Koyunlarda Asalak Kaynaklı Helmint Hastalıkları

Asalak hastalıkları

Koyunlarda da diğer çiftlik hayvanlarında olduğu üzere asalaklar, hayvanların verimlerini düşürür ve hastalık etmenlerini taşırlar.

Asalaklardan kaynaklanan verim kayıplarına ve hastalıkların yayılışına iklim, doğa koşulları, mera, doğal ve yapay bitki örtüleri, nüfus ve yerleşim gibi etmenlerin payı vardır. Genelde yurdumuzda koyun yetiştiriciliği doğaya çok bağımlı ve bakım-besleme yetersiz olduğundan asalakların yararları oldukça yüksek düzeydedir. Asalaklardan kaynaklanan hastalıkları, helmint hastalıkları, protozoon hastalıkları ve arthropoda enfestasyonları olmak üzere üçe ayrılarak incelenebilir.

Helmint hastalıkları

Yurdumuzda koyunculuğun en önemli helmint hastalıkları, distomatosis (kelebek hastalığı), dıcrocoeliasis (kum kelebeği hastalığı), gastro- intestinal nematodiasis (mide-bağırsak kıl kurdu hastalığı), coenurose (delibaş hastalığı) taeniasis (barsak şeritleri) ve dictyocaulose ve protostrongylinose (akciğer kıl kurdu hastalığı)’dır.

Kelebek hastalığı (Distomatosis)

Koyundan helmint sınıfından en önemli hastalığı distomatosis’dir. Yurdumuzda bu hastalığın en yaygın etkeni Fasciola hepatica’dır.

F. Hepatica’lardan oluşan distomatosis’le hastalık akut, subakut ve kronik olarak ortaya çıkar ve bu devrelere göre hastalığın gösterdiği belirtiler ayrıdır.

Akut olaylarda hastalık ve ölümler, genç hepaticaların karaciğeri istila etmesi ve doku tahribatı ve kanamalar sonucu meydana gelir. Genellikle yaz sonları ve sonbaharda gözlemlenir. Bulaşık koyunlar birdenbire ölürler, ancak ölüm bir hafta öncesi hasta hayvanın hareket etmeyip sürünün içinde yatmasıyla kendini belli eder.

Kronik olaylar ise kelebekler büyüyüp olgun şekle geldikten sonra görülür. Koyunlarda çene altında ödem, kansızlık, zayıflama ve yapağının bozulması gibi semptomlarla gözlemlenir. Bu gibi hayvanlar 2—3 ay kadar yaşarlar. Ölümler, soğukların şiddetlendiği, besleme-bakım koşullarının yetersiz olduğu kış aylarında rastlanır.

Hastalığın kesin tanısı, karaciğerin otopsisiyle anlaşılır. Distomatosis ‘den korunma yolları şunlardır:

• Kelebekli koyunlara bölgenin özelliklerine göre bir kaç kez uygun ilaç verilir. İlaç, koç katımından önce uygulanır. Gebe koyunlara verilmez.

• Mer’ada otlatma düzenlenir. Ara konakçı sümüklünün üreyeceği sulu ve çamurlu yerlerde hayvanlar otlatılmamalıdır.

• Bataklık ve su altındaki otlak alanları kurutulmalıdır.

• Ara konakçı sümüklü böcekler imha edilmelidir. Bu amaçla gözlaşından yararlanılır. Göztaşı, göl ve dere sularına konularak, otlaklara serpilerek ya da su ile püskürtülerek kullanılır.

Kum kelebeği hastalığı (Dicrocoeliasis)

Bu hastalığın etkeni, Dicrocoelium dendriticum koyunların safra yollarında ve safra kesesinde bulunurlar.

Fasciolesis’te görülen arazlar bunda da gözlemlenir. Hayvanlar kansız, zayıf ve kaşektirler. Otopside, karaciğer dokusunun tahrip olduğu ve karın boşluğunun su ile dolduğu görülür.

Hastalığın denetimi ve korunması, ara konakçı görevini gören kara sümüklülerin ile karıncaların imhası ile olur. Bu asalağa karşı çok etkili bir ilaç yoktur.

Mide-bağırsak kıl kurtları (Gastro-Intestinal Nematodiasis)

Koyunlarda Asalak Kaynaklı Helmint Hastalıkları

Koyunlarda Asalak Kaynaklı Helmint Hastalıkları

Koyunların mide, ince ve kalın bağırsaklarında bulunan nematodlar çok çeşitlidir. Sürekli zayıflama, kimi zamanlar ishal yada kabızlık, öksürük, yapağı dökülmesi başlıca belirtileridir. Koyunların dışkıları koyun yeşil renkli ve pis kokulu olur. Barsak tıkanmaları da gözlemlenebilir. Kıl kurtları, kelebek hastalığı ile birlikle seyrederse ölüm oranı daha da artar.

Mide-bağırsak kıl kurtları doğrudan dışkı ile bulaşırlar. Dışkıda bulunan yumurtalardan çıkan larvalar otlara tırmanırlar ve bunların yenmesiyle hayvanlara geçerler.

Mide-bağırsak kıl kurtlarında korunma ve sağıtım için şunlar yapılabilir:

• Sağıtım için ilk ve sonbaharda hayvanlara ilaç verilir.

• Koyunlar, sulak ya da bataklık meralarda otlatılmamalı, bulaşık meralardan uzak tutulmalıdır.

• Diğer asalaklarla savaşımda olduğu üzere kıl kurtlarıyla savaşımda da üzerinde durulacak en önemli noktalardan biri de yeterli ve dengeli beslenmedir.

• Genç ve ergin hayvanlar ayrı otlatılmalıdır.

Akciğer kıl kurdu hastalığı (Dictyocaulose ve protostrougylinose)

Dictyocaulidae ve protostrongylidae familyasına bağlı nematodlar akciğer bronş ve alveollerinde yerleşirler ve bronemitis (bronşit) ve bronchopnomomi (bronkopinomomi) belirlileriyle karakterize olan hastalığı yaparlar.

Akciğer kıl kurdunun belirtileri, solunum zorlukları, öksürük, burun ve göz akıntısı, yorgunluk, kansızlık, zayıflama, kimi zamanlar ishal ve yapağının dökülmesi, vücut ısısında yükselme şeklinde gözlemlenir. Olüm pinomomi’den olur.

Sağıtım ve koruma için şunlar yapılabilir:

• Sağıtım için ağız yolu yada deri altı ilaçlar kullanılır.

• Hastalıklı hayvanlar sağlamlardan ayrılmalıdır.

• Koyunlar bulaşık meralara sokulmamalı, hayvanlar meraya kırağı kalktıktan sonra çıkarılmalıdır. Merada ara konakçı sümüklülerde savaşım yapılmalıdır.

• Yeterli ve dengeli bir besleme uygulanmalıdır.

Delibaş hastalığı (Coenurose)

Delibaş hastalığının etmeni coenurus cerebralisdir ve çoğunlukla beyinde larva olarak yerleşirler. Olgun şekli köpeklerin bağırsaklarında şerit şeklindedir.

Delibaş hastalığına tutulan koyunlar başlarını öne ve yana düşük tutarlar. Başlarını duvara, yemliğe dayarlar. Bir daire etrafında yürürler. Gözleri görmez, başlarını çarpar ve düşerler. İştahları azalır ve günden güne zayıflarlar.

Korunma için çoban köpeklerinin düzenli olarak barsak şeritlerine karşı ilaçlanması gerekir. Ayrıca kesilen delibaşlı hayvanların başları köpeklere verilmez. Bulaşık kafalar yakılmalı ya da gömülmelidir. Başıboş köpekler öldürülür.

Delibaş hastalığına yakalanan koyunların sağıtım olası değildir. Hayvanlar zayıflamadan kasaplık olarak değerlendirmelidir.

Kese hastalığı (Echinococcus)

Bu hastalık etmeninin olgun şekli köpeklerin bağırsaklarında echinococcus granulosis denilen ekonokok şeritidir. Barsak şeritleriyle aynı sınıftandırlar.

Larvalar koyun-keçi ve insanda ara konakçı olarak bulunur. Kesilen hayvanların akciğer ve karaciğerinde keselerin görülmesi ile hastalık kolaylıkla tanınır. Ara konakçıda sayıları az ve küçük oldukları zaman belli arazları ve bozuklukları yoktur. Sayıları fazla ve büyük olduklarında zayıflama ve sindirim bozuklukları şeklinde kendini gösterirler. Yavru atmalarda olabilir.

Korunma için çoban köpeklerinin düzenli ilaçlanması önerilir. İlaçlamadan sonra dışkıları yakılmalıdır. Hastalığa yakalanan koyunların sağıtımı yoktur.

Bağırsak şeritleri (Taeniasis)

Genel olarak vücutları dört çekmenlidir. Olgunları ince bağırsakta yaşarlar yatar iç organlarda bulunur. Hermafroditdirler ve olgunlaşmaları için ara konakçıya gereksinme duyarlar. Ergin bağırsak şeritleri halka halka düşerler ve bütün merayı bulaşık duruma sokarlar.

Sayıları az olduğu zaman belli bir araz gözükmez. Fazla sayıda olduklarında halsizlik, ishal ya da kabızlık, sindirimi zorluğu ve kansızlık görülebilir. Bu arada bağırsak tıkanmaları da gözlemlenebilir. Kimi klinik belirtiler hayvanların sinir sisteminde kendini gösterir. Hasta hayvanlar daire çizerek dönerler. Titreme çarpıntı ve diş gıcırdatma görülebilir. Şeritlerin altı aylığa kadar kuzular için ergin koyunlardan daha tehlikeli olduğu belirtilmektedir.

Hastalık meradan kuzuların ya da erginlerin pislikleriyle yayılır. Dayanıklı olan asalak yumurtaları, gelecek yıl doğacak kuzulara meradan bulaşır.

Hastalığın sağıtımı, sentetik ve organik ilaçlarla yapılır. Hayvanlar kışın kapalı ağılda barındırılıyorsa, bunlar asalağı meraya çıkışta alırlar. Bu tarihten altı hafta sonra ilk ilaçlama yapılmalıdır. Böylece ilaçlama altışar hafta ara ile dört kez tekrarlanalabilir.

Paylaşmak önemsemektir!

Yazar: HB_Editör

Yorumunuzla Katkıda Bulunun