Mera Hayvancılığı ve Merada Koyun Otlatmanın Teknik Kuralları

Mera Hayvancılığı: Genelde otlak veya boş tarım alanlarında hayvanların otlatılmasıdır. Kışın ise ağıllarda ve ahırlarda kuru ot, saman, küspe veya kepek ile hayvan beslenir.

Otlatma yönetimi

Otlaklardan en üst düzeyde hayvansal ürün elde edilmesi, otlatma ile ilgili işlemlerin teknik temellere uygun bir şekilde düzenlenmesiyle olasıdır. Otlaklardan yararlanmanın teknik temelleri yada otlatmanın teknik kuralları otlatma amenajmanı / yönetimi başlığı altında toplanır. Otlaklardan elde edilen ürünlerin sürekli olabilmesi, otlakların düzenli ve denetimli bir şekilde kullanılmasına bağlıdır. Bu durumda hem sürekli olarak fazla hayvansal ürün alınması ve hem de bitki örtüsünün korunması yada bozulmaması söz konusu olabilir. Bunun için uygulanması gereken temel koşullar ve teknik temeller dört noktada toplanmaktadır.

 

Bunlar:

1. Otlatma mevsimi.

2. Uygun hayvan türü ile otlatma.

3. Birörnek otlatma.

4. Otlatma kapasitesi gibi konuları içermektedir.

Otlatma mevsimi

Otlak bitkileri, yılın her mevsiminde yada başka bir deyişle ayrı büyüme ve gelişme dönemlerinde otlatmadan ayrı bir şekilde etkilenirler. Her bitkinin uygun otlatma mevsiminde otlatılması, bitkiye zarar vermemekte ve bitki normal bir şekilde üremesini sürdürebilmektedir. Bu mevsim dışında uygulanan bir otlatma ise, otlak yem bitkileri için büyük, hatta yok edici zararlara neden olur.

Otlatma mevsimi, yem bitkisinin olgunluğa eriştiği dönem de otlatmaya son verilmesi gereken dönem arasındaki süreyi kapsar. Otlatma mevsiminin sağlıklı olarak saptanabilmesi, yem bitkilerinin kritik dönemleri ile otlatma olgunluğu evrelerinin bilinmesi gerekmektedir.

Mera Hayvancılığı ve Merada Koyun Otlatmanın Teknik Kuralları

Mera Hayvancılığı ve Merada Koyun Otlatmanın Teknik Kuralları

Kritik dönemler

İlkbahar kritik dönemi

Otlak yem bitkilerinin ilk büyüme başlangıcı ile, gereksinme fazlası besin maddelerinin yeniden depolanması başlangıcı arasındaki süreye ilkbahar kritik dönemi adı verilir. Bu dönemde yem bitkileri, aşırı soğuklardan ve kuraklıktan, özellikle otlatmadan zarar görürler. Bu dönemin uzunluğu, o yılın iklim koşulları ile bir yıl önceki bitkinin besin deposu miktarına bağlıdır. İklim koşulları iyi giderse bitkiler hızla büyümekte ve otlatmaya dayanabilecek bir duruma gelmektedirler.

Tohum olgunlaşma kritik dönemi

Bu evrede yem bitkileri, yedek besin maddelerini büyük bir kısmını tohumlarının olgunlaşması için kullanırlar. Bu evrede bitkiler otlatmaya karşı duyarlıdırlar. Ayrıca, bir yıllık yem bitkilerinin doğal tohumlamayla soylarını sürdürmeleri de söz konusudur. Bu nedenle tohum olgunlaşma kritik döneminde en azından otlatmanın şiddeti azaltılmalıdır.

Kışa giriş kritik dönemi

Bu evre, yem bitkilerinin kışa girmeden önceki sonbahar sonu döneminde yedek besin maddelerinin depolanmasıyla ilgili evredir. Bu evrede özümlemeye ayrılan süre uzadıkça bitkiler kışı kolay atlatacaklar ve ilkbahara güçlü gireceklerdir. Bu nedenle sonbahardaki otlatma süresi kısaltılmalıdır. Sonbaharda ilk şiddetli soğuklar ve donlar başlamadan 3-4 hafta önce otlatılmaya son verilmelidir.

Otlatma olgunluğu evresi

Yem bitkilerinin ilkbahar kritik dönemini geçirerek otlatmaya uygun bir duruma gelmelerine otlatma olgunluğu evresi denir. Bu evreden önce yapılacak bir otlatma, bitkiler için son derecede zararlı olur. Buna da erken otlama adı verilir.

Otlatma olgunluğuna erişme zamanı, otlak bitkilerinin yükseklikleri temel alınarak belirlenmektedir. Genelde:

1. Yüksek boylu (120 cm) bitkiler 20cm,

2. Orta boylu (60-120 cm) bitkiler 15 cm.

3. Kısa boylu (<60) bitkiler 10 cm lik

bir yüksekliğe geldikleri zaman otlatma olgunluğuna eriştikleri kabul edilir. Otlatma olgunluğu kimi ayırıcı bitkilerin yardımı ile de belirlenebilir. Yem bitkisi olarak önemli bir değeri olmayan bu ayırıcı bitkilerin başaklanmaları yada çiçek açmaları. otlak yem bitkilerinin otlatma olgunluğuna eriştiklerini gösterebilir. Otlak bitkilerinin otlatma olgunluğuna eriştikleri zaman da otlatmada gecikmemek gerekir. Geç otlatma durumunda. bitkiler selüloz yönünden zenginleşir; protein, vitamin vb. açısından fakirleşirler. Geç otlatılma ile bitkilerin sindirilme dereceleri de düşer.

Otlatma mevsiminin başlangıç ve sonunun belirlenmesi, otlaklarımızın teknik sorunlarının birincisini oluşturur. Yurdumuzda, otlatma mevsiminin başlangıcı olarak öteden beri kabul edilen dönem, otlak üzerinden karların kalkıp yeşillenmenin göründüğü zamandır. Oysa otlatma olgunluğu evresinden önce olan bu dönemde başlatılan otlatma erken otlatma hem yeni üretiminin azalmasına, hem de otlakların giderek bozulmasına neden olmaktadır.

Otlatma mevsimi süresi de en az başlangıç zamanı kadar önem taşır. Bu sürenin normalden uzun sürmesi otlakların giderek çoraklaşmasına neden olmaktadır. Yurdumuzda otlatma mevsimi uzunluğu, normal kapasitenin çok üstündedir. Örneğin İç Anadolu kapasiteye göre uygulanması gerekli otlatma mevsimi uzunluğu 6 ay (15 Nisan- 15 Ekim arası) olmasına karşılık, bi süre gerçekte 10 ayı bulmaktadır.

Uygun hayvan türü ile otlatma

Çiftlik hayvanlarının otlama özellikleri, severek yedikleri bitki çeşitleri ve otlatma alanlarının topografik özellikleri türlere göre kimi ayrımlar gösterir.

Koyunlar, bitkileri diş ve damakları ile çok derinden kopararak otlarlar. Otlaktan bitkilerin kardeşlenme boğumlarını, yatık sürgünlerini, hatta toprak altı kısımların da yerler. Genel olarak yaprakça zengin çimenleri geniş yapraklı öteki otsular ile baklagilleri yeğlerler. Cüce çalıların genç sürgünlerini de severler. Bu otlayış ve seçici özellikleri nedeniyle de otlağı giderek bozarlar. Buna karşılık, kaba sert ve öteki bitkileri korumuş olurlar.

Koyunlar çok etkili olan çiğnemeleri nedeniyle de eğimli ve rüzgarın şiddetli olduğu yerlerde rüzgar erozyonuna yol açabilirler.

Birörnek otlatma

Birörnek otlatma, otlak bitki örtüsünün her yanının türdeş, tekdüze ve birörnek bir şekilde otlatılması şeklinde tanımlanabilir.

Otlayan hayvanlar genelde seçici özelliğe sahiptirler. Bu seçicilik hayvan türlerine, bitkilerinin lezzetlilik ve tazeliğine ve otlağın topografyasına göre değişir. Hayvanların bu özelliği düzenlenmez ise otlağın kimi yerleri çok ağır bir şekilde sömürülürken, kimi yerleri hemen hiç otlatılmadan yararlanma dışı kalmaktadır.

Bitki örtüsünün birörnek şekilde otlatılması, otlatma sistemleriyle sağlanabilir. Otlatma sistemleri iki ana grupda toplanabilir:

• Denetimsiz otlatma sistemleri.

• Denetimli otlatma sistemleri

Denetimsiz otlatma sistemleri

Bu sistemde hayvanlar, zaman ve yer bakımından aynı alan üzerinde tamamen yada kısmen kayıtsız koşulsuz, serbest bir şekilde otlarlar. Bu yüzden bitki örtüsü aşırı bir şekilde zarar görür. Bu sistemi çobansız ve çobanlı olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

Çobansız otlatma

Hayvanlar otlakta başıboş bir düzen içinde, bir koruyucu olmaksızın otlarlar. Bu sistemde kapasite sağlıklı olarak saptanamadığı gibi erken otlatmada söz konusudur. Ayrıca seçici otlama nedeniyle otlak bozulur, otlakta patikalar oluşur. Zaman içinde bitki örtüsü yok olarak erozyon başlar.

Çobansız otlatma; sürekli otlatma, ada otlatması ve yılkı otlatması olarak değişik çeşitlerde yapılabilir. Su otlatma sisteminde, otlağın etrafı çitlerle çevrilir. Mevsim yada yıl boyunca otlatılan bitki örtüsünün dinlenmesi rastlantıya kalır. Ada otlatması, karaya çok yakın küçük adacıklarda yapılan bir otlatmadır. Özellikle koyun ve keçiler için uygulanır. Mevsim yada yıl boyunca adaya götürülen hayvanlar serbest bir şekilde otlama yaparlar. Yılkı otlatma ise, at sürülerinin serbest olarak otlatılmasıdır.

Çobanla otlatma

Bu sistemdeki serbest otlatmanın temeli, otlatmanın çoban yönetiminde yapılmasıdır. Çobanlar, hayvanların beslenmelerini, korunmalarını ve sağlıklı yetiştirilmelerini sağlarlar. Bu nedenle hayvan yetiştiriciliğinde büyük bir önemleri vardır. Ancak gelişmemiş ülkelerde bu işin önemi yeterince bilinmez. Oysa ileri tarım ülkelerinde çobanlık bir eğitim işi ve önemli bir meslek olarak kabul edilir.

Denetimli otlatma sistemleri

Denetimli otlatma, hayvanların tür, sayı, zaman ve yer gibi etmenler dikkate alınarak otlak üzerinde aralıklarla otlatılmasıdır şeklinde tanımlanabilir.

Bu sistemde birörnek otlatma sağlanır, bitki örtüsünün dinlenmesine olanak yaratılır ve en yüksek düzeyde hayvansal ürün elde edilir. Böylece yetiştiricilikle süreklilik söz konusu olur.

Denetimli otlatma sisteminde, çeşitli otlatma yöntemlerine göre ayrı otlak— hayvan ilişkisi vardır. Bu yöntemlerin başlıcaları şunlardır:

1. Alternatif otlatma.

2. Rotasyonla otlatma.

3. Dinlendirerek otlatma.

4. Dinlendirerek rotasyonla otlatma.

5. Hohenheim otlatması,

6. Şeritvari otlatma.

Alternatif otlatma sistemi

Alternatif otlatmada otlak alanı iki eşit parsele ayrılır. Her bir parsel. sıra ile, 2—3 hafta süreyle otlatılır. Bir parsel otlatılırken diğeri dinlendirilir. Böylece, dinlenme ve birörnek otlatma sağlanmaya çalışılır.

Rotasyonla otlatma sistemi

Rotasyonla otlatmada otlak üç yada daha fazla sayıda parsellere bölünmekte ve her bir parsel sıra ile otlatılmaktadır. Otlatma ve dinlendirme dönemlerinin uzunluğu, otlatma mevsimi süresi ve bitkilerin bileşimine göre ayarlanır.

Bu sistem, otlatılan hayvan türlerine göre de düzenlenebilmektedir. Türler, bir parselde birkaç yıl otladıktan sonra yerleri değiştirilir. Parseller, mevsimlere göre de her yıl değiştirilebilir.

Rotasyonla otlatma sisteminde en yüksek düzeyde yararlanma olduğu gibi otlağın sağlıklı olarak korunması da sağlanır.

Dinlendirerek otlatma sistemi

Dinlendirerek otlatma, otlatma olgunluğuna gelmiş olan bitki örtüsünün hemen otlatılmaması, otlatmanın geciktirilmesidir. Amacı, bitkilerin tohum ve meyvelerinin olgunlaşmasına ve dökülmesine olanak tanımak ve bu şekilde doğal tohumlama ile çoğalmalarını sağlamaktır. Bu bir tür otlak ıslahı olarak kabul edilebilir.

Dinlendirerek rotasyonla otlatma

Dinlendirerek rotasyonla otlatma, yukarıdaki iki sistemin karışımıdır. Bu nedenle bu sistemle hem bir örnek bir otlatmayı gerçekleştirmek, hem de otlak ıslahı sağlanmış olmaktadır. Özellikle bitki örtüsü seyrekleşmiş, verim gücü azalmış ve genelde tohumla çoğalan otlaklarda büyük ölçüde uygulanmaktadır.

Dinlendirerek rotasyonla otlatmanın çeşitli tipleri vardır.

Bunların başlıcaları şunlardır:

1. Doğal tohumlamayı amaçlayan dinlendirerek rotasyonla otlatma sistemi

2. Bitki örtüsünün gelişmesini güçlendirmeyi amaçlayan dinlendirerek rotasyonla otlatma sistemi.

3. Bir yıllık yabancı bitkilerle savaşımı amaçlayan dinlendirerek rotasyonla otlatma sistemi

4. Hohenheim otlatma sistemi

Hohenheim otlatma sistemlerinin temeli; özellikle süt ineklerinin otlatılmasında kullanılan yüksek nitelikli otlaklarda, en çok süt veren ineklere sürekli olarak en taze ve en besleyici parsellerin ayrılmasıdır.

Şeritvari otlatma sistemi

Şeritvari otlatma sisteminde, otlak alanı 4 yada daha fazla parsele ayrılmakta ve bu parseller çitler ile çevrilmektedir. Her parsel. günlük porsiyonlar halinde otlatılır. Sistemin amacı, yüksek verimli otlaklarda süt ineklerinin gereksinimlerini, her gün için körpe yembitkileriyle karşılamaktadır.

Mera Nedir:

Meyilli, engebeli ve taban suyunun derinde olduğu yem bitkilerinin bulunduğu alanlara ve hayvancılık amacı ile kullanılan alanlara verilen addır . Bu topraklar hayvancılık amacıyla kullanılmaktadır.

Otlatma kapasitesi

Otlatma kapasitesi, belirli bir otlak alanında, belirli bir zaman dilimi içinde, bitki örtüsü, toprak ve diğer doğal kaynaklara zarar vermeden, otlatılabilecek hayvan sayısıdır. Özellikle koyunların, bitkileri diplerine değin otluyan bir hayvan türü olduğu dikkate alınırsa, koyun otlakları için otlatma kapasitesi oldukça önemlidir. Hayvan sayısı, her otlağın otlatma kapasitesini aşınca, bitkiler daha dipten otlatmakta, kök ve gövde gelişmeleri duraklamaktadır. Ağır otlatma denilen bu otlatmayla ileriki yıllarda otlak verimliliği giderek düşer.

Otlatma kapasitesinin saptanması

Otlatma kapasitesinin saptanması ile otlaklardan daha uzun süre en yüksek düzeyde ürün alabilecek şekilde yararlanılabilir. Bu kapasitenin belirlenmesine yönelik yöntemler çok çeşitlidir. İklim, toprak, bitki örtüsü vb. gibi etmenlerin ayrı oluşu yöntemleri çeşitlendirmiştir. Bu durumda otlatma kapasitelerinin bölgesel hatta yerel olarak saptanmasında yarar vardır.

Başlıca yöntemler şunlardır:

Otlatma kapasitesinin üretilen yem miktarına göre saptanması

Bu yöntemin temeli otlağın ürettiği yem miktarını bulmaya dayanır. Bu miktar bulunduktan sonra, otlağın taşıyabileceği hayvan sayısı türlerin gereksinmelerine göre hesaplanır.

Otlatma kapasitesi, Büyük Baş Hayvan Birimi (BBHB) olarak birimlendirilir. Genellikle 500 kg canlı ağırlığındaki bir sığır 1 (BBHB) olarak kabul edilir, diğer çiftlik hayvanları, BBHB’ne göre tanımlanır. Bunların BBHB olarak değerleri şöyledir; Boğa 1.25, at 1.25, dana (birli) 0.75, dana (1 yaşından küçük) 0.60, koyun 0.20 ve keçi 0.20’dir.

Otlatma kapasitesi (BBHB)= Otlak alanı(da) x Yararlanılabilir yem (kg/da) / Bir hayvanın günlük yemi gereksinmesi(kg) x Otlatma mevsimi (gün)

Otlak alanı (da) : Ölçme ile bulunur.

Yararlanılabilir yem (kg/da): Otlağa rastgele yerleştirilen 1 m2 tel kafeslerden yem bitkileri gelişmelerini tamamlayınca biçilir. Bitki Örtüsünün botanik bileşimi, kafes ortalamalarına göre belirlenir. Daha sonra bitki örtüsü içindeki bir yem bitkisi türünün, otlanan kısımların yüzde miktarı olan yararlanma etmeni (%) ile her bir türün kuru ağırlığının (g/m2 çarpılmasıyla saptanır.

Bir hayvanın günlük yem gereksinimi (kg): Burada otlak yeminin yaklaşık yüzde 25’i kuru ot olarak kabul edilir. Hayvanların türlerine ve fizyolojik durumlarına göre günlük gereksinme kuru madde temelinden hesaplanır.

Otlatma mevsimi (gün): Otlatma mevsimi uzunluğu, çeşitli etmenlere bağlı olarak bölgesel ayrım gösterir.

Otlatma kapasitesinin hayvan otlatılarak saptanması

Bu yöntem, değişik sayıdaki hayvan gruplarının belirli genişlikteki alanlar üzerinde otlatılması ilkesine dayanır.

Otlatmaya başlamadan önce otlağın kimi yerlerine tek kafesler konur ve buradaki bitkilerin yenmesi önlenir. Belirli bir otlatma süresi sonunda, kafes içindeki ve dışındaki alanlar, bir başka deyişle otlatılmayan ve otlatılan alanlar biçilir. Örnekler kurutulup tartılır. Aradaki fark otlanan yem miktarını verir. Otlanan yem miktarı, toplam verimin yarısı kadar bulunursa o otlak alanında otlayan hayvan sayısı, otlatma kapasitesine uygun olarak kabul edilir. Otlanan yem miktarı yarısını geçerse otlatma ağır otlatma, yarısından az ise hafif otlatma olarak adlandırılır.

Ülkemizdeki Otlak-Mera Çeşitleri Nelerdir

Koyunlar Merada Nasıl İdare Edilir

Paylaşmak önemsemektir!

Yazar: HB_Editör

1 thought on “Mera Hayvancılığı ve Merada Koyun Otlatmanın Teknik Kuralları

Yorumunuzla Katkıda Bulunun