Koyun-Keçi ve Sığırlarda Salmonellosis Hastalığı Teşhis ve Tedavisi

Salmonellosis (Paratifo enfeksiyonları)

İnsan, sığır, koyun, keçi, at, domuz ve kanatlılarda perakut sistemik enfeksiyon, akut veya kronik enteritis olmak üzere 3 büyük sendrom şeklinde seyreder. Dünya çapında yaygın enfeksiyondur. Dana, kuzu ve taylarda septisemik, erişkin sığır, koyun ve atlarda akut enteritis, erişkin sığır ve domuzlarda kronik enteritis formları görülür. Gebe hayvanlar abort yapar. Köpek ve kedilerde semptomlu veya semptomsuz akut ishal ile nitelendirilir. Su, süt, et, kanatlı etleri ve yumurtası yolu ile isanlarada bulaşır.

Etiyoloji:

Salmonellalar Enterobacteriaceae ailesinden olup, çubuk şeklindedir. Peritrichous flagellaları (S.pullorum/gallinarum kanatlıda hareketsiz) ile hareketli, fakültatif anaerobik, glikozu fermente ederek gaz üreten (S.typhia ve bazı S.dublin suşları hariç) ve nitratı nitrite redükte eden bakterilerdir (Şekil 221). 2400 serotipi mevcuttur. En önemli suşları S.dublin ve S.typhimurium’dur. Gram negatif, pleomorfik yapıda salmonella türlerinden ileri gelen enfeksiyonlar ruminantlarda önemli bir yere sahiptir. Özellikle genç ruminantlarda ölümle sonuçlanan enfeksiyonlara sebep olur. Başlıca salmonella türleri S.dublin, S.typhimurium, S.newport, S.agama ve S.binza’dır.

Konakçı spesifik salmonella türleri S.cholerasuis, S.typhimurium (domuz), S.abortusovis, S.typhimurium ve S.dublin (koyun), S.pullorum ve S.gallinarum (kanatlı), S.dublin, S.typhimurium, S.newport (sığır) ve atlarda S.typhimurium, S.anatum ve S.serovar IIIa mevcuttur. Enfeksiyonun meydana gelebilmesi için bağırsak florasının bozulmasına yol açan oral antibiyotik kullanılması ve bağışıklık sistemin baskılanması gerekir. Hayvanlar salmonella türlerini klinik tablo gelişmeksizin taşır. Yabani hayvanlar, hayvansal ürünler, bulaşık su ve yem maddeleri (yumurta, et ve süt), kemiriciler, kuşlar, ensektler ve enfekte hayvan dışkıları salmonella taşır.

Koyun-Keçi ve Sığırlarda Salmonellosis Hastalığı Teşhis ve Tedavisi

Koyun-Keçi ve Sığırlarda Salmonellosis Hastalığı Teşhis ve Tedavisi

Epidemiyoloji:

Danalarda salmonellosisin Ekim-Kasım aylarında ensidansı artarken, Haziran ve Temmuz aylarında düşer. Bu mevsime bağlı değişiklik olarak değerlendirilir. Kontamine yem ve su, insan atıkları, kuşlar, kemiriciler ve ensektler kaynaktır. Bölgesel dağılım bazı salmonella türleri için (S.dublin) önemlidir. Erişkin sığırlar arasında yaygındır. Bazı hayvanlar pasif taşıyıcıdır.

Patogenez:

Sığırlara salmonella türleri oral yolla bulaşır. Solunum ve konjunktival yolla da bulaşabilir. Paraziter hastalıklar (Fasciolasis), metritis, mastitis, pneumonia, yem değişikliği veya nakliye dispozisyon faktörü olarak etkilidir. Yeni doğanlarda ahır ve doğum hijiyenine uyulmaması nedendir. Tek mideli hayvanlarda gastrik asidite bakteriyi elimine eder. Bağırsak epitel hücrelerine yerleşerek ürer (kolonizasyon) ve epitel hücrelerine girerek enteritise neden olur. Oral yolla alınan salmonella etkenleri enterotoksemik ishale neden olur. Hasta veya portör hayvanların dışkıları ile atılan salmonellalar ahır zemini, mera, su ve yem maddelerini enfekte eder. Hastalık bu enfekte materyalin alınması ile bulaşır. Oral yolla alınan salmonellalar bağırsak mukoza hücrelerine ve mikrovilluslara yerleşerek lamina propria’da nötrofil ve makrofajlardan ileri gelen infiltrasyona sebep olur. Yangısal yanıt konakçının direncine ve etkenin patojenitesine göre değişir. Salmonellalar lenfosit, peyer plakları ve mezenterik lenf düğümlerine yerleşerek hücre içinde yaşamlarını sürdürür.

Semptomlar:

Salmonella enfeksiyonlarında inkubasyon periyodu 1-3 gün arasında değişir. Vücut ısısında artış (40.5-41.5°C), iştahsızlık ve durgunluk ile hastalık başlar. Buzağılarda 2-6 haftalık olanlarda görülür. İştahsız ve ateşlidir. İshal mevcut olup, dışkı fibrin ve mukus kapsar (Şekil 219). Pis kokuludur. Sindirilmemiş süt kapsar. Nekrotik bağırsak mukozası pseudomembran şeklinde dışkı ile atılır. Yaşlı danalarda koyu kahve renkte ve pis kokulu dışkı belirgindir. 5-6 gün içinde hipovolemik şoktan ölüm gerçekleşir. Akut salmonellosis olgularında ölüm oranı %70 düzeyinde olup, 24-48 saat içinde gerçekleşir. Erişkin sığırlarda (S.dublin) akut ve subakut formda hastalık görülür. Ateş, iştahsızlık, süt veriminde ani düşüş yanında sulu dışkı kan şeklinde su gibidir (Şekil 220). Aşırı salmonella kapsar. Ateş birkaç gün kalıcıdır. Daha sonra hayvan hızla soğuyarak ölür. %75 olguda abortus görülür. Bazı sığırlarda hastalık abdominal sancı ve dehidrasyon belirtileri ile devam eder. Benzer klinik tablo S.typhimurium ile de gerçekleşir.

Klinikte hayvanlarda aşağıdaki formlarda seyreder:

a. Akut enteritis: Paratifo enfeksiyonu olarak tanımlanır. 1 haftadan büyük buzağılarda sulu, muköz nitelikte ishal ve ateş ile nitelendirilir. %100 ölüm ile sonuçlanır. Dana, erişkin sığır ve atlarda (abdominal sancı) akut enteritis şeklinde seyreder. Kısa zaman içinde dehidratasyon gelişerek ölümle sonuçlanır. Başlangıçta dışkıda mukus bulunurken daha sonraları oluşan hemorajik enterititis nedeniyle dışkı kanlı görüntü alır. Tenesmus daima mevcuttur. Ancak, paratifo enfeksiyonlarında dışkı sulu kıvamda ve pis kokuludur. Gerek enteritis, gerekse septisemik salmonellozis formlarında ince bağırsaklar aynı enterotoksemide olduğu gibi sucuk gibi şiş ve kanlı içerik ile doludur.

b. Septisemi: Genç ruminantlarda (buzağı, kuzu), taylarda ve domuz yavrularında ençok görülen salmonellosis şeklidir. Etken olarak S.dublin sorumlu tutulmaktadır. Bu form en önemli klinik semptom olan ishal şekillenmeden 1-2 gün içinde (perakut) ölümle sonuçlanır. Durgunluk, iştahsızlık, yüksek ateş, titremeler gibi septisemi belirtileri ile karakterizedir. Enterotoksemik E.coli enfeksiyonuna benzer. Ancak E.coli enfeksiyonları postnatal dönemin ilk haftası içinde ortaya çıkarken, salmonellosis daha sonraki dönemlerde (3-4 hafta gibi) gözlenir. Buzağılarda sinirsel belirtiler meydana gelir. Ölüm oranı %100’dür. Domuz yavrularının derisinde (özellikle kulak ve ventral abdomen) koyu kırmızı renk değişiklikleri (purpura) ile nitelendirilir.

c. Hafif ishal (subakut enteritis): Erişkin at, sığır ve koyunlarda 39-40°C ateş, iştahsızlık ve beslenme bozukluklarından kaynaklanan ishallere benzer tarzda yeşil renkte ishal ile karakterizedir. Dışkıda genellikle mukus bulunur. Abort (ölü yavru) ishalden sonra ortaya çıkar.

d. Kronik enteritis: Erişikin sığır ve domuzlarda kalıcı ishal, canlı ağırlık kaybı, aralıklı ateş, mukus ve kan içeren ishal ile nitelendirilir. Sağaltıma yanıt şansı zayıftır.

Tanı:

Klinik semptomlar, dışkının laboratuar muayenesi ve enfekte hayvanların dokuları incenerek tanı konur. Septisemik formda hayvanlar ölü bulunur. Enteritis ve hafif enteritis formlarında en belirgin semptom ishal ve yüksek ateştir. Dışkı gri-yeşilimtırak renkte olup, daima mukus ve kan içerir. İlerlemiş olgularda dışkı su kıvamında ve pis kokuludur. Salmonellosis’in bütün formlarında sancı mevcuttur. Total lökosit sayısı ve fibrinojen miktarı artmış, total protein değeri azalmıştır. Hematokrit değer, kan üre-nitrojen değerleri artar. Kesin tanı etken izolasyonu ile yapılabilirse de salmonellaların saprofit olarak bağırsaklarda bulunması açısından pratikte izolasyonun anlamı yoktur. Üstelik izolasyon bazı güçlüklere sahiptir. Antibiyotik uygulanmamış olgulardan swab ile örnek alınarak izolasyona gidilir. Septisemi olgularında kan kültürü ve oral sekresyon kültürüde yapılabilir. Dalak, karaciğer, hepatik, mediastinal ve bronşial lenf düğümleri salmonellaları kapsar. Salmonella enfekte hayvanları saptamak için serolojik tekniklerden de yararlanılır. ELİSA testi geliştirilmiştir. Ancak serolojik testleri yorumlamak güçtür.

Ayırıcı tanı:

Buzağı ve danalarda enterotoksijenik E.coli ishali, verotoksijenik E.coli dizanterisi, Rota ve Coronavirus ishalleri, koksidiozis, Clostridium perfringens tip B ve C hemorajik enteritisi ve MD/VD kompleksi ile karışır. Mukozal disaese’de ishal daha uzun süreli ve lökopeni vardır. E.coli enfeksiyonları ise genellikle postnatal 1-2 (6) hafta içinde ortaya çıkar. Diğer viral enfeksiyonlar miks karakterdedir ve lökopeni ile nitelendirilir.

Otopsi bulguları:

Septisemi veya nekrotik fibrinöz enteritis veya her ikisinin karışımından ibarettir. İleum, jejunum ve abomasumda fibrinöz yapıda enteritis tablosu gelişmiştir. İnce bağırsaklar şiş ve pis kokulu kanlı içerik ile doludur. Lokal konjesyone odaklar, hemoraji ve ülserler meydana gelmiştir. Böbrekler ve kalpte salmonella toksinlerinden ileri gelen hemorajik odaklar şekillenmiştir. Mezenterik ve ileosekal lenf düğümleri büyümüştür. Peyer plakları çok belirgindir. Salmonella enfeksiyonlarının seyri esnasında septisemiye belge pleura, periton, meninx ve akciğer lezyonlarıda meydana gelir. Seröz zarlarda fibrin toplanması, akciğerlerde konjesyon, kanama veya ödem odakları, mukozalarda peteşial kanamalar ve ekstremiteler gibi değişik organlarda nekrotik odaklara rastlanır.

Sağaltım:

Septisemik salmonellozis olgularında hayvan ölü bulunur. Bu nedenle antimikrobiyel ilaçlar çok erken kullanıldığında belki başarı elde edilebilir. Oral antibiyotik intestinal mikroflorayı tahrip ettiği için önerilmez. Üstelik antibiyotiklere dirençli salmonella türlerinin gelişimine yol açar. Septisemi olgularında parenteral geniş spektrumlu antibiyotikler kulanılır. Trimethoprim sulfonamid kombinasyonu en etkili olandır. Ayrıca 3. grup sefalosporinler, ampicilline ve floroquinolon’lar da etkilidir. Asidotik ve hiponatremik sığırlarda %5’lik sodyum bikarbonat çözelitisi damar içi yolla 5-8 litre/450 kg canlı ağırlığa başlangıç olarak verilir. Bunu elektrolit ve sıvı tamamlama takip eder. Atlarda antiendotoksik olarak NSAIDs’ler kullanılır. Kortizon bağışıklık sistemini baskıladığı için kullanılmaz.

Üstelik laminitisi provoke eder. Asit-baz dengesini tamponlamak ve sıvı elektrolit dengeyi onarmak amacıyla parenteral sıvı sağaltımı önerilir. Diğer formlarda salmonellalar üzerine etkili trimethoprim+sulfonamid kombinasyonu, gentamycin veya ceftiofur kullanılır. Antibiyotik ve sıvı sağaltımı sığır salmonellozunun esasını teşkil eder. Antibiyotikler salmonellalar üzerinde etkili olmakla beraber, normal flora üzerinde olumsuz etkiye neden olur. Düşük dozda antibiyotik etkili değildir. Üstelik salmonellalar direnç kazanır. Bu nedenlerle koruyucu amaçla antibiyotik kullanımı kontrendikedir. Ancak sağaltılan hayvanlar portör olarak kalır. Neomicin, erythromycin ve tylosin gibi antibiyotikler salmonellalar üzerine etkili değildir. Spesifik antibiyotikler yanında ishale bağlı olarak meydana gelen dehidratasyonun düzeltilmesi amacıyla parenteral sıvı sağaltımına başvurulur. Neonatal dönem enfeksiyonlarının sağaltımında önerilen parenteral sıvı sağaltımı yapılır.

Kontrol ve aşılama:

Büyük sorundur. Taşıyıcı hayvanların ve bulaş basamakların ortadan kaldırılması olanaksızdır. Taşıyıcı hayvanların saptanması, koruyucu amaçla antibiyotik kullanımı, hayvan nakillerinin önlenmesi, dışkı ile bulaşmış yem ve su, kontamine ahır ve barınakların dezenfeksiyonu, enfekte hayvanlar ile temasta personel hijiyeni, stres faktörlerinin en düşük düzeye indirilmesi, fötal mebranların eliminasyonu ve canlı attenue aşı kullanımı gibi basamakları kapsar. Kabaca hijiyen, antibiyotik ve aşılama uygulanır. Bulaşık olmayan su ve yem, kemirici ve kuşlarla mücadele ve doğum hijiyeni önlemleri alınır. Hastalığı atlatanlar portör olduklarından sağlık bilgisi önlemlerinin alınması gerekir.

Salmonellalar intrasellüler bakteri olduklarından en uygun bağışıklık sağlayabilmek amacıyla canlı aşı kullanılması gerekir. Canlı attenue edilmiş salmonella aşıları sığır, domuz ve kanatlılarda kullanılır. Canlı attenue edilmiş S.cholerasuis aşısı domuzlar için üretilmiştir. Danalarıda korur. Sığırlarda bakterin aşısı geliştirilmiştir. Salmonella etkenlerinin virulensi O antijenine bağlıdır. Sığır salmonellozundan korunmada aşılama önemli rol oynar. Gebe inekler doğumdan 7 ve 2 hafta önce bakterinler ile aşılandığında doğum sonrası çok duyarlı oldukları ilk hafta içinde buzağılar kolostral antikorlar tarafından korunmuş olur.

Paylaşmak önemsemektir!

Yazar: HB_Editör

Yorumunuzla Katkıda Bulunun