Varroa İle Kimyasal Mücadele

Kimyasal Mücadele

Varroa İle Kimyasal Mücadele; Varroa mücadelesi için ruhsatlandırılmamış ilaçlar kullanılmamalıdır. Ruhsatlı ilaçlar da kullanılma dönemleri dışında özellikle de bal üretim dönemlerinde kullanılmamalıdır. Aksi halde, bu ilaçların bal ve balmumundaki kalıntıları insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.

Özellikle son yıllarda kimyasal ilaçlar giderek yerini organik ürünlere bırakmaktadır. Burada arı ürünlerinde öncelikle bal ve balmumundaki kalıntı oranları ve gıda güvenliği ile ilgili alınan yasal önlemler etkili olmuştur.
Varroa mücadelesinde bir başka önemli nokta mücadele dönemidir. Erken ilkbaharda kolonilerde kapalı yavrunun olmadığı veya en az olduğu, sonbaharda ise kapalı yavrunun sona erdiği son bal hasadından sonraki dönem en etkin mücadele dönemidir. Varroa mücadelesinde altın kural; mücadelenin uygun zamanda, uygun ilaçla uygun dozda yapılmasıdır. Bahsedildiği üzere Varroa ile en iyi mücadele zamanı erken ilkbahar ile geç sonbahardır. Kapalı yavru dönemindeki kimyasal mücadeleden olumlu sonuç almak mümkün değildir.

Varroa Mücadelesinde Kullanılan Uçucu Yağlar

Doğal maddelerin ve aromatik bitkilerden çıkarılan uçucu yağların Varroa kontrolünde kullanılması (tütün, çam yaprağı, sarımsak, kekik, okaliptüs, ardıç, nane, pireotu, ceviz, turunçgil, adaçayı, vb.) %45-70 düzeyinde faydalı olmuştur. Son yıllarda Neem Ağacı‟nın yağı (%5) varroa kontrolünde başarılı olmuştur.
Varroa mücadelesinde kullanılan eterik (uçucu) yağlar rastgele ve kulaktan kulağa yöntemlerle değil, bilimsel tabana dayanan ve bu yolla elde edilmiş yöntemlerle üretilip kullanılmalı, insan ve arı sağlığı ön planda tutulmalıdır.

Varroa İle Kimyasal Mücadele

Varroa İle Kimyasal Mücadele

Bal arısının en yaygın görülen ve en büyük zararlısı olan Varroa ile mücadelede organik kökenli;

  • Formik asit,
  • Okzalik asit,
  • Thymol kullanılabilir.

Varroa Mücadelesinde Organik Asitlerin Kullanımı

Organik asitlerin kullanımı sırasında iş güvenliği açısından uygulama kurallarına dikkat edilmelidir. Uygulama sırasında koruyucu gözlük kullanılmalıdır. Ciltle doğrudan temas ettirilmemeli, eldiven kullanılmalıdır. Asit, doğrudan solunmamalı, maske takılmalıdır. Bu maddeler tariflerine uygun olarak kullanıldıkları zaman insan sağlığı ve arılar üzerine zararlı bir etki oluşturmazlar. Dönüşümlü olarak bu ilaçların kullanımının sağlanması (örneğin; ilkbaharda formik asit, sonbaharda oksalik asit uygulaması gibi) Varroa’nın bu kimyasallara direnç kazanmasını önlemek açısından önemlidir.

Varroa İle Kimyasal Mücadele Formik Asit Uygulama

Formik asit uygulanması sırasında kovan giriş ve havalandırma deliklerinin tamamen açılması gerekir. Formik asidin yavaş buharlaşması, ilacın etkinliği bakımından çok önemlidir.15-25 °C arasında en iyi sonuç alınmakta, 30 °C’den yüksek sıcaklıkta ana ve arı kaybı meydana gelebilmektedir.10 °C’den düşük sıcaklıkta ilaç yeterli etkiyi göstermez. Uygulama kovanın gücüne, kovandaki arı popülasyonuna göre değişmekle birlikte 1-4 gün aralıkla 3-5 kez tekrarlanmalıdır. Formik asit, balın doğal bir maddesi olmakla birlikte balda kalite problemleri meydana gelmemesi için bal hasadından 6-8 hafta önce uygulamayı bitirmek gerekir.

Formik asidi emici pet yöntemi ile uygulamak mümkündür. Bu yöntemde emici petler formik asidi emebilecek bir materyal olabilir (pamuklu bez, kağıt havlu vb.). Kullanılacak materyalin, %65’lik 30ml formik asidi tamamen emebilmesine dikkat edilmelidir. Malzemelerin emiciliklerini belirlemek için önceden denenmelidir. Pedin yerleştirileceği çıtanın üzerindeki arılar duman verilerek uzaklaştırılır. Emici pet çıtalar üzerine yayılır ve bir şırınga ile 30ml %65’lik formik asit pede enjekte edilir. Pedler bozulmadıkları sürece kullanılabilir.

Formik asidin bir diğer uygulama yöntemi; doğrudan dip tahtasına uygulamadır. Bu yöntemde, formik asit bir şırınga yardımı ile kovan dip tahtasının alt kısmından kovan içine püskürtülür. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta; kovan dip kısmındaki arıların zarar görmesinin engellenmesidir. Bunun için kovan giriş deliğinden körükle duman verilerek arıların uzaklaşması sağlanmalıdır. Bu uygulamada 15ml %65’lik formik asit kullanılır. Uygulama toplam 5-6 uygulama olacak şekilde tekrarlanmalıdır. Formik asit normalde %80-85’lik yoğunlukta satılır, bu nedenle yanlışlıklara neden olmamak için ürünün yoğunluğuna dikkat edilmelidir. Kovanlara uygulamada; 3 kısım (%85’lik yoğunlaştırılmış) formik asit ile bir kısım su karışımından oluşan %65’lik çözelti tavsiye edilmektedir.

Varroa İle Kimyasal Mücadele Oksalik Asit Uygulama

Varroa mücadelesinde kullanılan bir diğer organik kökenli bileşik; oksalik asittir. Oksalik asit, sadece ergin arılar üzerindeki Varroaları öldürür, kapalı yavru gözleri içerisine etkili değildir. Bu nedenle yavru popülasyonunun en az olduğu dönemde (geç sonbaharda ve erken ilkbaharda bir kez) başarılı sonuç vermektedir. Bir uygulamadan fazla yapıldığında arı ölümleri artabilir veya gelecek ilkbaharda koloni gelişmesini yavaşlatabilir. Fazla işgücü gerektirmeyen (koloni başına bir dakika), gıda güvenliği ve insan sağlığı bakımından güvenilir bir uygulamadır.

Gün içerisinde, rüzgarsız ve kovanların açılabileceği zamanlarda uygulama yapılmalıdır. Uygulamada kullanılan %3,2‟lik oksalik asit/şeker şurubu çözeltinin hazırlanması için, 1 litre 35-40 °C sıcaklıkta temiz su ile 1kg toz şeker temiz bir kapta ve güvenli bir yerde karıştırılarak, oda sıcaklığına (20 °C) ulaşana dek soğutulur. Çözeltiye 75gr kristal oksalik asit ilave edilir ve iyice karıştırılır. Sonuçta %3,2‟lik oksalik asit solüsyonu elde edilmiş olur. Uygulamada üzeri tamamen arıyla kaplı çerçeveler arası boşluk için %3,2„lik 5ml şeker şurubu/oksalik asit çözeltisi kullanılır. Kovandaki arı mevcuduna göre uygun miktar alınır ve peteklerin üst çıtalarının arasından petek arası boşluktaki arılar üzerine damlatılır.

 Oksalik asit ile çalışırken dikkat edilecek hususlar

  • Çocukların ulaşamayacağı yerde saklanmalıdır.
  • Yiyeceklerden ve içeceklerden uzak tutulmalıdır.
  • Eğer insan tarafından yutulursa zehirlenmeye ya da ölüme neden olur.
  • Teneffüs etme zarara neden olabilir.
  • Deri tarafından emilirse zarara yol açabilir.
  • Göze ve deriye direkt temaslarda büyük zarar verebilir.
  • Solüsyon havalandırması çok iyi olan yerde hazırlanmalı ve kesinlikle solunmamalıdır.
  • Solüsyon hazırlanırken ve kolonilere uygulama sırasında burun ve ağzı kapatan maske, gözler için gözlük kullanılmalıdır. Vücut üzerinde açık alan bırakılmamalı, plastik eldiven kullanılmalıdır. Ayaklarda bot ya da çizme bulunmalıdır. Oksalik asit kullandığınız kıyafetin üzerine sıçrarsa bu kıyafet en kısa sürede, kimyasal teninize temas etmeden üzerinizden çıkarılmalıdır. Bu kıyafetler özenle yıkanılmalıdır.
  • Oksalik asit yutulması durumunda ilk yardım olarak kişiye bol miktarda su ya da süt içirilmelidir. En kısa zamanda hastaneye götürülmelidir. Cilde veya Göze temas ettiğinde, temas eden bölge 15 dakika süreyle bol suyla yıkanmalı, temiz bandajla kapatılıp, kişi hastaneye götürülmelidir.

Organik kimyasalların yanı sıra, bitkisel yağların da Varroa mücadelesinde başarılı sonuçlar verdiği bilinmektedir.

Varroa İle Kimyasal Mücadele Thymol Kullanımı

Thymol, 8g kristal haldeki thymol bir öğütücü yardımıyla toz haline getirildikten sonra 22g pudra şekeri ile karıştırılarak 4×4 ebatlarında kesilmiş kağıtlar yardımıyla her bir kolonideki çerçevelerin üstüne yerleştirilir.

Paylaşmak önemsemektir!


Yazar: HB_Editör