Salı , Şubat 20 2018
Anasayfa / HAYVANCILIK / Arıcılık / Arıların Sonbahar Bakımı ve Kışlatma
Arıların Sonbahar Bakımı ve Kışlatma

Arıların Sonbahar Bakımı ve Kışlatma

Sonbahar Dönemi Çalışmaları ve Kışlatma

ve Kışlatma Arıcılıkta sonbahar bakımı ve beslemesi bir sonraki yılda kolonilerin yaşamasının en önemli koşuludur. Arılarda kış kayıplarının azaltılması sonbahar bakımına bağlıdır. Bal hasadından sonra sonbahar bakımı ve kışa hazırlık işleri başlar. Arılar kendi doğal döngüsü içerisinde doğadan gelen bal ve polen durumuna uygun şekilde ekolojik şartlara göre kendini ayarlar. Bizler kolonilerden ballarını alarak onların doğal döngüsünü bozarız. Bu nedenle koloninin yaşamını sürdürebilmesi için ihtiyacı olan balı kovanda bırakmalıyız. Kışı en az kayıp ile atlatabilmesi için her koloninin kondisyon durumu, ana arının varlığı ve yaşı, kolonin bal miktarı, hastalık ve zararlılar ile ilgili kontrolleri yapılmalıdır.

Ana Arının Yenilenmesi

Bal hasadı yapıldıktan sonra yıl boyunca yıpranmış olan ana arılar değiştirilir. Gezgin arıcılık yapan arıcılar, yıl içinde birkaç farklı bölgeye arılarını götürmeleri nedeniyle ana arıların yumurta bırakma yetenekleri ve sperm kesesindeki sperm sayıları azaldığı için her yıl ana arılarını yenilemelidir. Sabit arıcılar ise iki yılda bir ana arılarını yenilemelidir. Her yıl ana arı yenileyen arıcılar daha verimli arıcılık yaparlar.

Yaşlı ve verimsiz ana arılar; verimli, genç, ırk özelliği bilinen ana arılar ile değiştirilmelidir. Uygulama kovan kondisyonu dikkate alınarak tekniğine uygun şekilde yapılmalıdır. Yeni ana arıya, yeni kuşak işçi arı üretecek kadar zaman aralığı tanınmalıdır. Böylece koloniler güvenle kışa girer, ilkbaharda ana arı kaybı ya da bal sezonunda oğul verme eğilimi daha az olur. Ana arı, arı kolonisinin bütün kalıtsal karakterlerine yön veren bireydir.

Arıların Sonbahar Bakımı ve Kışlatma

Sonbaharda Koloni Bakımı

Bir koloni; ana arısı, 15-20 bin genç işçi arısı ve kovanda yeterli balı bulunursa dengeli bir kışlama yapabilir. İşçi arılar genç değilse kış süresince ömrü dolanlar ölür ve koloni de çok fazla ergin arı kaybı meydana gelir. Kış salkımını oluşturacak sayıda işçi arı mevcudu yoksa bu koloniler kış şartlarına dayanamazlar. İlkbahara ulaşmış olsalar bile yeterli gelişimi olmaz ve kötü hava koşullarında ölürler. Kış şartları uzun geçen bölgede arıcılık yapanlar bal hasadını, sezon bitiminde arılar yağmacılığa başlamadan önce yapmalılar. Arılara kendilerini kışa hazırlama zamanı bırakılmalıdır.

Arıların uçuş yapmadığı zaman diliminde kovan çerçevelerinin kontrolü yapılmamalıdır çünkü sonbahar da arılar çerçeveler arasında propolis bağlantıları yapar. Yapılan kontrolde bu bağlantılar kopar, arılar kendini toparlayamaz. Bu kontrollerin mutlaka aktif dönem de yapılması gerekir.

Yeterli kondisyona sahip olmayan koloniler birleştirilmelidir. Zayıflık nedeniyle kışın ölebilecek iki koloni yerine birleştirilerek güçlendirilmiş bir koloni kışa hazırlanmalıdır. Bunun için zayıf kolonilerden birisinin ana arısı alınmak suretiyle birleştirme yapılmalıdır. İyi bir sonbahar hazırlığı yapılmalı, 7 çerçeveyi dolduran arı mevcudu ile koloni kışlatmaya alınmalıdır. Kovandaki boş gereksiz çerçeveler alınmalı, koloniler bölme tahtasıyla çok iyi sıkıştırılmalı ve kovan kalın kovan örtü bezleri ile sarılmalıdır.

Koloninin Sonbahar Beslenmesi

Her koloninin kışı rahat geçirebilmesi için kovanda yeterli miktarda bal bulunması gerekmektedir. Konaklanan yöre neresi olursa olsun, kovanda bulunması gereken bal, her çerçeve arı için bir çerçeve baldır. Arılarla kaplı çerçevede, en az 2kg bal bulunmalıdır. Petekler tamamen balla dolu olmayıp alt yarılarındaki gözler boş olmalıdır. Arılar, bal dolu gözler üzerinde değil, balla dolu kısmın hemen altındaki boş gözler üzerinde salkım kurarlar.

Kışın kolonilerde salkımdaki arılarla salkım ısısı ayarlanır. Açık balla kışlatılan kolonilerde oluşan rutubet açık petek gözlerindeki bal tarafından absorbe olur. Balda su oranı yükseleceği için ekşime başlar. Bu durumda arıların beslenmesinde olumsuzluk oluşturur.

Kovanda 1-2 adet polenle dolu çerçeve olması, arıların erken gelişmelerinde oldukça yararlıdır. Arıların uçuş yapmadığı ancak yavru gelişiminin devam ettiği erken ilkbaharda bu polenli ve ballı çerçeveler koloni gelişmesinde sürekliliği sağlar. Kovanda bulunan bala, kış süresince arıların salkımda hareket ederek ulaştıkları ve o baldan beslendikleri bilinmektedir. Balı yiyen arılar salkım dışı sıcaklığını 17 derece civarında tutar. Bu ısı, yavrusuz dönemde arıların kışlaması için yeterlidir. İşçi arılar bal yemek suretiyle salkım ısısını korurlar. Arıların kış süresince yiyeceği balın çiçek kaynaklı olması önemlidir. Petek gözünde granüle olan ayçiçeği, pamuk kaynaklı balları kışlamada kullanmak tercih edilmemektedir.

Teşvik Beslemesi

Bal hasadında, yeterli balın bırakılması kesinlikle sağlanmalıdır. Sonbaharda ana arıyı yumurtlamaya teşvik etmek, kolonileri genç arı ile kışlatmak, yeterli kış yiyeceği sağlamak ve kışı en az kayıpla geçirmek amacıyla teşvik beslemesi yapılır.

Sonbahar da yapılacak şuruplamalarda kullanılan şeker, kovan başına toplam 1-2 l civarında olmalı ve bu uygulama iki gün ara ile 5-6 defada yapılmalıdır. şurupla , arıların polen getirdiği ve uçuş yaptığı zamanlarda uygulanmalıdır. Sonbaharda arıya verilecek şurup 2 birim şeker 1 birim sudan yapılmalıdır. Sonbaharda arı yemi açısından, geç sonbaharda şurup kesilip arı keki verilmelidir.

Arının çiçekten almış olduğu bal özünün yarısına yakınını su teşkil etmektedir. Arı kendi stokunda bulunan balı kullanırken sulandırıp yer, doğadan topladığı bal özünü depolarken de inverte eder ve su oranını %17‟nin altına indirir ve bal halinde peteklere depolar, üzerlerini sırlar. Aşırı beslemede şekeri bala çevirmek için işçi arılar invertaz enzimini kullanır. Bu enzim, işçi arıların kitin tabakasının altında bulunan yağ-protein stokları kullanılarak elde edilir. Doğadan polen gelmiyorsa enzim yapımını sürdüremez, dolayısıyla işçi arılar çok kısa zamanda yıpranır. Böyle bir uygulama yapıldığında şekeri bala çevirmekten yorulan arılar kış süresince sağlıklı kalamaz ve ölürler. Doğadan yeterli polen gelmiyorsa polenli kek, süt tozu veya arı vitamini ile kek karışımları hazırlanmalıdır. İlkbaharda yeni işçi arılar çıkacağı için bu yöntemle beslemede süreklilik sağlanabilir.

Arılarda beslenme fizyolojisini bilmeyen ya da önemsemeyen arıcıların, arılarında kış ölümleri fazla olmaktadır. Arıların en iyi besini, kendi yaptığı bal ve doğadan topladığı polendir. Kuluçkalıktan hiç bal alınmamalıdır.

Hastalık Kontrolü Ve Varroa İle Mücadele

Kolonide hastalık şüphesi varsa örnek alınarak kesin teşhis yaptırılmalı, buna göre gerekli müdahale yapılmalıdır. Gerek arı sağlığı gerekse de arı ürünlerinde kalıntı yapması açısından gelişigüzel ilaç kullanılmamalıdır. Tedaviler ilaç reçetelerine göre uygulanmalıdır.

Varroa ile ilgili yapılması gereken mücadele önemlidir. Yaz aylarında arılarda popülasyon artışı olur. Buna paralel olarak Varroa paraziti de çoğalır. Bal hasadı yapıldıktan sonra kovanda yaşlı işçi arıların ölmesi ile kondisyon azalmaya başlar.

Varroa parazitinin ölüm oranı daha az olduğundan kovandaki işçi arı sayısı 60.000‟den 20.000 arıya düştüğünde Varroalar 20.000 arı üzerinde yoğunlaşır. Bu dönemde mücadele yapmak gerekir. Eğer mücadele yapılmazsa kışa girecek genç kuşak işçi arılar Varroa parazitinin tahribatına uğrar. Güçsüz işçi arılar ile koloni kışa girer ve kışlama sağlıklı olmaz.

Varroa parazitine bağlı ölümleri azaltmak için:

 Arının ve Varroa‟nın biyolojisini bilmek gerekir. Varroa, petek gözlerinde arı larvalarından beslenerek çoğalır. Ergin Varroa‟lardan bir kısmı da arının kanını emerek beslenir.

 Mücadele zamanı iyi seçilmeli, koloni de yavru ve bal varken mücadele yapılmamalıdır. Yavrunun en az olduğu zamanlarda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ruhsat verilmiş ilaçlarla mücadele yapılmalıdır.

 Bilinçli ilaçlama ve Varroa mücadelesinde %90‟ın üzerinde etkiye sahip ilaçlar kullanılarak etkili sonuç alınabilir. Kovandaki Varroa yoğunluğu %1‟in altına düşürülmelidir. Kullanılan ilaçlar arıya zarar vermeyecek, bal ve balmumunda kalıntı bırakmayacak ve Varroa‟yı öldürecek özellikte olmalıdır.

Arıların Sonbahar Bakımı ve Kışlatma

Bal arılarının aktiviteleri çevre şartları ile yakından ilişkilidir. Arılar, hava sıcaklığı 14 °C‟nin altına indiğinde uçuş yapamaz, 12 °C ısıda ise salkıma geçer. Arıların kışlatılacağı yerlere nakli, sıcaklık çok düşmeden önce yapılmalıdır. Soğuk bölgeden sıcak bölgeye arı nakli yapılabilir ancak sıcak bölgeden soğuk bölgeye kış döneminde nakil yapılmamalıdır. Mevsim özelliklerine göre yer seçimi, arının ırkı, kovan tipi ve arılığın düzenlenmesi kışlatma da önemlidir. Kovanların konulduğu yer, güney ve güney doğuya bakan taban suyu düşük, göl ve ana yoldan uzak olmalıdır. Saçak altları, ağaç dipleri, soğuk ve gölgeli yerler seçilmemelidir.

Kovanın yerleştirilmesi öne doğru hafif % 10 eğimli olmalıdır. Arılı çerçeve sayısına göre uçuş deliği açıklığının her çerçeve arı için 1cm olması uygundur. Üzerinde arı olmayan petekler alınmalı, boşluklar doldurulmalıdır. Uçuş deliğinin daraltılması, arıların aktif olduğu zamanlarda yapılmalıdır. Kovanda rutubet yapıcı etkenler ortadan kaldırılmalıdır. Arılar kış döneminde havalandırma yapamazlar. Oluşan karbondioksit gazının kolayca dışarı çıkması gerekir. Bu sebeple kovanda havalandırma deliği bulunmalıdır.

Kapalı ortamda kışlatma yapılacaksa kışlatma odası nem almayan, havalandırması iyi olan ve pencereleri kapatılarak gün ışığından korunmuş bir yer olmalıdır. Kışlatma odasında koloniler rahatsız edilmemeli ve oda sürekli girilip çıkılan bir yer olmamalıdır.

Her yörenin, doğal şartlarına uyum sağlamış arıları vardır. Bunu kışlatma bölgesinde dikkate almak gerekir. Örneğin: Muğla genotipi arı, kışı uzun geçen yörelerde kışlatılamaz. Kış döneminde bu kolonilerin orijinal iklim kuşağına nakledilmesi gerekir.

Paylaşmak önemsemektir!


Hakkında HB_Editör

İlginizi Çekebilir

Propolis Nasıl Üretilir

Propolis Nasıl Üretilir

Propolis Hasadı Propolis Nasıl Üretilir Propolis Nedir ; çam, meşe, huş, okaliptüs, kavak, kestane vb. …

shares