyloid tedavisinde kullanılırken strongloidlerin biyolojisi, onlara karşı kullanılmış antiparaziterlerin aktif maddelerinin etki şekli ve kesin klinik ve epidemiolojik durum dikkate alınmalıdır.

Hayvanlarda Kıl Kurdu Hastalığı Fotoğrafları

Foto 29.4 ve 29.5: Larva ostertagiose’u: Şirdenin tamamen düzgün ve normal haldeki yüzeyi onbinlerce L4 ve L5 larvası tarafından bozulmuş.

Foto 29.9: Dişi bir dananın körbağırsağındaki trişinler.

Foto 29.11: Kalın bağırsağın duvarına yerleşmiş œsophagostomose lanaire lezyonları av tüfeği saçmalarını andırır.

Foto 29.12: Kontrol altına alınamayan gastro-intestinal parazitlenmenin sonucu zayıflama, ishal ve protein eksikliği görülebilir.

Paylaşmak önemsemektir!


Yazar: HB_Editör