BUZAĞI SEPTİSEMİSİ-KOLİSEPTİSEMİ

Buzağı İshalleri Hakkında Bilgi

BUZAĞI SEPTİSEMİSİ-KOLİSEPTİSEMİ Halk arasında “Buzağı İshalleri” veya “Buzağı Septisemisi” olarak bilinen Kolibasillozis hastalığına buzağılarda doğumdan sonraki 2-10 gün arasında rastlanır. Her ülke ve işletmede rastlanabilen hastalığa E.coli denilen bir mikrop neden olur. Bu mikrop çevrede ve sağlam hayvanların bağırsaklarında her zaman bol miktarda bulunmaktadır. Hastalık daha çok, uygunsuz bakım ve beslenme koşulları nedeniyle direnci azalan buzağılarda ortaya çıkmaktadır. Direnci azalan buzağı, bu mikrobu solunum, ağız veya göbek kordonu yoluyla alır ve hastalanır

Buzağıların direncini azaltan nedenler aşağıda sıralanmıştır.

  1. Ahırın temiz olmaması,
  2. Ahırın rutubetli, çok sıcak ya da soğuk olması,
  3. Buzağının ağız sütünü içmemesi,
  4. Buzağılara içirilen süt miktarının çok fazla olması,
  5. Içirilen sütlerin soğuk yada bozuk olması,
  6. Güç doğum,
  7. Yeni doğan buzağılarla, yetişkinlerin birarada tutulması,
  8. Mevsim durumu (Özellikle kış sonları ve ilkbahar başları)

Buzağı ishaline yakalanan buzağılarda belirtiler nelerdir?

Durgunluk, analarını emmede isteksizlik, vücut ısılarında düşüş, sarı-beyazımtrak ve kokusuz bir ishal görülür. Hasta buzağıların kuyruk kısımlarında sulu ishal vardır.

Hastalığın teşhisinde, doğumdan sonraki 3-5 gün içinde ortaya çıkan ishal olaylarına Buzağı Septisemisi (Kolibasillozis) denilebilir.

Ancak, diğer mikroplardan ileri gelen ishallerle karışmaması için laboratuvar teşhisine ihtiyaç vardır. Bu amaçla, ölen yavru buzağı mümkünse kokuşmadan laboratuvara gönderilmelidir.

Bazı hasta buzağılar, 5-10 gün içerisinde iyileşir. Bazıları ise, birden ağırlaşır ve en geç 6 saat içerisinde ölür. E. coli mikrobunun yerleşik olduğu ahırlarda her yıl hastalık çıkar.

Buzağı İshallerinden Korunma Yolları Nelerdir?

  1. Gebe sağmal ineklerin kuruya çıkarılması,
  2. Gebe ineklerin beslenmesine dikkat edilmesi (yeşil yem, kaliteli silaj, A vitamini takviyesi)
  3. Güç doğumlarda veteriner hekime haber verilmesi,
  4. Doğumun; temiz ve diğer hayvanlardan ayrı bir yerde yapılması,
  5. Doğum sonrası, buzağıların temizlenmesi, kurulanması ve göbek kordonunun antiseptiklendikten (ilaçlandıktan) sonra bağlanması,
  6. Ağız sütü buzağıyı hastalıklardan koruyucu maddeler taşıdığından çok gereklidir. Bu nedenle buzağının en kısa zamanda anasını emmesi sağlanmalıdır. Ilk 24 saat içinde 3-4 öğün ağız sütü mutlaka emzirilmelidir. Doğumdan sonraki 3 gün ağız sütüne devam edilmelidir. Buzağılar, suni yolla emzirilmelidir.
  7. Yeni doğmuş buzağılar, emmeyi takiben anasından ayrılıp özel buzağı bölümlerine alınmalıdır. Özel buzağı bölümü; önce dezenfekte edilmeli (ilaçlanmalı), iyice havalandırılmalı, rutubetsiz olması sağlanmalı, temiz altlık sap serilmeli ve 5 günde bir mutlaka değiştirilmelidir.
  8. Ahırda E.coli mikrobunun varlığı biliniyorsa, gebe inekler hamileliğin son iki ayı içinde bu mikroptan hazırlanmış aşılarla aşılanmalıdır. Eğer ana aşılanmamışsa, buzağıya doğar doğmaz E.coli mikrobu ile hazırlanmış antiserum koruyucu olarak uygulanmalıdır.Ahırlardaki buzağı septisemisi (koliseptisemi) olayları, koruyucu uygulamaya rağmen önlenemiyorsa, veteriner hekim kontrolünde veya laboratuvardan alınan antibiyogram (test) sonucuna göre antibiyotik uygulanabilir. Ancak, antibiyotik uygulaması en son başvurulması gereken kötü bir çaredir.

BUZAĞI SEPTİSEMİSİ-KOLİSEPTİSEMİ

Buzağı İshallerinde Tedavi

İshalli buzağıların tedavisinde; beslenme, bakteriyemi/ septisemiyi önlemek, dehidrasyon, asit baz ve elektrolit dengenin düzeltilmesi esastır.

İSHALLİ BUZAĞILARIN BESLENMESİ BUZAĞI SEPTİSEMİSİ-KOLİSEPTİSEMİ

Süt ile beslenen ishalli buzağılar için en ideal gıda yine süttür. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ishalli buzağılarda günlük süt miktarı 3 ile 4 öğüne bölünerek verilmelidir. Ayrıca ishale bağlı gelişebilecek elektrolit anormallikler ve enerji ihtiyaçları da uygun oral veya intravenöz sıvı uygulamalarıyla giderilmelidir.

Buzağı İshallerinde Kullanılan Antibiyotikler

Neonatal koliform septisemili buzağıların tedavisi ciddi özen gerektirir. Septiseminin erken teşhisi ve uygun tedavi protokolünün uygulanması başarılı tedavide önemlidir. Antimikrobiyal (antibiyotik) ajanların ishalli buzağılara uygulanması için iki temel sebep vardır.

1) İnce bağırsakta E. coli bakteri sayısını azaltmak

2) Muhtemel E. coli’ye bağlı gelişen bakteriyemiyi tedavi etmektir.

Genelde sistemik hastalıklı ishalli buzağıların yaklaşık %30’unda E. coli enfeksiyonuna bağlı bakteriyemi tablosu gelişebilmektedir. İshalli buzağılara uygulanacak antibiyotik ajanlar hem güvenli olmalı, hem de kan ve ince bağırsaktaki E. coli’ye karşı etkili olmalıdır. İshalli buzağılarda hem oral hem de paranteral yolla antibiyotik kullanılabilir. Fakat sistemik hastalığı olmayan ishalli buzağılara oral veya parenteral yolla antibiyotik kullanımı tavsiye edilmemektedir. Genelde geniş spektrumlu beta-laktam ve fluoroquinolone grubu antibiyotiklerin oral ve paranteral yolla uygulanması doğal olarak gelişen veya deneysel yolla oluşturulan ishallerin tedavisinde etkilidir.

Amerika Birleşik Devletlerinde ishalli buzağılarda yaygın olarak kullanılan oral antibiyotikler; amoxicillin, chlortetracycline, neomycin, oxyteteracycline, streptomycin, sulfamethazine ve tetracyclindir. Sistemik hastalıklı ishalli buzağılarda yaygın olarak kullanılan paranteral antibiyotikler ise, fluoroquinolone, ceftiofur, amoxicillin veya ampicillin tryhidrate ve sulfanamidlerdir. Ceftiofur (2,2 mg/kg intra müskuler/derialtı, 12 saat aralıkla) ve amoxicillin veya ampicillin tryhidrate (10 mg/kg dozda intra müsküler, 12 saat aralıkla) en az üç gün hasta buzağılara uygulanmalıdır.

Amoxicillin veya ampicillin boyun kas bölgesine uygulanmalıdır. Bu bölge ilacın emilimi için ideal bölge olduğu gibi, karkası en düşük seviyede hasara uğratır. Fluoroquinolone grubu antibiyotiklerden olan enroflaksisin (2,5-5 mg/kg, intramüsküler, 12 saat aralıkla) ve danofloksasin (1,25–2,5 mg/kg, intramüsküler, 12 saat aralıkla) gram-negatif bakterilere karşı oldukça etkilidirler.

BUZAĞI SEPTİSEMİSİ-KOLİSEPTİSEMİ KORUMA

Yenidoğan buzağılarda ishalden korunmak için iki temel prensip vardır, bunlar;

  1. Buzağıların savunma sistemini (immünite) iyileştirmek,

  2. Yenidoğan buzağılarda enfeksiyonun gelişimine katkı sağlayacak çevresel faktörleri azaltmaktır.

1) Buzağıların savunma sistemini (immünite) iyileştirmek:

a) BUZAĞI SEPTİSEMİSİ-KOLİSEPTİSEMİ Kolostrum:

Neonatal buzağıların yaşaması ve sağlıklı olmaları yeterli oranda ve zamanında kaliteli kolostrum almasına bağlıdır. Buzağıların immün durumu kolostrumun verilme zamanı, emilme miktarı ve kalitesi ile yakından ilişkilidir. Kolostrumun kalitesi içermiş olduğu yüksek IgG miktarı ile ilişkilidir. Fakat annenin yaşı, ırkı gibi faktörler kolostrumun kalitesini etkilemektedir. Kolostrumdaki total immünglobulinin %85 ile 90 IgG, %5’i IgA ve %7’i ise IgM’dir. Yeni doğmuş buzağılara verilmesi gereken kolostrumun miktarı buzağıların vücut ağırlığının yaklaşık %10 ile 12 arasındadır. İdeal kolostrum verilme zamanı; günlük verilmesi gereken kolostrum miktarının yarısının doğumu takiben ilk 3-4 saat içersinde, diğer yarısının ise yaşamının ilk 6 ile 12 saati içerisinde biberonla veya temiz bir mide sondası ile buzağılara verilmesi gerekmektedir. Böylece günlük verilmesi gereken total kolostrum miktarı buzağı yaşamının ilk 12 saati içersinde verilerek buzağının kolostrumdan en yüksek seviyede yararlanması sağlanmış olur. Doğumu takiben 24 ile 48 saat sonrası buzağı serum IgG seviyesi 10 mg/ml’den az ise zayıf savunma sistemine (pasif kolostral transfer yetersizliği) sahip demektir.

b) BUZAĞI SEPTİSEMİSİ-KOLİSEPTİSEMİ Aşılama:

Buzağı ishallerin etiyolojisinde yer alan ETEC, rota ve corona virusa karşı aşılar etkilidir. Gebe ineklerin aşılanmasıyla kolibasillozis, rota ve corona virusa karşı buzağıların immünizasyonu sütçü işletmelerde önemlidir. Özellikle aşılanmamış işletmelerde hastalıkla ilgili salgın görüldüğünde, doğumu takiben ilk 12 saat içeresinde buzağılara K99’a spesifik monoklonal antikorun oral uygulanması öldürücü ETEC insidansını azaltmada etkili metottur. Gebe ineklerin aşılanması kuru dönemde iki kez 4’er hafta aralıklarla yapılması, E. coli K99 karşı kolostral antikor titresini artırabilir. Fakat corona ve rota virus’a karşı oluşan antikor titreleri E. coli K99’a karşı oluşan antikor titrelerine göre daha azdır.

2. BUZAĞI SEPTİSEMİSİ-KOLİSEPTİSEMİ Çevresel Faktörler:

Buzağıların barındırılacağı alanların, buzağı kulübelerinin ve beslenmede kullanılan araç ve gereçlerin temizliği oldukça önemlidir. İshal insidansı bireysel kulübelerde düşük olduğundan, buzağılar yaşamın ilk haftalarında ayrı ayrı kulübelerde barındırılmalıdır.

Paylaşmak önemsemektir!


Yazar: HB_Editör